X

Ruhunuzu beslemek ve kendinizi iyi hissetmek için uygulayabileceğiniz 7 adım

Düzenli uyku, sağlıklı beslenme, egzersiz gibi alışkanlıkların fiziksel ve zihinsel olarak insanı daha iyi hissettirdiğini hepimiz biliyoruz. Bu alışkanlıkları düzenli olarak uyguladığımızda sağlığımız iyiye gidiyor, enerjimiz artıyor, kan basıncımız düşüyor, anksiyete azalıyor… Ancak fiziksel ve zihinsel olarak iyi olmamızın tek yolu bu değil. Öncelikle iyi olma halinin ne anlama geldiğine bakmak gerekiyor:

Terapist Casey Radle’a göre iyi olmak, bir kişinin kendini huzurlu hissetmesi ve bu hissin hayatın tüm alanlarına yansımasını ifade ediyor. Klinik psikolog Caroly Ferreira da iyi olmanın, kendiyle huzurlu olmayı ifade ettiğini düşünenlerden. Psikoterapist Lena Aburdene ise iyi olmayı, memnun olma durumu olarak tanımlıyor ve bu durumda tüm stres seviyelerinin düştüğünü, kişinin kendini dinlenmiş ve tatmin olmuş hissettiğini aktarıyor. İngiliz bir düşünce kuruluşu olan New Economic Foundation (NEF) ise iyi olma halini iki aşamalı olarak açıklıyor; birincisinde iyi olmak, kişinin kendisinden ve hayatından memnun olması, etrafında olup biteni merak etmesi ve yaptığı şeylerden keyif almasını ifade ediyor. İkincisinde ise kişilerin iyi olması, pozitif ilişkiler ve kendi hayatını kontrol edebilme becerisi sayesinde dünyevi işlerin daha iyi yürümesini ifade ediyor.

Tüm bu tanımlardan yola çıkarak, aslında iyi olma halinin sadece fiziksel bir durum olmadığı ve fiziksel desteklerle sağlanamayacağı açık. İşte iyi olmak için atabileceğiniz başka adımlar:

1. Beyninizi ve ruhunuzu besleyin

Sizi güldüren, anlamlı gelen ve tatmin eden etkinliklere yoğunlaşabilirsiniz. Anksiyete ve öz saygı konularında çalışan Casey Radle, bunun için “Gönüllü faaliyetlere dahil olabilir, yeni hobiler edinebilir, derslere katılabilir, kitap okuyabilir, beyninizi ve ruhunuzu besleyen gruplara katılabilirsiniz” diyor.

İlginizi çekebilir: Yeterince iyi olmak ya da olmamak: İşte bütün mesele bu

2. Katıldığınız faaliyetler konusunda istikrarlı olun

Bağımlılık, stres ve ilişkiler konusunda uzmanlaşmış olan klinik psikolog Caroly Ferreira, kendisine danışanlara altı aylık veya bir yıllık aktiviteler bulmalarını öneriyor. Daha sonra her gün şükrettikleri üç şeyi bir kağıda yazmalarını ve bir kavanoza koymalarını söylüyor. Yıl sonunda ise kavanozu açıp, içindekileri okumanın vakti… Bulduğunuz aktivite illa sizi zorlayacak bir spor dalı veya çok fazla vaktinizi alacak bir hobi olmak zorunda değil. Sabahları esneme hareketleri yapabilir veya 10 dakikalık günlükler tutabilirsiniz.

3. Her akşam kendinize en az 30 dakika vakit ayırın

Özellikle büyük bir şehirde yaşıyorsanız, her akşam kendinize en azından 30 dakika ayırmalısınız. Bu 30 dakikayı en sevdiğiniz televizyon programını izleyerek, kitap okuyarak, internette ilginizi çeken eğlenceli şeylerle meşgul olarak, köpük banyosu yaparak, örgü örerek veya sevdiğiniz kişiyle sohbet ederek geçirebilirsiniz. Kısacası, her akşam bir süreliğine her şeyi bırakın ve size keyif veren şey neyse onu yapın.

4. Bedeninizi dinleyin

Bedeninizi dinlemek, bazı şeylere “evet” bazı şeylere “hayır” diyebilmeyi gerektirir. Hayır demenin her zaman kolay olmadığını hepimiz biliyoruz. Ancak hayır diyebilmek, bazen herkesin iyiliği için gerekli olabilir. Eğer çok meşgulseniz ve enerjiniz düşük bir şekilde elinizdeki işleri bitirmeye çalışıyorsanız, sizi buluşmaya davet eden veya sizden bir konuda destek isteyen arkadaşınıza hayır diyebilmelisiniz. Aslında arkadaşınıza destek olmak istediğiniz ancak o sırada bunu yapacak gücünüzün olmaması son derece anlaşılabilir bir şey.

5. Kendinize karşı nazik olun

Kendinizden bahsederken kullandığınız kelimelere dikkat etmeyi denediniz mi hiç? Bazen kelimeler çok yıkıcı olabiliyor. Bunun yerine kendinizi biraz anlayabilmeniz mümkün mü? Kendinize karşı daha cesaretlendirici ve destekleyici olabilir misiniz? Tüm zamanımızı birlikte geçirmemiz gereken tek bir kişi var; o da kendimiz. O halde ona karşı iyi davranın ve nazik olun.

İlginizi çekebilir: Kendinizi anında iyi hissetmenizi, rahatlamanızı ve mutlu olmanızı sağlayacak 7 insan gerçeği

6. İşleri yoluna koyun

Kimden özür dilemeniz gerekiyor? Kiminle aranızdaki anlaşmazlığı gidermeniz gerekiyor? Sizin kalbinizi kim kırdı? Şunu unutmayın; bir ilişkideki çözülmemiş sorunlar, diğer ilişkilerinize de yansıyabilir. Elbette bu sorunlar karmaşık ve hızlıca çözülebilen şeyler olmayabilir. Ancak ufak adımlar atarak, en azından başlangıç yaparak bir şeyleri yoluna koymaya başlayabilirsiniz.

7. Profesyonel destek alın

Bazen insan tüm bunların altından tek başına kalkamayabiliyor ve bir desteğe ihtiyaç duyuyor. Bir terapist, masör, akupunktur uzmanı veya meditasyon hocası sizin için çok yararlı olabilir.

Herkesin kendisini ne kadar iyi hissettiği ve bu durumu nasıl tanımladığı kendine özgü. Birine iyi gelen şey, diğerinde işe yaramayabilir. Bunun için kendi içgüdülerinize güvenin, kalbinizin isteklerine kulak verin ve ihtiyaçlarınızı karşılamayı unutmayın. Kendinize özen göstermek, hayat kalitenizi tamamen değiştirebilir.

Kaynaklar:
PsychCentral
Psychology Today

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale