X

Sağlıklı bir bağ kurabilmek için farkına varın: İlişkinizi kaç kişilik yaşıyorsunuz?

Hem danışanlarımın anlattıklarından hem de kendi sosyal çevremde tanık olduklarımdan sonra bu başlık oluştu kafamda. Sorum özellikle hemcinslerime: İlişkinizi kaç kişilik yaşıyorsunuz? Ya da şöyle sorayım: Sevgiliniz sadece sizinle ilişki yaşadığını sanıyorken, aslında arkanızda dev bir yönlendirme ordusu olduğunu biliyor mu? Eğri oturalım doğru konuşalım ve ikili ilişkilerde özellikle biz kadınlar olarak ilişkimizi kocaman bir aile ve arkadaş çevresi eşliğinde yaşadığımızı kabul edelim.

Dertleşmek, sıkıntıyı paylaşmak elbette hepimize iyi gelir ancak ya ilişkimizin direksiyonunu birlikte olduğumuz kişiyle beraber tutmaktansa başkalarına veriyorsak?

Bu konuyla ilgili akademik bir çalışma olup olmadığını araştırmadım (en kısa zamanda araştıracağım) ancak tecrübelerim ve gözlemlerimden yola çıkarak şunu söylemeliyim ki erkekler, ilişkileri “ciddi” aşamaya gelmeden çevreleriyle paylaşmayı pek tercih etmiyorlar. Peki ya biz kadınlar? Daha ilk tanışmayı koşa koşa arkadaşlarımıza bahsetmez miyiz? Flört dönemini en kısa ayrıntısına kadar anlatmaz mıyız? Tartışmaları, kavgaları paylaşıp birlikte olduğumuz kişiyi şikayet etmez miyiz?

Dertleşmek, sıkıntıyı paylaşmak elbette hepimize iyi gelir ancak ya ilişkimizin direksiyonunu birlikte olduğumuz kişiyle beraber tutmaktansa başkalarına veriyorsak? Kısacası, ya ilişkimize başkalarının tavsiyeleriyle yön veriyorsak? Bir hareketin veya bir cümlenin herkeste bıraktığı algı farklıdır. Karşı tarafın gönderdiği bir mesaj, okuyan her bir kişi tarafından farklı şekilde yorumlanabilir. Ya da sevgilinizle yaşadığınız olumsuz bir olayı bir başkasına aktarırken tamamen objektif olarak anlatamayabilirsiniz. Arkadaşlarınız ya da aile üyeleriniz de sizi korumak adına çok objektif yorumlar yapamayacağı için ilişkiniz zarar görebilir. “Bırak bu insanı sana zarar veriyor, o aramazsa sen de arama, ilgileniyormuş gibi gözükme şımarmasın, çok güvenme yarı yolda bırakır” vs. cümleler olumsuz yönlendirme cümleleridir.

Çevremiz her ne kadar bizim iyiliğimiz için bu tür cümleler kursa da her ilişkinin kendine has bir dinamiği vardır. Karşılıklı konuşup, empatik yaklaşarak çözülecek bir problem başkalarının yönlendirmesiyle bambaşka bir hal alabilir.

Eğer ilişkinizle ilgili detayları çevrenizle paylaşmaktan keyif alıyorsanız sadece yapıcı tavsiyeleri değerlendirmeniz yerinde olacaktır.

Tüm bunların yanı sıra bir ilişkinin içine çok dalmak da bazı şeyleri fark etmememize neden olabilir. Böyle durumda da üçüncü bir kişinin görüşünü elbette almak normaldir. Şimdi en baştaki soruya tekrar dönecek olursak, üçüncü kişilerin ilişkinizle ilgili yorum ve tavsiyelerine kulak asmalı mısınız? Yoksa yangına körükle gitmemeli misiniz? Yapmanız gereken öncelikli şey ilişkinizdeki sorunları kendi içinizde konuşarak çözüme kavuşturmak olmalıdır. Eğer ilişkiniz henüz çok yeniyse bazı anlaşmazlıklar yaşanabilir, bu süreci birbirinizi tanıma olarak değerlendirirseniz bu anlaşmazlıkları lehinize çevirebilirsiniz.

Eğer ilişkinizle ilgili detayları çevrenizle paylaşmaktan keyif alıyorsanız sadece yapıcı tavsiyeleri değerlendirmeniz yerinde olacaktır. Fakat unutmamanız gereken en önemli husus bu ilişkinin kaptanlarının siz ve sevgiliniz olduğudur. Bu yolda mola verebilir, yardım alabilirsiniz ancak nereye gideceğinize sadece ikiniz karar vereceksiniz.

Uzman Psikolog Merve Saraçoğlu: İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Lisans ve Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini tamamladıktan sonra Bristol Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Programı’nı tamamlamıştır. 2010 yılında başladığı Bilişsel ve Davranışçı Terapi eğitimini 2013 yılında bitirerek psikoterapist ünvanını almıştır. Eş zamanlı olarak Pozitif Psikoterapi Enstitüsü’nden onaylı Pozitif Psikoterapi eğitimi ve Pozitif Aile Terapisi eğitimi almıştır. 2012 yılında Avrupa Psikodrama Organizasyonu onaylı psikodrama eğitimini tamamlamıştır. Yüksek lisans ve doktora eğitimi sürecinde, davranış bozukluklarında gevşeme teknikleri konusunda eğitim ve süpervizyonlar almıştır. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. Halen yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamaları esnasında Bilişsel-Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi, Çözüm Odaklı Terapi ve Motivasyonel Görüşme Tekniklerinden yararlanmaktadır. Kendi oluşturduğu ‘’Ofiste Gevşeme’’ programıyla kurumsal şirketlere iletişim ve gevşeme teknikleri eğitimleri vermektedir.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale