X

Sade bir gardırop berrak bir zihin demektir: Konmari metodu ve 5S Tekniği

Geçtiğimiz üç hafta boyunca sizlere “sade ama basit olmayan, yalın ama yavan olmayan”“ bir yaşamın mümkün olduğunu, hayatımızın kalan kısmını bu şekilde düzenlediğimizde hem fiziksel hem de ruhsal olarak daha iyi hissedebileceğimizi anlattım. Minimal bir yaşam kurarken, önceliğin ruhen kendimizi bu değişime hazırlamak olduğundan bahsettim.

Eğer kendinizi teorik olarak bu yolculuğa hazırladıysanız pratiğe gardrobumuzdan başlayacağız. Bunu yaparken 5S tekniği ve Konmari metodunu uygulayacağız.

İlk olarak 5S tekniği ile başlayalım. Daha çok iş hayatında kullanılan 5S tekniğinin gardırop düzenlemede, hatta tüm yaşamımızda büyük katkısı olduğuna inanıyorum.

Peki nedir bu 5S tekniği?

1950’lerde Japonya’da uygulanmaya başlayan bu teknik seiri, seiton, seiso, seiketsu, sheitsuke yani ayıklama, düzen, temizlik, standartlaştırma ve sürdürülebilirlik kavramlarını içeriyor.

Tüm kıyafetlerimizi bu yöntemle yeniden düzenleyeceğiz ve uygulayabilirseniz eğer size hiç dağılmayan bir gardırobun sözünü verebilirim.

İlk olarak tüm kıyafetlerinizi (yazlık ve kışlıkların tamamı) geniş ve boş bir alanda toplayın.

2 yıldır hiç giymediğiniz, bedeni artık size olmayan, tarzınızı yansıtmadığını düşündüğünüz ya da iyi hissettirmeyen tüm kıyafetlerinizle bugün vedalaşın. Seiri yani ayıklama aşaması temiz ve düzenli bir gardırop oluşturmak için büyük önem taşıyor. Artık sizinle olmasını istemediğiniz kıyafetlerinizi 2. el ürünlerin satıldığı sitelere ekleyebilir, ihtiyaç sahipleri ile paylaşabilir ya da kıyafet kumbarasına atarak geri dönüşüme gönderebilirsiniz.

Seiton, yani düzen aşamasında ise henüz tanışmadıysanız sizi Konmari metodu ile tanıştıracağım. Evinizi temizleyip düzenledikten kısa bir süre sonra yine eski dağınık haline geri dönüyor ve sizi kısır bir döngünün içine itiyorsa bir şeyleri yanlış yapıyorsunuz demektir. Marie Kondo tarafından “geri tepme etkisi”ni ortadan kaldırmak için ortaya atılan bu fikir sayesinde hem alandan tasarruf edip hem de kendi düzenimizi oluşturacağız.

Konmari tekniği size kıyafetlerinizin tamamını değil, yalnızca katlanmayacak kadar büyük olan ya da ütülenmesi zor giysilerinizi askıya asmanızı önerir (takım elbiseler, ipek bluzlar, mont ve kabanlar) . Geriye kalan tüm kıyafetlerinizi ise katlamanızı ve dik bir şekilde yerleştirmenizi söyler.

Seiso yani temizleme aşamasında katladığınız kıyafetleri gardırobunuza yerleştirmeden önce rutin temizliğinizi gerçekleştirin. İç çamaşırlarınız ve çoraplarınız için bölmeli kumaş kutulardan faydalanabilirsiniz. Oluşturduğunuz düzeni korumak için etkili olacaktır.

Buraya kadar geldiyseniz büyük bir yol katetmişsiniz demektir. Yapmanız gereken tek şey seiketsu ve sheitsuke aşamalarını uygulamak, yani devamlılığı sağlarken bunu bir disiplin haline getirmek.

Unutmayın, size bugün iyi hissettirmeyen giysileriniz yarın da aynı olacak. “Belki bu kış giyerim” diye tuttuğunuz kazağınızı yine giymeyeceksiniz. Size hediye edilen ama bir kez olsun giymediğiniz o elbiseyi oradan oraya taşıyıp kendinize yük etmekten kurtulun. Etiketi bile çıkarılmadan aylarca dolabınızda duran kıyafetinize teşekkür edip onunla vedalaşın. Tarzınızı belirleyin. Gündelik hayat temponuzu düşünün. Sade bir gardırop berrak bir sizin, kendinize ayırdığınız daha kaliteli zaman demektir. Tüm kıyafetlerinizi tek seferde karşınızda görebilirseniz ne giyeceğinize daha hızlı karar verir, işe ya da okula yetişememe kaygısından sıyrılırsınız.

Minimalizm yolculuğumuzun bu büyük adımında sizlere eşlik etmekten büyük keyif duyuyorum. Sadeleşmenin o büyük hazzı hepimize iyi gelecek. Kendinize ve dünyaya iyi bakın, sağlıcakla kalın.

İlginizi çekebilir: Tarihten bugüne minimalizm: 2 bin 300 yıl öncesinden bugüne uzanan aydınlanma

Yağmur Aşık Mola: Yağmur Aşık Mola, 1993 yılında Aydın’da doğdu. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra çeşitli ajans ve gazetelerde muhabirlik yaptı. Halen bir kamu kurumunda editörlük görevine devam etmektedir. Türkiye’nin en uzun ömürlü insanlarının yaşadığı Nazilli’de hayatını sürdüren Mola, minimalizm, dijital detoks, sağlıklı yaşam konularında araştırmalar yapmış, çeşitli gazete ve dergilerde yazılar kaleme almıştır. İletişim: yagmurasik1@gmail.com https://www.instagram.com/yagmurmola/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale