X

Rüyalarınızı keşfedin: Zihnimiz bir köprü, rüyalarımız ise sınır muhafızıdır

Kabuslar, çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Çocuklukta yaşanılan yoğun duygular nedeniyle hatırlanan deneyimler bunların arasındadır. Çocuklukta edinilen korkular, sürekli güven endişesi yaşanılmasına neden olabilir. Temel ihtiyaçları karşılanmadığı için, içgüdüsel olarak, kendini sürekli yalnız ve öfkeli hissedebilir insan. Bastırılan öfkeler, rüyalarda yüzeye çıkar.

Bazen, yaşanılan olayların üzerinden çok zaman geçse bile, tekrar tekrar aynı rüyalar görülebilir. İç huzur sağlanmadığı sürece, beyin travmayı atamamaktadır. Yaşamımıza devam edebilmemiz için gerekli olan temel ihtiyaçlar, gelecek korkusu olarak ortaya çıkabilir. Aslında bilinmeyene karşı geliştirilen korkudur bu.

Bazı rüyalar ise, ölüm tehlikesi olan ciddi hastalıklar nedeni ile kabusa dönüşür. Olumlamalar kullanmak, kaygıları azaltıp, kendini güvende hissetmek için yapılan telkinler, meditasyonlar iyileşme konusunda destek olacaktır.

Tekrarlayan bazı rüyaların anksiyeteyle ilgisi olabilir. Burada tekrarlanan durumlar önemlidir. Rüyaların gerçekleştiği ortamın hep aynı olması, rüyadaki karakterlerin hep aynı olması, konunun aynı olması gibi… Rüyalarınızı keşfetmeye başladıktan sonra, anksiyete durumunda ve tutumlarında değişiklikler başlar.

Uyurgezerlik ve uykuda konuşma, bunların her ikisi de uyaranlara karşı, tepkidir. Kişi için, o anda anlam taşıyan bir gerçeklik payı da vardır. Uykuda konuşmak, zihni temizlemek konusunda önemli rol oynar. Kendisi farkında olmasa da, rüyayı gören kişi ile mantıklı konuşmaların yapıldığı vakalar vardır.

Günlük yaşantımızda, deneyimlediğimiz sıradan her anımızın bizde bir farkındalığı vardır. Her an çok değerlidir. Fakat, çevredeki uyaranların fazlalığı ve yoğunluğu nedeniyle otomatikleşen davranışlarımız sırasında biz bu değerli anları kaçırır, kıymetini bilemeyiz. Rüyalar bu boyuta kolay ve güvenli bir yoldan alışmak için bize yardım eder. Böylelikle, rüyaları öğrenme süreci olarak görebiliriz. Biz değer verdikçe rüyalarımız bizi geliştirecektir. Rüyalarımıza değer verdikçe, potansiyelimizin farkına varırız. Kendimizi nasıl gördüğümüz, neye ihtiyacımız olduğuna dair fikirler ediniriz.

Rüya bilimcileri, rüya görmeyi şu şekilde açıklıyorlar: “Eğer fiziksel, sıradan her günkü hayat, köprünün bir tarafında ve spiritüel farkındalığımız, sıra dışı hayatımız diğer taraftaysa, üzerinde çalışabileceğimiz bir imgemiz vardır. Köprü zihindir ve köprünün tam ortasında, elinde hem bizim için, hem de bize dair bilgilerin olduğu bir dosya tutan bir sınır muhafızı vardır. İşte bu sınır muhafızı rüya görmenin kendisidir.”

Farkındalığı bol rüyalar görmenizi dilerken, bir sonraki yazımda buluşmak üzere…

Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda destek almak isterseniz nefesleterapi@hotmail.com mail adresinden detaylı bilgi alabilir, Instagram ve FacebookInstagram  hesaplarımı takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Rehber rüyalar: Beyninizin akıllı tarafı ile sezgisel tarafı arasındaki köprü

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale