X

Reklam sektörü seksizmi bitirmek için ilk darbeyi vurdu

Reklamlarda kadınlara yönelik seksizm ve onların objeleştirilmesi üzerine yayınlanan #WomenNotObjects adlı video kısa sürede viral olarak herkes tarafından izlendi. New York’ta bulunan bir reklam ajansı olan Badger&Winters yeni kampanyasıyla #WomenNotObjects adlı kampanyasını bir adım ileriye taşıyor ve reklamlarında kadınları meta olarak kullanmayacağına ve bu şekilde çalıştırmayacağına dair söz veriyor.

Şirketin kurucu ortağı Madonna Badger, Women’s Wear Daily’e verdiği röportajda ajansın ilk etapta videoyu anonim olarak piyasaya sürdüğünü ve bu sayede dışarıdan bakıp tepkiyi ölçebildiklerini dile getiriyor.

1 milyonun üzerinde görüntülenmeye ulaşan video Carl’s Jr, American Apparel gibi Tom Ford tarafından yapılan cinsellik temalı kampanyalara atıfta bulunuyor. Bir kadın ‘Sandviçlere oral seks yapmayı seviyorum’ diyerek ağzını hamburgere açmış bir kadının reklamını tutarken, öte yandan başka bir kadın ‘Haysiyetimi bir içecek için kurban ediyorum’ diyerek seks temalı bir alkolik içecek reklamını gösteriyor.

#WOMENNOTOBJECTS
#WOMENNOTOBJECTS
#WOMENNOTOBJECTS

Video kendi reklamlarında cinsellik teması üzerine oturtan markaların altını çizerek, reklamlarıyla dalga geçiyor.

Madonna Badger, Women’s Daily Wear’a verilen röportajın devamında Badger&Winter dahil olmak üzere tüm reklam ajanslarının reklamları üretirken kadınları objeleştirme konusunda sorumlu olması gerektiğini belirterek şunları söylüyor:

‘Bizim amacımız ortaya çıkarak şunları söylemek: ‘Bu video bir reklam ajansı tarafından yapıldı. Bu video daha önce kadınları metalaştırdıkları için bundan içtenlikle suçluluk duyan erkek ve kadınlar tarafından üretildi. Biz bunu bir daha yapmayacağımızı söylemek istiyoruz. Bunun insanlara zarar verdiğini biliyoruz ve bizim işimiz insanlara zarar vermek değil.’

Badger, kadınların tüm satın alma kararının %75’ini oluşturduklarını belirtirken, buna rağmen reklam ajanslarındaki yaratıcı ekip yöneticilerinin yalnızca %11’inin kadın olduğunu üzülerek söylüyor. Kadınların reklamlarda metalaştırılmasının kısmen kızların genç yaşlardan itibaren yarattığı ideal vücut takıntısından kaynaklandığını söyleyen Barger sözlerini şöyle sürdürüyor: ‘ Kızlarda diyete başlama oranı ortalama 7’yken, 10 yaşındaki kızların %81’i şişman olduğunu düşünüyor.’

Carl’s Jr reklamı

Daha önce de belirttiğimiz üzere Carl’s Jr.’ın son yıllarda yaptığı reklam kampanyaları yüksek düzeyde cinsellik içerdiğinden dolayı oldukça dikkat çekmişti. ‘Tex Mex Bacon Thickburger’ ürününün tanıtımı için çekilen reklamda sarışın bir kız ‘Tex’ derken, esmer kız ise ona cevap olarak ‘Mex’ diyor. Ayrıca sarışın kızın bikinisinde Tex ve esmer kızın ise Mex yazması, sınır gibi gözüken bir duvar üzerinden birbirleriyle konuşmaları reklam hakkındaki büyük bir çoğunluğun söylediği ırkçı ve seksist suçlamalarını da beraberinde getiriyor.

İlgili yazı: Seksi bir reklam kampanyasının çekiminde yer aldıklarını düşünen modellerin gerçeklerle yüzleştikleri an

Carl’s Jr adına yorum yapan yetkili Daily Mail’e verdiği röportajda bazılarının düşündüğünün aksine reklamın göç tartışmalarına yorum getirmediğini savunuyor.

Bir kadın olarak bu reklamların yaratıcısı olmak nasıl bir duygu?

Ceza alma korkusu nedeniyle ismini açıklamak istemeyen kadın reklam çalışanı, bu reklamlar üzerinde çalışmanın ‘eğlenceli’ ve ‘neşeli’ olduğunu dile getirirken, öte yandan kadınları objeleştiren bir işte çalışmanın kendisi için zorlu olduğunu da söylüyor ve ekliyor: ‘Bir süre sonra bu kampanya yüzünden bütün çabamın boşa olduğunu düşündüm. Reklamın içeriği her ne kadar seksist olsa da eğlenceliydi ve eğlenceli konuşmalar yazmak güzel bir ortamın oluşmasına yardım ediyordu. Kadın olduğum için hiçbir zaman ayrımcılıkla karşılaşmadım. Ekip arkadaşlarımın da seksist olduklarını düşünmüyorum. Artık o reklam ajansında çalışmamam konusuna gelirsek, yapılan işlere inanmadığımdan dolayı bu kararı aldığımı söyleyebilirim. Eski reklam çalışanı olarak böyle rezalet reklamlar üzerinde çalışmak kolay olsa da, günün sonunda kadınlara ve kadınlar için daha iyi bir dünyaya hizmet etmiyor.’

Kaynak:

attn.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale