X

Restoranda oturacağınız yeri dikkatli seçerek sağlıklı beslenin

Diyette olmak dışarıda yemek yiyemeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Önemli olan, kendinizi kontrol edebilmek ve “dur” diyebilmek. Fakat, restoranda oturduğunuz yerin, ne kadar yemek yediğinizi etkilediğini biliyor muydunuz? Yapılan araştırmalar, restoranda müşterinin oturduğu yerin, siparişini etkilediğini ortaya çıkardı. Uplifers olarak, yemek yemek için dışarı çıktığınızda kendinizi daha rahat kontrol edebilmek ve diyetinizi bozmamak için oturabileceğiniz yerleri sizler için derledik.

Yemek psikoloğu Brian Wasink’in yeni kitabı “Slim By Design”a göre restoranın yerleşimi ve müşterinin kalori alımı arasında çok güçlü bir bağ var. Wasink ve arkadaşları Amerika’da 27 farklı restoranı gezerek bir araştırma yaptılar. Gezdikleri 27 restoranın iç mekan planını ve ölçülerini çıkardılar. Ayrıca, 3 ay boyunca restoranlarda yenen akşam yemeklerinin fişlerini topladılar. Elde ettikleri verilere dayanarak, restoranın neresinde oturmanın sağlıklı ve daha az yemek yemeye yol açtığını buldular. Araştırmalarından ortaya çıkan sonuçlar ise:

  • Aydınlık bölgelerde ve cam kenarlarında oturan insanların sağlıklı yemekler ısmarlamaya daha meyilli oldukları belirtildi.
  • Karanlık kısımlarda ve rahat koltuklarda oturan insanların sağlıksız ve ağır yemekler ısmarladıkları gözlendi.
  • Kapıya uzak olan masaların %73’ünün tatlı ısmarladığı ortaya çıktı.
  • Bara yakın oturanların ortalama üç veya üçten fazla alkollü içecek ısmarladıkları belirtildi.
  • Televizyona yakın oturan müşterilerin diğer masalara göre daha çok kızarmış yemek sipariş ettikleri gözlemlendi.
  • Salataların, en çok yüksek ve yüzeyi az olan masalarda ısmarlandığı ortaya çıktı.

Bu verileri göz önünde bulundurursak, eğer dışarıda yemek yediğimizde sağlıklı beslenmek istiyorsak, yüksek bir masada veya aydınlık bir bölgede oturmayı tercih etmeliyiz. Televizyona yakın rahat koltuklardan uzaklaşmak sağlığımızı korumamıza yardımcı olabilir.

Her ne kadar bu veriler herkes ve her ortam için %100 doğru olmasa da, yemek yemeye gittiğimizde bunları aklımızda bulundurmamızda fayda var.

 

Kaynak:

Mindy Body Green

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale