X

Sağlam ilişkiler kurma yolları: Bağ kurmak

Günlerden 14 Şubat, malum Sevgililer Günü. Fakat ben Sevgililer Günü’nden daha çok içindeki “SEV” kelimesine odaklanmak isterim çünkü en nihayetinde ilişkiler kurabiliyoruz fakat gün geçtikçe daha çok zorlandığımız bir konu var ki o da bağ kurmak… Peki, nasıl bağ kurulur?

Bu sorunun tek bir cevabı olmasa da birkaç maddeyi sizlerle paylaşmak isterim.

1. Siz dâhil herkesin kusurları olabileceğini kabul edin.

Bu kabul sizi, arkadaşlarınızın veya çevrenizdeki insanların hataları karşısında anlayışlı olmanızı sağlar. İnsanların karşı taraftan en çok beklediği şeylerin başında anlaşılmak ve kabul görmek geldiğinden hataları karşısında onları anlayan ve olduğu gibi kabul eden insanlar olduğunu bilmek, sağlam ilişkilerin başlangıcıdır.

2. Başarılarınızı paylaştığınız kadar başarısızlıklarınızı da paylaşın.

İnsanlara sadece güçlü tarafınızı göstermek onlara kendini zayıf hissettirebilir. Oysa hayatın doğası gereği, insanın başına iyi şeyler gelebildiği gibi kötü şeyler de gelebiliyor. Bu anları en az sevinçleriniz kadar arkadaşlarınızla paylaşmak, ortak duyguları keşfetmek, birbirine destek olmak size iyi geldiği gibi aynı zamanda karşı tarafla daha derin bir ilişki kurmanızı sağlayacaktır. Benzer olayları tecrübe eden insanların bir araya gelmesi iki tarafı da görünmez bağlarla birbirine bağlayacaktır.

3. Hayallerinizi ve rüyalarınızı paylaşın.

Hayaller insanları bu hayata bağlayan en kuvvetli motivatörlerdir. Hayatın durağanlığı sıkıcılığı karşısında kurduğumuz hayaller ve koyduğumuz hedefler bizi hayata karşı daha güçlü kılarken, bunu en yakınlarımızla paylaştığımızda, onlardan göreceğimiz destek kendimizi güçlü ve umutlu hissettirir. Birinin size inanmasının verdiği mutluluk, minnet dostluğunuzun kalıcı olması için en faydalı adımlardan biridir.

4. Empati yapın.

Kendinizi başkalarının yerine koymak, ve onlara “Seni anlıyorum” diyebilmek mucizevi hızda karşınızdaki insanla yakınlaşmanızı sağlayacaktır.Zor zamanlarda destek olabilmek, dinleyebilmek ve karşındaki için elinden geleni yapabilmek… Günün sonunda hepimizin ihtiyacı gerçekten anlaşılmak değil mi? Değer verdiklerinize gösterdiğiniz destek, aranızdaki bağın derinleşmesini sağlar çünkü karşı taraf için zor zamanlarında gösterdiğiniz destek kendisine olan inancını da tazelediğinden oldukça kıymetlidir.

5. Sevginizi gösterin.

Şimdiki zamanın en büyük sıkıntılarından biri sevgiyi gösterememek sanırım. İnsanlar sevgisini göstermekten korktuğundan; yüreğini şüphelere, korkulara, güvensizliğe dayanan ilişkilere açmakta ve neticesinde de sevgisiz, mutsuz insanların sayısı artmakta. Bir ilişki içindeyken bile insanlar çok sevmekten korkup, kalbini kapatabiliyor. Oysa değer verdiğiniz insanlara sevginizi göstermek size iyi geleceği gibi karşı tarafa da kendini değerli hissettirecektir. Hayatı sevmekten ve sevilmekten korkarak geçirmek, kendimizi kapamak, kırılmaktan korkmak, hayatı yaşamak yerine filmlerden izlemekle eşdeğer gibi geliyor bana.

Bazen çevrenizden duyduğunuz güzel bir cümledir, bazen de arkadaşınıza nedensiz alınan minik bir hediyedir. Bazen de beraber atılan bir kahkahadır karşı tarafa sevildiğini hissettiren… Sevginin katı kuralları yoktur, içinizdeki güzel duyguları sevdiklerinizle paylaşmanız bile çoğunlukla yeterli olacaktır.

Sevmenin, hoşgörünün evrensel sembolü Mevlana’nın dediği gibi, “Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın” ve bu 14 Şubat’ı Sevgililer Günü olarak değil “sevmek” günü olarak yaşayın.

Mutlu haftalar…

İlginizi çekebilir: Oldurmaya çalıştıklarımız: Aşk

Şeyma Gizem Taşar: Şeyma Gizem TAŞAR 1984 yılında İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ortadoğu Koleji’nde tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği’nden mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü’nde yaptı. Dokuz sene boyunca enerji alanında faaliyet gösteren firmaların finans pozisyonlarında görev aldı. İş hayatını sürdürürken Yaşam ve Kariyer Koçluk sertifikalarını tamamladı. Uzun süredir koçluk hizmeti vermektedir. Yol Arkadaşım Mutluluk yazarın ilk kitabıdır. Üniversitelere ve iş yerlerine motivasyon konuşmacısı olarak katılmaktadır. İletişim: gizemtasar@yahoo.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale