X

2026’nın sağlık sektörünü şekillendiren teknoloji trendleri

Hızına her geçen gün şaşırdığımız teknolojik gelişmeler, 2026’da sağlık sektörüne fazlasıyla entegre ediliyor. Başta yapay zeka olmak üzere, çeşitli teknolojiler hastalık teşhisinden yeni tedavilerin geliştirilmesine kadar pek çok klinik operasyonda kullanılıyor. Bu teknolojiler, doktorların, hemşirelerin ve araştırmacıların iş yükünü azaltarak hasta bakımını farklı bir boyuta taşıyor. Bu yazımızda, yeni yılda sağlık sektörünü şekillendirecek teknoloji trendlerini derinlemesine inceliyoruz.

" class="up-amp-ad-wrapper amp_ad_first">
">">

GenAI ilaç keşfinde kullanılıyor

Türkçeye ‘’üretken yapay zeka’’ olarak çevrilen GenAI, yeni ilaçların ve tedavilerin kısa sürede klinik deneme aşamasına getirilmesine yardımcı oluyor. Bu teknolojinin yeni yılda deneysel bir araç olmaktan uzaklaşarak ilaç sektörünün bir parçası haline geleceği öngörülüyor.

Araştırmacılar, 2026’da ilaç analizini hızlandırmak ve ilaçların insan vücuduyla etkileşimlerini simüle etmek için GenAI’ye başvuruyor. Başarısızlık oranlarını düşürebilen bu teknoloji, ilaç keşif sürecindeki maliyetleri azaltabiliyor. Ayrıca, bu teknoloji aracılığıyla hastalar yeni tedavilere daha hızlı bir şekilde ulaşabiliyorlar.

Yapay zeka ajanları tercih ediliyor

Yapay zeka ajanları, belirli hedeflere kendi başlarına ulaşabilen yapay zeka sistemleri olarak tanımlanıyor. Bu sistemler, ChatGPT gibi sık sık kullandığımız yapay zeka asistanlarının yeteneklerini bir ileri boyuta taşıyor. Yapay zeka ajanları, karmaşık ve çok adımlı görevleri başarılı bir şekilde tamamlayabildikleri için yeni yılda sağlık sektöründe kalıcı hale geliyorlar.

Sağlık hizmeti sağlayıcıları, 2026’da yapay zeka ajanlarını semptomları sınıflandırmak, tıbbi testleri planlamak ve sağlık sonuçlarını analiz etmek için kullanacak. Aynı zamanda, bu ajanlar hastalardaki anormallikleri tespit etmek ve düzenli hasta takibi için de tercih edilecek. Bunlarla birlikte, etkili araştırma yönetimi için laboratuvarlarda da bu sistemlere yer verilecek.

Sanal hastane kavramı öne çıkıyor

Uzaktan bakım anlamına gelen teletıp, COVID-19 pandemisinden sonra hızla yaygınlaştı. Sağlık profesyonelleri, teletıp kapsamında hastaları telefonla konuşarak veya görüntülü görüşerek muayene edebiliyorlar. Yeni yılda bu kavramın yavaş yavaş sanal hastane kavramına evrileceği öne sürülüyor.

Sanal hastane (virtual hospital), sağlık hizmetlerinin doğrudan hastaların evine götürülmesini içeriyor. Kısacası, teşhis, tedavi ve takip süreçleri evden yürütülebiliyor. Buna ek olarak, sanal hastane yaklaşımıyla yerel klinikler dünyanın öbür ucundaki uzman doktorlara ulaşabiliyorlar ve bu sayede en iyi doktora ulaşmak için seyahat etmeye gerek kalmıyor.

Binası olmayan ama uzmanlığı olan sanal hastaneler, yaşlı nüfusunun hızla artması ve doktor sayısının azalması yüzünden popülarite kazanıyor. Yeni yılda hastaneye gitmek yerine hastaneyi eve getirme anlayışı yaygınlaşıyor.

Tıbbi teşhiste yapay zekadan yararlanılıyor

Yapay zeka, proaktifliğin geliştirilebilmesi için sağlık sektörüne dahil ediliyor. Paydaşlar, bu teknolojiyi kullanarak sağlık risklerini erkenden tespit etmeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda, yapay zeka daha ucuz ve kolay tedaviler için bir kapı aralıyor.

Sağlık profesyonelleri, 2026’da tıbbi tarama incelemesine daha az vakit harcamak için yapay zekaya yönelecek. Örneğin, röntgen, MR ve mamografi gibi taramalarda insanların kaçırabileceği ufak detaylar için bu teknolojiye başvurulacak.

Bu teknoloji, sağlık profesyonellerinin yerini almaktan ziyade onlara karar destek mekanizması sunuyor. Doktorlar, yapay zeka sayesinde binlerce tarama sonucuna bakıp yorulmuyorlar ve hasta bakımına daha fazla odaklanabiliyorlar.

CRISPR ve yapay zeka harmanlanıyor

CRISPR teknolojisi, genetik yapıda değişiklik yapabilen bir araç olarak karşımıza çıkıyor. Bu araç, yeni yılda yapay zekayla harmanlanacak.

Çok hassas olan CRISPR teknolojisi, hata payı da taşıyor. Bu nedenle, bu teknoloji uygulanırken doğruluğu artıracak tamamlayıcılara ihtiyaç duyuluyor. Yapay zeka, genetik materyalin neresinin ve nasıl kesileceğini etkili bir şekilde planlıyor. Bu planlama, CRISPR’ın daha güvenli ve hızlı bir şekilde uygulanmasına olanak tanıyor.

CRISPR-yapay zeka birlikteliği, 2026’da kritik hastalıkların tedavisi için umut vadediyor. Bu hastalıklar arasında kanser, kistik fibrozis, Huntington hastalığı ve kas distrofisi bulunuyor.

Kuantum bilgisayarlar popülarite kazanıyor

Kuantum bilgisayarlarının en heyecan verici uygulamalarının 2026’da sağlık sektöründe görüleceği tahmin ediliyor. Kuantum bilgisayarları, verileri depolamak ve hesaplama yapmak için kuantum fiziğinden yararlanıyor. Bu makineler, normal bilgisayarların çözemeyeceği kadar karmaşık hesaplamaları yapabiliyorlar.

Kuantum düzeyinde sistem modellemesi, protein katlanması, ilaç etkileşimleri ve genetik süreçlerin simülasyonlarının oluşturulması için kullanılacak. Kuantum sistemler, yeni aşıların ve genetik tedavilerin geliştirilmesi için aktif olarak uygulanacak. Bu teknoloji henüz başlangıç aşamasında olsa da 2026’da tedavisi imkansız gözüken hastalıklar için bir kapı aralayacak.

Robotların yeri sağlamlaşıyor

Son dönemlerde ameliyatlarda kullanılan veya yatağa bağımlı hastalara eşya taşıyan sağlık robotlarının videolarına denk gelmiş olabilirsiniz. Yeni yılda hem bu örneklerdeki hem de daha kompleks yapılı sağlık robotları fazlasıyla görünür hale gelecek.

Hastanelerdeki yemek dağıtımı, kirli çamaşırların taşınması ve ilaçların eczaneden servislere iletilmesi gibi işleri otonom robotlar yapmaya başlayacak. Bu robotlar, temelde hemşirelerin ve diğer sağlık personellerinin vaktini fazlasıyla alan fiziksel işleri üstlenerek hasta bakımına ayrılan zamanı iyileştirmeyi amaçlıyor. Bununla birlikte, robotların yaşlı bireylere bakıcılık yapmaya başlayacağını da belirtmek istiyoruz. Robot bakıcılar, Japonya ve Güney Kore gibi yaşlı nüfusu fazla olan ülkelerde tercih ediliyor. Bu robotlar, ilaç hatırlatması yapabiliyor, fiziksel destek sunabiliyor ve sosyal izolasyonu sohbet yoluyla azaltabiliyor. Bunlara ek olarak, hassas ameliyatlarda doktorun el titremesini minimuma düşüren ve milimetrik kesiler yapabilen robot cerrahlar da yaygınlaşacak.

Sağlık sektörüne robotiğin entegre edilmesi, dünya genelinde ciddi bir problem olan sağlık personeli eksikliği için etkili bir çözüm olabilir. Bu trend, aynı zamanda sağlık profesyonellerinin burnout yaşama ihtimalini de düşürebilir.

Sentetik sağlık verileri oluşturuluyor

GenAI, laboratuvar sonuçları veya önceden konulmuş teşhisler gibi gerçek hasta bilgisi kullanımını azaltabilecek. Bu teknoloji, gerçek hasta bilgilerine istatistiksel olarak birebir benzeyen ama aslında hiç var olmamış hayali hasta verileri üretebiliyor. Bu eylem, sağlık araştırmalarında gizlilik, maliyet, hız ve çeşitlilik açısından birçok fayda sağlıyor.

İlaç şirketleri ve yapay zeka geliştiricileri, yeni yılda sentetik sağlık verilerini kullanarak gerçek hasta verilerini işleme maliyetinden ve güvenlik risklerinden kaçınacak. Ayrıca, hakkında az veri bulunan nadir görülen hastalıklar için yapay zeka aracılığıyla veriler çoğaltılacak ve ilaç denemeleri geliştirilecek.

Bir diğer yandan, uzmanlar bu trende dair önemli bir uyarıda bulunuyor: Yapay zeka modelleri çok fazla sentetik veriye maruz kalırsa gerçeklikten kopabiliyor ve saçmalamaya başlayabiliyor. Bu yapay zeka çürümesiyle karşılaşmamak için gerçek dünya verilerine her zaman ihtiyaç duyulacak.

Yukarıdaki trendler, başta yapay zeka olmak üzere çeşitli teknolojilerin sağlık sektörü üzerinde hakimiyet kuracağını gösteriyor. Bu teknolojiler hem klinik hem de idari operasyonları iyileştirse de etik denetim ve insan kararı vazgeçilmez olmaya devam edecek.

Kaynak: Forbes

İlginizi çekebilir: Sağlık teknolojisi sektöründe en çok fonlanan girişimler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 

-s25305″ class=”up-amp-ad-wrapper amp_ad_first”>

-s25305″>

Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale