X

Reddedilme ve yüzleşme korkusunun panzehiri: Cesaret ve kendi değerini bilme

Korkular genel olarak hayatımızı, ruh halimizi, duygularımızı olumsuz etkileyen ancak başa çıkmayı öğrendiğimizde ise bizi güçlendiren, özgüvenimizi arttıran olgulardır. Korkular çok çeşitli olmakla beraber bu yazıda yüzleşme korkusundan bahsetmek istiyorum.

Birine söylemek istediklerinizi rahatça söylemek yerine kaçmayı ya da değişik tavırlar sergileyerek karşı tarafın anlamasını sağlamaya çalışıyorsanız yüzleşmekten korkuyorsunuzdur. Aşağıda kendisinden izin alarak yaşadıklarını paylaştığım bir danışanımın hikayesini okuyacaksınız.

Çok klasik ama çok doğru olan bir şeyi yapmalı ve kendi değerimizin farkına varmalıyız.

L., 35 yaşında eğitim seviyesi yüksek, meslek sahibi, ekonomik özgürlüğü olan, sosyal ilişkileri gayet normal olan bir kadın. L. ilk başvurduğu zaman nefes alamama, boğulma hissi, daralma gibi şikayetlerinden bahsetti. Daha önce gittiği doktorların muayenelerinde ve yapılan tahlillerde organik bir sebep olmadığı, sebebin tamamen psikolojik olduğu söylenmiş. L. ile yaptığımız üçüncü seansta duygusal anlamda bir şeyler beslediği ancak yanlış olduğunu düşündüğü kişiyle konuşamadığını, onun da ilgisinin olup olmadığını direkt sormak yerine birtakım senaryolar yazıp gerçekleşmiş gibi yaparak öğrenmeye çalıştığını anlattı. ‘Neden?’ diye sormamı beklemeden nedenini de söyledi: reddedilme korkusu, beklediği cevabı alamama korkusu, kendisine göre yanlış bir kişi olduğunu ve sonunun olmayacağını bile bile daha da yanlış yapma korkusu…

Terapi sürecinde L.nin tüm bu korkularını listeledik ve hepsinin üstünden teker teker geçtik. Önce ufak adımlarla sonra daha büyük adımlarla söylemek istediklerini aşık olduğu kişiye söylemesini sağladık. Çok yol kat etti ancak daha geliştirmesi gereken taraflar var. 

Tüm korkuların, tüm yüzleşmelerin çözümü kendimizi sevmekten geçer.
Yüzleşme korkusunun kaynağı nedir?

Yüzleşmekten korkmak özellikle onaylanma ihtiyacı taşıyan kişilerde gördüğümüz bir durumdur. Yanlış ebeveyn tutumundan ya da çocuklukta yaşanan travmatik bir süreçten sonra başkaları için yaşayan, diğer insanların onayı olmazsa yaptığının ya da söylediğinin yanlış olduğunu düşünen insanlarda bir süre sonra çekince ve korkular ortaya çıkar. Bu korkular sonucunda da L.’nin yaşadığı gibi direkt söylemek yerine gerçek olmayan hikayelerle söylemek istenen şey söylenmeye çalışılır.

Peki ne yapmalıyız? Çok klasik ama çok doğru olan bir şeyi yapmalı ve kendi değerimizin farkına varmalıyız. Değerli olduğumuzu bildiğimizde reddedilme korkusu yaşamayız. Çünkü reddedilsek bile bu bizim değersiz olduğumuzu göstermez. Tüm korkuların, tüm yüzleşmelerin çözümü kendimizi sevmekten geçer.

Ne yapmalıyız?

Başka insanların düşüncelerini önemsediğimiz kadar kendi düşüncelerimizi de önemsemeliyiz. Hayat bir dengeden ibarettir ve her zaman doğru yoktur. Yanlış yapmaktan korkmamalı, yaptığımız yanlıştan ne öğrendiğimize odaklanmalıyız.

Ne yapmalıyız?

Söylemek istediklerimizi birden söyleyemiyorsak ufak adımlar atmalıyız. Her zaman beklediğimiz cevabı almayabiliriz. Bu bizi zayıf değil tersine daha güçlü yapar.

Ne yapmalıyız?

Bu hayata bir kere geldik. Cesur olmayı tercih edip korkularımızın üstüne gitmeliyiz.

İlginizi çekebilir: Teknoloji ve onaylanma ihtiyacı: “Neden beni beğenmiyorsun?”Teknoloji ve onaylanma ihtiyacı: “

Uzman Psikolog Merve Saraçoğlu: İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Lisans ve Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini tamamladıktan sonra Bristol Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Programı’nı tamamlamıştır. 2010 yılında başladığı Bilişsel ve Davranışçı Terapi eğitimini 2013 yılında bitirerek psikoterapist ünvanını almıştır. Eş zamanlı olarak Pozitif Psikoterapi Enstitüsü’nden onaylı Pozitif Psikoterapi eğitimi ve Pozitif Aile Terapisi eğitimi almıştır. 2012 yılında Avrupa Psikodrama Organizasyonu onaylı psikodrama eğitimini tamamlamıştır. Yüksek lisans ve doktora eğitimi sürecinde, davranış bozukluklarında gevşeme teknikleri konusunda eğitim ve süpervizyonlar almıştır. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. Halen yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamaları esnasında Bilişsel-Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi, Çözüm Odaklı Terapi ve Motivasyonel Görüşme Tekniklerinden yararlanmaktadır. Kendi oluşturduğu ‘’Ofiste Gevşeme’’ programıyla kurumsal şirketlere iletişim ve gevşeme teknikleri eğitimleri vermektedir.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale