X

Ramazan ayında bağışıklığınızı güçlü tutmak için 6 beslenme önerisi

Geçtiğimiz senelerden farklı bir Ramazan ayı yaşıyoruz. Evde karantinada olmanın yanı sıra, virüs salgınına yakalanmamak adına beslenmeyi güçlü tutmaya çalışırken, oruç tutmak isteyen birçok kişinin kafasında “Bağışıklık sistemini de aynı anda koruyabilir miyim?” sorusu var.

Biliyoruz ki korona virüse karşı bağışıklık sistemini güçlü tutmada en önemli etkenlerden biri de beslenme. Dikkatle beslendiğimiz bu dönemde, uzun açlık döneminin olduğu Ramazan ayında da bazı besinlere dikkat ederek, öğün dengesi sağlayarak orucunuzu tutarken, aynı zamanda bağışıklık sisteminizi de mümkün olduğunca güçlü tutmaya devam edebilirsiniz.

1) Sahur atlanmamalı.

Genelde kahvaltı yerine koyulan sahur, uykunun da getirdiği ağırlıkla atlanması en kolay öğün haline geliyor. Böylece zaten uzun bir açlık dönemi olan orucun süresi daha da uzamış ve metabolizma ritmi bozulmuş oluyor. Kan şekeri dengesi bozulurken aynı zamanda yeterli sıvı da alınamıyor.

2) Öğünlerde protein alımına dikkat edilmeli.

Proteinlerin bağışıklık sistemindeki önemli rolünü düşününce, Ramazan ayında yenilen iki ana öğün de kaliteli protein kaynalarından oluşmalı. Kaliteli protein kaynaklarının başında yumurta, süt, yoğurt, peynir, et, tavuk gibi hayvansal kaynaklı proteinler ile bitkisel protein dediğimiz kuru baklagiller geliyor. Sahurda yenilen yumurta veya iftarda yenilen bir kıymalı sebze yemeği, iftardan sonra ara öğünde tercih edilecek 1 kase yoğurt, alınması gereken proteini sağlayacaktır.

3) İftar ve sahur arasında yeterli su içilmeli.

Salgın süresince yeterli su tüketimi ile mukozayı nemli tutmanın bağışıklık sistemini destekleyici olduğunu biliyoruz. Bu nedenle normalde içtiğiniz suya 500 ml daha fazla su eklemenizi öneriyoruz. Oruç sırasında içilemeyen su açığı, iftar ve sahur arasında kapatılmalıdır. Su tüketimi kadınlarda ortalama 2 lt, erkeklerde ise 2,5 lt gibi olmalıdır. Su tüketimi böbrek, karaciğer başta olmak üzere vücudun tüm hidrasyon dengesini destekleyecek ve bağışıklık sistemini de olumlu etkileyecektir.

4) Yeterli C vitamini alınmalı.

Başta taze meyve ve sebzeler olmak üzere beslenmede C vitamini tüketimi hastalıklara karşı koruyucudur. Ramazan ayında da kısıtlı beslenilen zamanda, iki öğünde mutlaka yer verilmelidir. Örneğin iftarda bol limon eklenmiş bir çorba veya salata ile iftar sonrasında meyve ara öğünü yapılabilir. Sahurda öğününe 1 porsiyonu geçmeyen, glisemik indeksi düşük bir meyve eklenebilir. Meyve ve sebzeler aynı zamanda lif de içerdiği için, Ramazan ayında sıklıkla karşılaşılan kabızlık problemine de iyi gelecektir.

5) Şeker tüketimi minimumda tutulmalı.

Şekerli yiyecek ve içecekler her zaman enflamasyonu artırır. Enflamasyonun artması da vücutta bağışıklığı azaltır. Ramazan sofralarının vazgeçilmezlerinden olan tatlılara da bu konuda dikkat etmek gerekir. Şuruplu, hamurlu tatlılar yerine daha az şeker ilave edilmiş sütlü tatlılar, armut, ayva tatlısı, kuru incir, kuru kayısı gibi meyve tatlıları tercih edilmelidir.

6) Probiyotik ve prebiyotikten zengin besinlerle beslenilmeli.

Bağışıklık sisteminin %80’inin bağırsaklardan geldiğini düşündüğümüzde, bağırsakların sağlıklı olması bağışıklık sisteminin de güçlü olmasına yardımcı olacaktır. Probiyotikler bağırsakların, prebiyotikler de probiyotiklerin en önemli besleyicileridir. Yoğurt, kefir, ayran gibi süt ürünleri ile birlikte, tarhana çorbası, az tuzlu bir lahana turşusu, ekşi mayalı ekmek gibi probiyotik içeriği olan besinlere yer verilebilir. Soğan, pırasa, yulaf, kuru baklagiller gibi prebiyotikli bitkisel yiyeceklerdir. Sadece probiyotikli gıdalar değil aynı zamanda onların da bağırsaklardaki devamlılığını sağlayan, besleyen prebiyotiklerden zengin beslenerek bağırsak sağlığınızı ve bağışıklık sisteminizi destekleyebilirsiniz.

Sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmeniz dileğiyle…

İlginizi çekebilir: Dengeli beslenmenin olmazsa olmazı çinko: Çinkodan zengin 10 besin

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale