X

Rüyalardaki semboller: İç dünyanız size ne anlatıyor?

Rüyalarda konuşma olmaz ama rüyalar sembollerin dili ile bizimle konuşur. Ne anlatmak istediği bize özeldir, bizim dilimizdir. Ancak rüyalarda da evrensel diller gibi evrensel semboller vardır. Fakat her sembol için geçerli değildir bu dediğim. Bu hafta kendi rüyalarınıza daha çok dikkatinizi çekmek, sembollerinizin altında yatan duyguları nasıl anlamlandıracağınızı anlatabilmek için bir rüya sembolünü hep birlikte irdeleyelim istedim.

2 hafta aralıklarla rüyasında farklı iki yakınının araba sürdüğünü gören bir danışanımın rüyasından bahsetmek istiyorum sizlere. Her ikisinde de ortak noktalar üstü açık araba ve rüyayı gören kişinin hemen yanından geçiyor olmalarıydı. İlk rüyayı gördüğünde ertesi gün arabayı süren kişi hakkında bazı haberler aldığı için telepatik rüya zannetmiş. “2 hafta sonra bu defa farklı bir kişi ile çok benzer bir rüya görünce, yine o kişiden haber alacağımı zannettim” diyordu bana anlatırken. Rüyaları dinledikten sonra önce şunları analiz ettik:

  • Her ikisinden sonra ayrı ayrı dikkatinizi çeken olaylar yaşadınız mı?
  • Araba sürmek/üstü açık bir spor araba sürmek size nasıl hissettiriyor?

Birinci soruya cevaben her iki rüyadan sonra da hayatını olumsuz etkileyen olaylar yaşadığını ve kaygılandığını anlattı danışan. İkinci sorunun cevabı olarak ise araba sürme konusunda çok kuralcı olduğu için kendisine güvendiğini, fakat kurallara uymayan insanlardan dolayı tedirgin olduğunu, üstü açık arabanın ise tamamen güvensizliği anlattığını paylaştı.

Aslında arabaya hayatının kontrolünü eline almak şeklinde ya da internet yorumlarında yazdığı gibi hayırlı işlere, hayırlı evlada yorulacak bir sembol olarak bakarsak, rüyalarımızın bize tuttuğu ışığı görmemiş olur ve karanlıkta kendimizi anlamaya çalışmaya devam ederiz.

Sembollerimizin dilini çözmemiz için rüyaları senaryo olarak yazmasak bile daha önceki yazılarımda da paylaştığım gibi gördüğümüz kişilerin isimlerini, gördüğümüz nesneleri, hayvanları, sayıları, renkleri ve yönleri not almamız gerekir. Takip eden iki-üç gün içinde de uyanık yaşantımızda dikkatimizi çeken olayları ufak notlarla kaydetmeliyiz. Bir sembolün ne anlama geldiğini bir defa çözdüğünüzde, bir daha aynı sembolü gördüğünüzde ne yaşayacağınızı, hangi duygularla karşı karşıya kalabileceğinizi tahmin edebildiğiniz için daha tedbirli ve güvende hissedeceksiniz.

Farkındalığı bol rüyalar görmenizi dilerken, bir sonraki yazımda buluşmak üzere…

Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda destek almak isterseniz nefesleterapi@hotmail.com e-posta adresinden detaylı bilgi alabilir, @nefesle.terapi Instagram hesabımı takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Rüyalarımızı analiz ederken nasıl bir yol izlemeliyiz?

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale