X

Rapunzel sendromu: Kimlerde görülür? Nedenleri ve tedavi yöntemleri nedir?

Grimm Kardeşlerin yazdığı masalı hepimiz biliriz. Bir kuleye kapatılan Rapunzel uzun mu uzun saçlarını aşağı sarkıtır ve bu şekilde prens gelip onu kurtarır. Ancak masaldaki güzel kızın ismi olan Rapunzel aynı zamanda tıpta bir sendromu adlandırmak için de kullanılıyor. Hayli seyrek görülen bu sendroma sahip insanlar, saçlarını midelerinde bir yumak oluşturacak kadar yeme alışkanlığına sahipler. Öyle ki midede oluşan bu yumak, küçük bağırsağa kadar uzanabiliyor. Çünkü midenin sindiremediği saç telleri içeride birikiyor.

Rapunzel Sendromu neden olur?

Zihinsel engelleri ya da bazı psikiyatrik bozuklukları olan insanlarda görülen bu sendromun asıl nedeni ‘trikofaji’ olarak adlandırılan bir davranış bozukluğu. Kendi saçını yutmak olarak tanımlayabileceğimiz bu sorun, ‘trikotilomani’ ismi verilen kendi saçını çekme davranışına sahip insanlarda daha sık görülüyor. Öte yandan gıda olmayan maddeleri yeme alışkanlığı şeklinde tanımlanan pika sendromu da, yine Rapunzel sendromunun nedenleri arasında sayılıyor.

Trikotilomani, yani saç çekme davranışı, genellikle saçlarıyla oynamayı rahatlatıcı bulan insanlarda gözlemleniyor. Pika ise 1 aydan uzun bir süre boyunca toprak, kağıt, sabun, kumaş, yün ya da saç gibi gıda harici maddeleri yemek olarak anlatılabilir. Özellikle çocuklarda görülen bu sendroma, aynı zamanda hamilelerde ve otizm hastalarında da sıklıkla rastlanabiliyor.

Pika ve trikofajiyi açıklamak için kıtlık sırasında görülen açlıktan çocuklukta yaşanan ihmale, stresle baş etmekten kültürel pratiklere kadar başvurulan birçok teori mevcut. Örneğin; Hindistan, Afrika ve ABD’nin bazı bölgelerinde toprak yemenin bedensel ve ruhsal faydaları olduğuna inanılıyor.

Bir diğer yandan hem trikofaji, hem de pika demir eksikliğine sahip insanlarda görülebiliyor. Hatta Rapunzel sendromuna sahip bazı kişilerin, demir eksikliği veya çölyak hastalıkları tedavi edildikten sonra saç yemeyi kestikleri gözlemlendi.

Tedavi yöntemleri

Vakaların çoğunda cerrahi müdahaleyle midede ya da bağırsakta biriken saçları almak gerekiyor. Ancak saç yumağını kimyasallarla çözüp, lazer yardımıyla küçük parçalara ayırarak ağızdan mideye uzanan bir tüple almak da mümkün. Ne var ki bu yöntem, cerrahi müdahale kadar başarılı sonuç vermeyebiliyor.

Öte yandan Rapunzel sendromuna sahip hastanın ilerleyen dönemlerde tekrar saç yeme davranışını göstermemesi için psikolojik tedavi de görmesi öneriliyor. Bu durum özellikle daha sonra bu sendromu tekrar geliştirebilen pika ya da trikotilomani’ye sahip hastalar için geçerli. Ayrıca psikolojik tedavi aşamasına hastaların eşleri ya da ebeveynlerinin de katılması önemli. Çünkü bu şekilde yakınları da hastaya karşı nasıl bir yaklaşım içinde olmaları gerektiğini öğreniyor.

İlginizi çekebilir: Bazen eşyalarınız küçülüyor mu? Alice Harikalar Diyarı sendromu

Kaynak:

psypost.org

livescience.com

casereports.bmj.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale