X

Bir psikopatla yüz yüze olduğunuzu gösterebilecek 9 işaret

İlk olarak sosyopat, psikopat gibi terimlerin tam olarak nasıl ortaya çıktığına bir göz atalım. 1800’lü yılların başlarında doktorlar, bazı ruh sağlığı problemleri olan hastalarının dışarıdan tamamen normal olduklarını ancak bu bireylerin etik değerlere sahip olmadıklarını fark ettiler. Yani başka insanların haklarına saygı duymuyorlardı ve herhangi bir ahlak duygusuna sahip değillerdi. Psikopati terimi ise 1900’lü yılların başlarında ortaya çıktı. 1930’larda ise bu terim topluma da etki etmesi nedeniyle sosyopat olarak adlandırıldı.

Fakat araştırmacılar şu anda tekrar psikopat terimine dönmüş durumdalar. Bazıları genetik özelliklerle bağlantılı olan, daha tehlikeli bireyler üreten rahatsızlık için psikopatı kullanırken, çevrelerinin etkisinden dolayı bozulmuş olan ancak daha az tehlikeli olanlar içinse sosyopat terimini kullanmayı tercih ediyorlar. Bazı diğer araştırmacılar ise genetik kaynaklı olanlara primer psikopat, çevresel etkenlerden kaynaklananlara ise sekonder psikopat adını veriyorlar. Adı ne olursa olsun, aşağıdaki özelliklere sahip olan bireylerle muhatap olduğunuzda dikkatli olun:

Değer vermeyen

Psikopatide genellikle empati yoksunluğu veya halk diliyle konuşmak gerekirse soğuk bir kalp vardır. Yani başkalarının duygularına karşı ilgisizlik bulunur. Bazı kanıtlar, psikopatların bu durumunun biyolojik temelleri olduğunu gösteriyorlar. Çünkü değer vermek temel olarak duygulardan kaynaklanan bir eylemdir. Psikopatların ise beyinlerinin duygusal sistemlerinde zayıf bağlantılar olduğu tespit edilmiş. Bu bağlantı sorunu, onların duyguları derince yaşamalarına engel olur.

Ayrıca psikopatlar başkasının yüzündeki korkuyu algılamakta da iyi değillerdir. Tiksinme duygusu etik duygumuz üzerinde de önemli bir rol oynar. Örneğin bazı ahlaki olmayan eylemleri tiksindirici buluruz ve bu da onları gerçekleştirmemize engel olur. Ancak psikopatlarda tiksinme eşiği çok yüksektir ve bu bireylerin tepkileri kötü kokulara maruz bırakılma, kötü resimler gösterme gibi deneyler ile ölçülmüştür. Yeni yapılan çalışmalara göre başkalarının zihinlerini anlamayı sağlayan bir beyin ağı bulunuyor. İlk çalışmalara göre psikopatlarda bu bölümde anormal işlevler görülüyor ve ayrıca beyindeki bu bölgenin hacmi ciddi şekilde azalmış olabiliyor.

Yüzeysel duygular gösteren

Psikopatlar ve bir nebzeye kadar sosyopatlar, duygu eksikliği yaşarlar ve özellikle utanç gibi sosyal duygulardan yoksun olurlar. Bu nedenle yüzeysel duygular yaşayabildikleri ve utanç duygusuna sahip olmadıkları söylenebilir. Ayrıca korkuları da düşük düzeydedir. Kötü bir şey olmasını bekleyen insanlar, örneğin hafif bir elektrik şoku beklentisinde olanlar deneylerde beyin aktivitelerinde artış gösteriyorlar. Normal insanlarda aynı zamanda ter bezleri de bu deneylerde aktif hale geçiyor. Ancak psikopat deneklerde beyin aktivitesi görülmüyor ve ter bezleri gibi tepkiler ortaya çıkmıyorlar.

Sorumsuz davranan

Psikopatlar temel olarak sorumluluk alamıyorlar ve genelde başkalarına suç atmayı seviyorlar. Köşeye sıkıştıklarında suçu üstlenebiliyorlar ancak bu durum herhangi bir utanca sebep olmuyor ve ayrıca gelecekte davranışları da değişmiyor.

Samimi olmayan şekilde konuşan

Samimi olmayan konuşmalar, doğrucu olmamak, patolojik yalan söyleme alışkanlıkları gibi şeyler psikopatlar arasında görülüyorlar ve ayrıca her konuşmayı kendi bencil amaçlarına döndürme eğiliminde olabiliyorlar. Dolayısıyla başkaları için yalnızca tatmin veya kar için birlikte oluyorlar.

Sosyopat genç bir kadının babası ile yapılan görüşmelerde, babanın kızını anlamakta zorlandığı belirtiliyor. Kızın kötücül olmamasına karşın kolayca yalan söyleyebildiği ve bununla kendi zihninde tamamen barışık olduğu belirtiliyor. Psikopatların aynı zamanda metaforları ve soyut kelimeleri algılamakta zorlandıkları da belirtiliyor.

Kendine aşırı güvenen

Sosyopatlarda kendi değerlerine dair aşırı bir duyu vardır. Bu nedenle kendilerine karşı özgüvenleri çok yüksektir ve övünmeyi sevebilirler.

Dikkat sorunları yaşayan

Psikopatideki temel eksiklerden bir tanesi tepki modülasyonudur. Çoğumuz kendimizi bir işe kaptırdığımızda, bu aktiviteyi değiştirebilir veya tepkimizi düzenleyebiliriz ve bu durum iş başladıktan sonra çevreden gelen bilgilere göre düzenlenir. Psikopatlarda bu yetenek yoktur ve bu nedenle dürtüsel hareket ederler. Ayrıca pasif kaçınganlık ve duyguları işlemekte zorlanma gibi özellikler ile birlikte görülür.

Onlarda üstten gelen dikkat istemli olurken, alttan gelen dikkat istemsiz şekilde olur. Ancak alttan gelen dikkat geçici olarak üstten gelene baskın çıkabilir. Örneğin çevremizdeki bir hareket o an dikkatimizi kendine çekebilir. Psikopatlarda ise üstten gelen dikkat çok baskındır. Örneğin koşan bir hayvanı kovalayan bir avcı, bir anda görüşüne giren başka bir kuş nedeniyle dikkatini ona çevirebilir. Psikopatlarda ise bu süreç böyle işlemez ve dikkat o kadar nesneye daralmıştır ki, çevresel uyaranlar etki göstermezler.

Bencil davranan

Psikopatlar patolojik düzeyde ego merkezcildirler ve aynı zamanda parazitik bir yaşam tarzına sahip olabilirler. Başkalarını sevmeye tamamen yeteneksiz olabilirler.

Gelecek planları kurmakta zorlanan

Psikopatlar herhangi bir yaşam planını takip etmekte zorlanabilirler. Gerçekçi uzun vadeli planları yoktur.

Şiddet gösteren

Yanlış giden işlere karşı toleransları çok düşüktür ve ayrıca içlerindeki agresyonu hızlıca dışarı atmak istediklerinden şiddete başvurabilirler. Anti sosyal kişilik bozukluğunda da sinir hali, agresiflik, fiziksel kavgalara eğilim gibi özellikler vardır.

Kaynak: psychologytoday

İlginizi çekebilir: Romantik ilişkilerde hemen fark edilemeyen kırmızı bayraklar

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale