X

Rüyalarınızı hatırlamak ve dinlendirici bir uyku için: Yüksek benlik çalışması

Rüyalarda korku, kaygı, ego olmadığı için kendimizle, özümüzle buluşmak daha kolay ve rahattır. Özümüzden, yüksek benliğimizden gelen mesajları almayı seçersek, daha rahat ve kolay ilerleriz, demiştik. Bugün çok etkin ve şifalı bir yöntemden bahsetmek istiyorum: Kendi özümüzle buluşmak, iletişime geçmek, onun mesajlarını dikkate aldığımızı göstermek için yüksek benlik çalışmaları yapabiliriz.

Uykuya dalmadan önce bir duş alıp yatağınıza uzandığınızda, öncelikle gevşemek ve sakinleşmek için derin aldığımız diyafram nefesini, uzun sürede ağızdan vererek, üzerimizdeki gerginliği atmakla başlayabiliriz. Nefes çalışmasının öncelikli olarak yapılması, hem rahat ve dinlendirici bir uyku uyumamızı sağlar hem de rüyalarımızı hatırlamamızı destekler. Mümkün olan zamanı ayırdıktan sonra aşağıdaki metni, kendinize okuyarak yatmanızı tavsiye ederim.

“Sevgili yüksek benliğim, bu gece bu yaşıma kadar gerçekleştirdiğim deneyimlerim sırasında kendime duyduğum farkında olduğum ya da olmadığım, bildiğim ya da bilmediğim bütün zıtlıklarımı, kızgınlıklarımı, kırgınlıklarımı, öfkelerimi bedenimden ve zihnimden arındırmaya niyet ediyorum. Yüksek benliğimin benim için en iyi çözümü, her zaman bana göstereceğini, rehberlik edeceğini biliyorum. Yaşadığım bütün deneyimlerin o an için en uygun deneyim olduğunu, yaşanılan her neyse mutlaka geliştirici bir etkisi olduğunu kabul ediyor ve niyet ediyorum. Kendime olan sevgimin, beni her daim sarıp sarmaladığını ve varlığımı gerçekleştirmek için beni desteklediğini biliyorum. Her ne yaşıyorsam, benimle ilgili olduğunu, başkalarını suçladığım ve yargıladığım hiçbir durumun beni bir yere vardıramayacağını artık daha iyi anlıyorum. Bugüne kadar hayatıma giren bana rehberlik eden herkese teşekkür ediyorum. Her şeyin benim içimde ve benimle ilgili olduğunu biliyor, kendi benliğimi de yargılamadan olanın en iyi seçim olduğunu kabul ederek, şimdi şu andan itibaren çözüme ulaşması gereken, ilerlemem gereken basamakları rüyalarım yoluyla bana iletmeni sevgiyle, kabul ederek onaylıyorum. Yüksek benliğime beni her zaman desteklediği için teşekkür ederim.”

Yüksek benlik çalışmasını bir hafta boyunca yatmadan önce yaptığımızda, rüyalarımızda çözmemiz gereken durumları, belki bu durumlarla ilgili rehberlik eden kişileri, belki de temsil eden sembolleri görebiliriz. Rüyalarını hatırlayamayanlar önceki yazılarımda paylaştığım önerileri gerçekleştirdikten sonra bu çalışmayı yaparlarsa daha etkin olacaktır.

Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda destek almak isterseniz nefesleterapi@hotmail.com  mail adresinden detaylı bilgi alabilir, Instagramnefesleterapi@hotmail.com  hesabını takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale