X

Sadece birkaç kişinin uyguladığı, en kolay üç verimlilik tüyosu

Bir yanda hayallerimiz ve hedeflerimiz, diğer yanda avucumuzdaki kısıtlı zaman. Mutluluğu elde etmek gibi, verimli bir gün geçirebilmek de en çok istediğimiz şeylerden biri. Nasıl mutluluğun peşinden koşmamıza gerek yoksa, günümüzü en faydalı biçimde geçirebilmek için de atom parçalamaya gerek yok.

Aşağıda oldukça kolay bir şekilde verimliliğinizi artıracak, çok az insanın bildiği taktiklerden üç tanesi yer alıyor. Keyifli okumalar!

1. Tek bir işe odaklanın

Modern dünyada zihnimiz birden fazla uyarıcıya maruz kalıyor. Çok sayıda projenin ardından koşmak başarıya giden kapıları açmak gibi görünüyor ancak araştırmalar gösteriyor ki, multitasking (birden fazla iş yapmak) doğamıza aykırı ve verimliliği %40 oranında azaltıyor. Sadece enerji ve dikkatiniz değil, odaklanma gücünüz de bölündüğü için strese zihinsel yorgunluk da eşlik ediyor, dolayısıyla yaptığınız işlerden istediğiniz verimi alamıyorsunuz.

2. Ayakta durun

Siz de yürürken beyninizin daha iyi çalıştığını fark edenlerden misiniz? Harvard Üniversitesi ve Columbia Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırmaya göre, ayakta durmak bize olaylar üzerinde daha fazla güç ve kontrol kazandırıyor. Kan dolaşımını arttırıyor ve beyninizde “Egzersiz yapma” efekti oluşturuyor. Elbette, çalışırken tüm gün ayakta duramayabiliriz ama sabahları işe başlamadan on dakikalık kısa bir yürüyüşle ya da yükseltilebilen masanızda en az on dakika ayakta çalışarak verimliliği ve yaratıcılığı yakalamanız çok daha kolay.

3. İki dakika kuralı: “Kalkın ve yapın”

İki dakika kuralı, Getting Things Done kitabının yazarı David Allen’a ait. Hem özel hem de iş hayatımızdaki rutinlerimizi düşünelim: Bir maile cevap yazmak, yatağımızı toplamak, kirli bulaşıkları bulaşık makinesine yerleştirmek gibi çok zamanınızı almayacak şeyleri ertelemeden hemen yapın. Böylece, bu işler günün geri kalan kısmında size yük olmaktan çıkar. Bu zaman yönetimi stratejisiyle verimliliğinizi artırmakla kalmaz, erteleme davranışının da önüne geçerek bir günde bir sürü şeyi başarabilirsiniz!

Bahsettiğimiz stratejileri bugünden itibaren uygulamaya başlayın ve hayatınızı nasıl daha verimli bir hale dönüştürdüğünü kendiniz deneyimleyin!

İlginizi çekebilir: Verimliliğin yeni denklemi: Dikkat + Enerji > ZamanVerimliliğin yeni denklemi: Dikkat + Enerji >

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale