X

Sağlıklı ilişki kurmanın püf noktası: Nasıl sınır koyabiliriz?

Sağlıklı ve dengeli bir hayatımızın olabilmesini için sınırlara ihtiyaç duyarız. Sınırlar kim olduğumuzu ve kim olacağımızı belirlediği ve hayatımızı kontrol etmemizi sağladığı için, ama en önemlisi de hayatımızın kontrolünün kendi elimizde olduğunu bize hissettirdiği için çok önemlidir. Uygun zamanlarda, uygun sınırlar koyamayan bireyler istenmeyen deneyimler yaşayabilirler. Bu da birey için zedeleyici olabilir.

Sınır koymada temel nokta hayır diyebilmekle başlar. Çevremizdeki insanlar bizim için tabii ki önemlidir. Ama ilişkilerde insanlara kendimizden daha çok önem vermek veya onların sorumluluğunu almak büyük hatadır. Biz çevremizdekileri kaybetmekten korktuğumuz için onların sorumluluğunu üstlendikçe ve kendimizden fedakarlık yaptıkça bu, kendi benliğimizin bütünlüğüne zarar verir ve işler daha da kötüye gider. Bir şeyleri düzeltmeye çalıştıkça daha kötü hale getiririz. Bu yüzden eğer bir şey bize uygun değilse ve kendi benliğimize zarar verecekse karşımızdaki kim olursa olsun reddetmeliyiz.

Sınır koymaya en çok ihtiyaç duyan dört insan tipi vardır: Yumuşak başlı olanlar, tepkisizler, denetleyiciler ve uzak duran, kaçınan tipler. Sınır koymak zor bir şeydir ama birey bunu kendi için yapmak zorundadır.

Nasıl sınır koyabiliriz?

1. İnsanlara hayır demekle başlamalıyız.
2. İçgüdülerimize güvenmeliyiz.
3. İnsanların ne düşündüğünü dert etmemeliyiz.
4. Reddettiğimiz şeyler için özür dilememeliyiz.
5. Hayır dediğimizde emin olmalıyız.
6. Evet dediğimizde sözümüzün açık olmasını sağlamalıyız.

Günümüzde anksiyete, depresyon, yeme bozuklukları ve evlilik sorunlarının temelinde sınır koyamama vardır. Sınırlar iyiyle kötüyü ayıran bir kapı gibidir. İyiyi içeri alır ve kötüyü dışarı çıkarmakta zorlanmaz. Sınırlarını çizen insan, mutlu ilişkiler geliştiren, benlik algısı olumlu bireylerdir.

İlginizi çekebilir: Özgüven nasıl artırılır: Özgüven için ne gereklidir, kişiye neler kazandırır?

Uzman Psikolog Gül Er İşlek: Herkese merhaba, Bahçeşehir Üniversitesi'nde lisans eğitimimi tamamladıktan sonra Klinik Psikoloji Programı’nda yüksek lisansımı tamamlayarak uzmanlığımı aldım. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezleri,hastaneler,tıp merkezlerinde ve okullarda psikoterapist olarak görev alıp sayısız seminer verdim. Şu anda, Gül Psikolojik Danısmanlık ve Eğitim Merkezini kurarak yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamalarında Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) ve Şema Terapi, Psikodinamik Terapi ekollerini kullanmaktayım. Ağırlıklı olarak travma, stres, depresyon, yeme bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete bozuklukları, bağımlılıklar, kişilik bozuklukları, dikkat eksikliği ve ergenlik dönemi sorunları üzerinde çalışmaktayım. Bir Psikologtan Kendine Notlar kitabının yazarıyım.Yazmanın ve okumanın ruhu dinlendirdiğini düşündüğüm için burada sizlerle yazılarımı paylaşıp daha fazla kişiye ulaşmayı temenni ediyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale