X

Rüyaların uyku kalitesiyle ilişkisi: Yorgun uyanmamak için birkaç öneri

Bu hafta rüya görmekten neden yorulduğumuza, neden rüya görmek istemediğimize bakacağız. Birçok mesaj alıyorum; “Rüya görmemek için ne yapmalıyım? Sabah çok yorgun ve bitkin uyanıyorum. Rüya görmekten yoruldum!” gibi rüyaların yoruculuğundan şikayetçi olan yorumlar bunlar.

Önce genel olarak rüyalara bakalım. Hayatımızın ortalama üçte birini uyuyarak geçiririz. Bu kadar önemli bir zaman dilimini elimizden gelen en iyi şekilde kullanmak, ondan kendimizi anlamak ve mutlu etmek için faydalanabilmek çok yararlı olacaktır. Ondan korkmamızın ya da tedirgin olmamızın nedenlerini fark ederek bu süreci iyileştirmek bize katkı sağlar.

Rüyalara nasıl bakacağımızdan bahsetmeden önce yorgun ve gergin hissetmemize zihnimizin yorgunluğunun, gerginliğinin neden olduğunu bilelim. Bunun için uykuya rahat yatmayı öğrenmeliyiz. Çeşitli ritüellerle daha keyifli ve daha mutlu bir uyku geçirmek mümkün.

Uyumadan önce nefes egzersizleri yapmak, ılık bir duş almak, dua ve ibadet etmek, meditasyon yapmak, telkin cümleleri ile gevşemek, günün gerginliğini renkli bir balona doldurup uzaklaşmasını seyretmek hepimizi rahatlatır. Bunlardan kendinize yakın hissettiğinizi ve size iyi geleceğini düşündüğünüzü uygulamaya başlayarak, uykuya sakin ve dingin geçmeyi deneyin. Eğer sıkıntılı ve çözüme ulaşmamış birçok konuyla uykuya geçmeye çalışırsanız, uykuya dalmakta zorluk, uyku bozuklukları, kabuslar, bilinçaltı rüyaları ve sabah uyandığınızda yataktan değil savaştan çıkmış hissiyle karşılaşabilirsiniz. Bunların birini ya da birkaçını hissederek uyanma ihtimaliniz çok yüksek.

Rüyalar kendimizi ego, korku, kaygı olmadan anlamamızın en sağlıklı yoludur. Çoğunlukla rüyalarda kendimizi uzaktan seyrederiz. Tıpkı televizyon seyreder gibi… Eğer gün içinde işittiklerinizi çok dikkate alıyor ve onları unutmadığınızı düşünüyorsanız, o zaman uykuya geçişte barok müzik dinleyebilirsiniz; gün içinde kokulardan çok etkilendiğinizi düşünüyorsanız, uykuya dalmadan önce gül yağı, lavanta yağı gibi kokulardan faydalanabilirsiniz.

Rüyaların bizi korkutmak ya da tedirgin etmek gibi bir amacı olmadığı gibi, bizi bize gösteren, içimizden gelen en sağlıklı bilgidir onlar. Onlara değer vererek, onların çok özel olduğunu bilerek konuşmak bile daha fazla bilginin bize akmasına neden olur.

Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda eğitim almak isterseniz @nefesle.terapi Instagram hesabını takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Rüyalarınızı daha kolay hatırlamanıza yardımcı olacak birkaç öneri

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale