X

Ramazan’da sağlıklı beslenme: Sahurda tüketmemeniz gereken 5 besin

Sahurda tükettiğin besinlerin seni daha uzun süre tok tutmasını ve gün içinde susuzluk hissini azaltmasını istediğini biliyorum. Elbette hiçbir besin yasak değil, ama her besinin tüketilmesi gereken zaman ve miktar farklı. Ramazan ayı geldiğinden beri, tok tutan ve susuzluğu azaltmaya yardımcı olan besinler konuşuluyor. Gün içinde daha uzun süre tok kalmak için sahurda protein içeren yumurta, süt, yoğurt gibi besinlerin tüketimi, susuzluk hissini azaltmak için ise su içeriği yüksek sebze ve meyvelerin ve yeterli sıvının alınması önemli. Bunun yanı sıra bazı besinler de sahurda tüketildiğinde hızlı acıkmana ve gün içinde susuzluk hissetmene sebep olabilir. Peki bunlar neler merak ediyor musun?

Ramazan pidesi

Ramazan pidesi, Ramazan ayının yıldız besinlerinden. Korkma; yeme demeyeceğim elbette. Hiç bir besin yasak değil, sadece ne zaman ve ne kadar tüketeceğimizi bilmek önemli. Pide, beyaz undan yapıldığı için, tam tahıllı ekmeklere oranla daha hızlı acıkmana sebep olur. Bu sebeple eğer sen de Ramazan’da kendini pide kuyruğunda bulanlardansan, pideni iftarda miktarına dikkat ederek afiyetle tüketebilirsin. Ama sahurda ekmek seçimin tam tahıldan yana olsun.

Tuz oranı yüksek besinler

Tuz içeriği yüksek besinler de sahurda tüketildiğinde gün içinde daha fazla susuzluk hissi yaşamana sebep olabilir. Tuz denince, sofra tuzundan elbette kaçınman gerekiyor ama besinlerin içinde gizli olanları da unutmamak gerek. Örneğin sahurda tükettiğin tuzlu peynir, zeytin, turşu gibi besinler gün içinde daha çok susamana sebep olabilirler. Tuzlu peynir yerine az tuzlu olanı, zeytin yerine ise ceviz, fındık, badem veya avokado gibi diğer yağ kaynağı besinleri tercih edebilirsin. 

Meyve suyu

Ramazanda en çok ihmal edilen besin gruplarından biri de meyve, biliyorum. Özellikle sahurda enerji olsun diye meyve suyu tüketimi de artabiliyor. Taze sıkılmış meyve suyu bile olsa, meyvenin suyu yerine kendisini tercih etmen çok daha avantajlı. Çünkü 1 bardak taze sıkılmış meyvenin suyuyla en az 3 porsiyon meyvenin kalorisini almış, liflerini de çöpe atmış oluyorsun. Meyvenin kendini tüketmek, çiğneme refleksiyle ve lif desteğiyle birlikte daha uzun süre tok kalmana yardımcı olur.

Kafein içeriği yüksek besinler

Kafein içeren besinler uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ama sahurda fazla çay ve kahve tüketiminin tek yan etkisi uyku sorunu değil. Kafein içeren besinler vücuttan sıvı atımı desteklerler ve bu sebeple gün içinde vücudun daha susuz kalmasına neden olabilirler. Çay, kahve yerine sahurda daha uzun süre tok kalmaya yardımcı olacak, protein içeren süt, ayran gibi içecekleri tercih edebilirsin. Sıvı desteği sağlaması ve sindirime yardımcı olması için maden suyunu da unutma.

Baharatlı ve yağlı yiyecekler

Sahurda çok yoğun baharat ve yağ içeren besinler de tercih etmemen gerekenler arasında. Yoğun baharat içeren yiyecekler, kızartmalar, çok yağlı ve salçalı yemekler de gün içinde susuzluk hissini tetikleyebilirler. Üstelik sahur sonrasında uyku kalitesi açısından da uygun değildir. Eğer sahurda yemek yemeyi sevenlerdensen, çorba, sebze yemeği, yoğurt ve tahıllı ekmek tercihlerin arasında olabilir. Kıymalı makarna, yoğurt ve salata da iyi bir seçim.

İlginizi çekebilir: Işıl ışıl bir cilt için: Hangi besinlere ağırlık vermeli?

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale