X

Rüyaların ve masalların ortak noktası: Sembolik göstergeler

Bu hafta yazımda bir Estonya masalını anlatarak başlayacağım. Hikayede bir yetimin ineğinin kaçmasına izin verdiği için korkudan eve gidememesi anlatılıyor.

…Bu durum onu umutsuzluğa düşürür. Bu duygularla derin bir uykuya dalar. Rüyasında beyaz sakallı, ufak tefek yaşlı bir adamın ayakta durduğunu, elindeki süt şişesinin tıpasını değiştirdiğini görür. Çocuk, kendisine içecek vermesi için yalvarır. Yaşlı adam ‘Bugünlük yeterince içtin’ diye karşılık verir; ‘Yolumuz kesişmeseydi, bu senin son uykun olurdu çünkü seni bulduğumda yarı ölüydün.’

Yaşlı adam çocuğa kim olduğunu ve nereye gitmek istediğini sorar. Çocuk da ona hatırladığı kadarı ile önceki gece dayak yiyişine kadar başına gelenleri anlatır. ‘Yavrucuğum’ der adam, ‘sen kol kanat gerenleri ve sevenleri toprağın altında mezarlarında yatan diğer çocuklardan daha zengin ya da yoksul değilsin. Artık geri dönemezsin. Evden kaçtığın için dünyada kendine yeni bir talih aramalısın. Benim ne bir evim, ne yuvam, ne karım, ne de çocuğum olduğu için sana bakamam ancak sana bedavadan çok yararlı öğütler verebilirim.

Çocuk aşırı stresli olduğu için bedenen ihtiyacı olan yiyeceği düşünmemişti. Mutlaka fiziksel ihtiyacını düşünmek zorundaydı. Yol alması ve başının çaresine bakabilmesi için yemek yemesi gerekiyordu. Gücünü toparlayarak geleceği ile ilgili yapması gerekenleri düşünmesi için yemek yemeliydi. Çocuğun bunu yapabilmesi için kimsenin yardım edemeyeceğini, rüyadaki bilgenin sana bakamam cümlesinden anlayabiliriz. Tamamen kendine güvenmek zorundadır. Artık geri dönmemesi gerektiğinin mesajını da “yeni bir talih aramalısın.” cümlesinden bulabiliriz. Yaşlı bilge çocuğun sorunuyla yüzleşmesini sağlamıştır. Çocuğun kendini zayıf hissettiği bir dönemde rüyasında bilgenin ona yol göstermesi tesadüf değildir. Yaşlı adam rüyanın devamında yararlı öğütlerine devam etmiştir. Çocuğa yüce dağa varana kadar yedi yıl boyunca sürekli doğuya doğru gitmesini öğütler. Dağın büyüklüğü ve uzunluğu hepsi semboldür ve çocuğun yetişkinlikteki yaşayacağı deneyimlere işaret eder.

Hepimizin masalı, bilgesi ve bilgenin öğütleri farklı olsa da kendi sembollerimizi anladığımızda hayatı ve kendimizi kolaylıkla ve sağlıkla anlarız. Her zaman söylediğim gibi kimsenin elinde sihirli bir değnek bulunmadığı için yaşlı adamın söylediklerinde de sihir aramayalım onun sorularının bizi düşündürtmek için olduğunu, cümlelerin ise sembolik olduğunu hatırlayalım. Farkındalıkla, sağlıkla kalın.

Rüya yorumları ve analizleri için nefesin_sesi Instagram sayfamdan takip edebilir, iletişime geçebilirsiniz.

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale