X

Runtalya Maratonu’nun ardından: Runtalya Maratonu ve Adım Adım

Runtalya Maratonu

2 Mart Pazar günü tam 4.500 kişi Runtalya Maratonu’nun start noktasından hareket etti. Herkesin amacı farklıydı; kimi sınırlarını zorlamak, kimi sınırlarla yaşayanların refahını artırmak, kimi de sadece güzel havanın, kalabalığın, coşkunun tadını çıkarmak için oradaydı.

Benim amacım 42 km koşarak TOG gençleri için bağış toplamak, gençlerin gerçekleştireceği sosyal sorumluluk projeleri için gereken fona katkı sağlayabilmekti. Yazının bundan sonrası biraz foto-roman tadında geçecek çünkü görsellerin anlatacağını benim yazarak anlatmam çok zor.

Hep iyilik peşinde koşmak, ne kadar büyürsem büyüyeyim hep hareketli kalmak istiyorum. Tüm çabam bunun için aslında. Mesafeymiş, dereceymiş, PB (personal best) imiş, umurumda değil. Şu yaşlara geldiğimde de hala Runtalya madalyasını boynuma takabilirsem ne mutlu bana.

Bahaneler, ah o bahaneler, hepsi ama hepsi beynimizdeler. Çocuğunu da, engelini de bahane etmeyenler vardı yarışta. Hatta serebral palsi rahatsızlığı olan Deniz, eşlikçileriyle birlikte tam 21 km kat etti TEGV aracılığıyla çocuklara bağış toplayabilmek için. Aslında tüm ekip 10 km koşacaktı ama son anda Deniz 21 km koşmak isteyince, diskalifiye edilmek uğruna uzattılar mesafeyi. Kimsenin de umrunda değildi zaten madalya, derece, yarış sonucu. Tek bir sonuca kilitlenmişlerdi: Deniz’in mutluluğu.

Pek eğlenceli sahnelere tanık olduk yol boyunca.

Centilmenliğin ne olduğunu gördük. Maratonun son metrelerinde yere kapaklanan, hiç tanımadığı bir koşucunun yanına koşan Akut Atletizm Sorumlusu Gülseren Yıldız, onu motive ederek yarışı tamamlamasını sağladı.

Daha nice koşu var önümüzde ve bizler iyilik peşinde koşmaya, birilerinin hayatına dokunmaya devam edeceğiz. Runtalya’da 750 kişi Adım Adım bünyesinde koştu ve eminim ki bu sayı gittikçe daha da artacak. Böyle bir ailenin üyesi olmaktan gurur duyuyorum. Ben sözümü yerine getirip, maratonu bitirdim, şimdi yardımlarınızı bekliyorum. Detaylar aşağıda.

Herkese sevdikleriyle birlikte yol alacağı hareketli günler dilerim.

TOG Bağış bilgileri
Garanti Bankası
Bağlarbaşı Şubesi (422)
Hesap: 6295999
IBAN: TR78 0006 2000 4220 0006295999
Alıcı: Toplum Gönüllüleri Vakfı
Web üzerinden bağış: http://tog.org.tr/bagis_206
PAYPAL: http://tog.org.tr/paypal_207
Açıklama: KIVANÇ ERGUN AA ADINIZ SOYADINIZ
Koşudu Kodu: KERGU

TOG’u daha detaylı incelemek için tıklayınız .

Gençlere sağlanan kaynağın nerelerde değerlendirildiğini görmek için tıklayınız.

Not: Eğer siz de koşuya başlamak, iyilik peşinde koşmak istiyor ama nasıl başlayacağınızı bilmiyorsanız, adresim: kivergu@gmail.com

 Fotoğrafların çoğu Aykut Üstündağ’a aittir. Her zamanki gibi yanımızda olduğu için kendisine teşekkür ederim.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.  tıklayınız. 

Kıvanç Ergun: Kıvanç Ergun bugün bisikletin tepesinde, yarın ormanda çamurun içinde… Harekete, iyilik peşinde koşmaya doyamıyor, başkalarına çılgınca gelen şeyleri yapmaktan inanılmaz keyif alıyor. İflah olmaz bir spor tutkunu olan Kıvanç, ‘yükseklerde’ yaşamanın, hayattan keyif almanın yolunu sporda bulmuş ve her gün yeni alanlara kayıp, kendini bilinmezlerde kaybetmekten hiç ama hiç çekinmiyor. Yaşını başını almış ama adrenalin söz konusu olunca kendini alamıyor, aktiviteye dalıyor. 2013 İstanbul Maratonu’nda ilk maratonunu (42 km), 2014'te Frig Vadileri'nde ilk Ultra Maraton’unu (60 km) koştu. Ulaşım aracı olarak bisikleti kullanıyor ve bisiklet kullananların sayısını kültürel gelişmeyle eşdeğer tutuyor. Yazdığı yazılarda sınırları nasıl zorladığından, deneyimlerinden bahsederken, bir yandan da hareket etmemek için yaratılan bahaneleri çürütmekten büyük keyif alıyor. Yardımseverlik koşusunun Türkiye'de tanınmasını sağlayan Adım Adım Yardımseverlik Platformu'nda Marka ve İletişim Koçluğu görevini yürütürken, aynı zamanda TOG'un AA içindeki STK Sorumlusu ve gönüllü koşucusu olarak da devam ediyor yaşamına... Fotoğraf konusunda fena değildir, takip etmek isterseniz: instagram/kiverg

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale