X

Psikolojik rahatsızlıklara isim veren masal kahramanları

Çocukken size anlatılan masalların ya da izlediğiniz çizgi filmlerin karakterlerini hatırlarsınız, büyümeyen çocuklar, uyanmayan prensesler gibi pek çok karakter anımsayacaksınız… Peki, bu karakterlerin isimleriyle anılan psikolojik bozukluklar ya da kişilik bozuklukları olduğunu biliyor muydunuz? Psikolojik rahatsızlıklara isim veren masal kahramanları ile tanışacağınız bir yolculuğa hazır mısınız?

Peter Pan Sendromu

Peter Pan, Disney’in büyümeyen çocuğu. Eğer hayatınızdaki herhangi biri için bu tanımı kullanıyorsanız, bu kişide Peter Pan Sendromu olabilir. Bu durum Dünya Sağlık Örgütü tarafından resmi olarak kabul edilmiş olmasa da, bazı araştırmalar, durumun var olduğunu göstermiş. Sendrom, duygusal yönden gelişmemişlik ve sorumluluk almaktan kaçınma özellikleriyle kendini gösteriyor ve erkeklerde, kadınlara oranla daha yaygın.

Uyuyan Güzel Sendromu

Uyuyan Güzel, 16 yaşındayken eline batan çıkrık iğnesiyle derin bir uykuya dalan ve yıllar sonra prensin öpücüğüyle uyanan bir prenses. Gerçek hayattaki Uyuyan Güzel’ler ise, nörolojik bir bozukluk olan, uzun süreli uykularla ve davranış değişiklikleriyle kendini gösteren Klene-Levin sendromundan muzdarip olabilecek kişiler.

Klene-Levin vakalarında, hastalar genellikle uyuşuk hissedip, günün büyük bir kısmını uyuyarak geçirirler ve sadece yemek yemek veya tuvalete gitmek için uyanırlar. Aylarca sürebilen bu durum, kişinin iş ya da okula gitmek gibi uzun süre devam etmesini gerektiren konularda başarısız olmasına neden olabilir.

Rapunzel Sendromu

Rapunzel Sendromu, genelde psikiyatrik bozukluk görülen kişilerde ortaya çıkan ve saç yemekle sonuçlanan, trikofaji olarak da bilinen bir bağırsak rahatsızlığıdır. Hastaların yıllar içinde yedikleri saçlar, midelerinde ya da ince bağırsaklarında birikerek büyük bir yumak haline gelir. İnsan vücudu saçı sindiremediği için, trikobezoar denen bu yumağın cerrahi müdahaleyle alınması gerekir.

Oldukça nadir görülen Rapunzel Sendromu, şimdiye kadar sadece 24 kez rapor edilmiş. Eğer mideniz yeterince güçlü değilse, fotoğraflarına bakmak istemeyebilirsiniz.

Bambi Kompleksi

Annesi vurularak öldürülen küçük sevimli ceylan Bambi’nin ismini alan bu kompleks de resmi olarak tanınmıyor. Bambi Kompleksi’nden muzdarip kişiler, oldukça duygusal olmalarının yanı sıra, vahşi doğa ve hayvanlar konusunda oldukça duyarlı oluyorlar. Avlanmak, yangınlar ve hayvanlara kötü davranılması, bu kişilerin en büyük sıkıntı kaynağı.

Sindrella Kompleksi

Annesi ve üvey kız kardeşleri balolara giderken, evi süpürüp yemek hazırlamak zorunda olan Sindrella da, hepimizin tanıdığı masal kahramanlarından. Sindrella Kompleksi genellikle kadınlarda, duygusal ve maddi konularda erkeklere aşırı bağlı olma durumudur. Bu kişilerin en büyük arzusu genellikle beyaz atlı prens tarafından kurtarılmaktır.

İlk kez 1981 yılında Collette Downing tarafından bahsedilen durum, resmi olarak psikolojik bir bozukluk olarak tanınmıyor olsa da, bu komplekse sahip kadınların nasıl hissettiklerini anlamalarına yardımcı olabilir.

Kaynak
MentalFloss

İlginizi çekebilir: Bilimin kabul ettiği kişilik bozuklukları ve özellikleri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale