X

Psikolojide umut kavramı: Motivasyonunuzu ve umut seviyenizi yükseltmek için 5 öneri

Hayatta başınıza gelen zorluklar esnasında, size hayata devam etme gücü veren en temel duygu nedir?” diye sorsam eminim çoğunuzun cevabı umut olur. Evet, insanı harekete geçiren, hedeflerine ulaşması için itici güç görevi gören, her şeyin düzeleceğine dair olan inancımızı körükleyen en önemli duygulardan biri umuttur. Staats ve Stassen’e (1985) göre umut; olumlu gelecek beklentilerinin olumsuz gelecek beklentileri üzerinde hakimiyet kurmasıdır. Umut kişinin dünyaya olan güvenini ve hayatın yaşamaya değer olduğu yönündeki düşüncesini kapsayan bir durumdur (Zournazi, 2004). Umut geleceğe dair pozitif duygu ve beklentiler içinde olmaktır. Psikolojide umut kavramının önde gelen isimlerinden biri olan Snyder ise umudu çok şairane bir şekilde tanımlamıştır; umut zihnin gökkuşağıdır (2002).

Umudun ruhsal ve fiziksel sağlığımız, motivasyon düzeyimiz ve yaşam kalitemiz üzerinde pozitif etkisi vardır. Snyder ve arkadaşları (2002) umut düzeyi yüksek olan üniversite öğrencilerinin üniversiteden mezun olma oranlarının, düşük umut düzeyli üniversite öğrencilerinin mezun olma oranlarından yüksek olduğunu bulmuştur. Bu gibi araştırmaların da bize gösterdiği gibi umut hedeflerimize ulaşmamızda bize yardımcı olan bir duygudur. Umut kendimize olan güvenimizi tazeler ve bize başarma gücü verir. Umut her ne kadar sadece bir duygu olarak düşünülse de, bu kavramın bir de bilişsel boyutu vardır. Önce Bloch (1954-1959) daha sonra da Snyder, umudun biri duygusal, diğeri de bilişsel olmak üzere iki boyuta sahip olduğunu belirlemiştir. Umudun bilişsel boyutu bireyin hedefe yönelik planlar yapması, gerektiği zaman bu planların gözden geçirilmesi, değiştirilmesi ve esnetilmesi için oldukça önemlidir (Karaca & Kandemir, 2016).

Umuda yönelik çalışmalar özellikle pozitif psikolojiyle birlikte artmıştır. Pozitif psikolojiye göre umut kişinin motivasyonunu besleyerek onun davranışlarını etkileme konusunda önemli bir rol oynamaktadır (Kenny ve ark.2010). Umut bir motivasyon kaynağı olmasının yanı sıra fiziksel hastalıkların önlenmesinde, ortaya çıkarılmasında ve tedavisinde de önemli rol oynamaktadır (Irwing, Snyder & Crowson, 1998; Snyder, Irwing & Anderson, 1991).

Peki umut seviyenizi yükseltmek için neler yapabilirsiniz?

Umut günlüğü tutun

Kendinize kırtasiyeciden sevdiğiniz bir defter alın. Defterinize1 ay boyunca hayatınızdaki zorlukları ve bu zorlukların üstesinden nasıl geleceğinize dair olan umutlarınızı yazın.

Umut dolu insanlarla arkadaşlık edin

Mutluluk ve umut seviyemiz biraz da arkadaş çevremizle ilişkilidir. Eğer etrafınız her daim size umutsuzluk aşılayan insanlarla çevriliyse, belki de artık kendinize yeni arkadaşlar bulma zamanı gelmiş demektir. Unutmayın, umut da dahil insan duyguları bulaşıcıdır. Başkalarının umutsuz dünya görüşünü kendi üstünüze almayın.

Umudun bir yaşam tarzı olduğunu iyice özümseyin

Birçok insan için umut, sadece hayatın zorluklarıyla karşılaştıkları zaman kullandıkları gelip geçici, pasif bir duygudur. Oysa umut bundan daha fazlasıdır. Siz umudu hayatınızın her alanında size destek veren bir güç olarak görmeye başladığınızda, umut aktif ve kalıcı bir duygu haline gelecektir. Umudun gücünden sadece zorluklarla karşılaştığınızda faydalanma huyunuzdan vazgeçin ve umut dolu olmayı bir yaşam tarzı haline getirin.

Daha önce başardıklarınızı listeleyin

Kendinizi umutsuz hissettiğiniz zaman benzer konulardaki geçmiş başarılarınızı aklınıza getirin. Diyelim öğrencisiniz ve bir dersten zayıf not aldınız. Daha önceki başarılı notlarınızı hatırlayın. Daha önce yaptıysanız yine yapabilirsiniz.

Umut dolu filmler seyredin

Eğer çevrenizde size umut duygusu aşılayacak kişiler yoksa, filmlerin insana ilham verebilme gücünden yararlanın ve umut dolu filmler seyredin. Umut dolu filmlere örnekler: Forrest Gump, The Pursuit of Happyness ve Akeelah and the Bee.

Hayatından memnun olan insanlar umut düzeyi yüksek insanlardır. Sizlere zihninizdeki gökkuşağının her daim var olduğu günler diliyorum. Bu arada size bir eğitim haberim var. WhatsApp ya da FaceTime üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için rsolaker@gmail.com adresine yazabilirsiniz. Hayatı güzelleştirmeyle ilgili psikoloji egzersizlerini ise @ranakutvan Instagram hesabımdanrsolaker@gmail.com  paylaşıyorum.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynaklar:
Bloch, Ernst, Umut İlkesi I, (Çev. Tanıl Bora), İletişim Yayınları, İstanbul 2013.
Irving, L. M., Snyder, C. R., & Crowson, J. J., Jr. (1998). Hope and coping with cancer by college women [Üniversiteli kadınlarda umut, ve kanserle başaçıkma]. Journal of Personality, 66(2), 195-214.
Karaca, F., Kandemir, F. (2016). Karaca-Kandemir Umut Ölçeği (KKUÖ). Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 9 (2016), ss. 7-34.
Kenny, Maureen E., Walsh-Blair,, Lynn Y. Blustein, David L., Bempechat, Janine, Seltzer, Joanne, “Achievement Motivation Among Urban Adolescents: Work Hope, Autonomy Support, and Achievement-Related Beliefs”, Journal of Vocational Behavior, 77, 2010, ss. 205-121.
Staats, S., & Stassen, M. A. (1985). Hope: An affective cognition. Social Indicators Research, 17, 235–242.
Snyder, C. R., Irving, L. M., & Anderson, J. R. (1991). Hope and Health [Umut ve Sağlık]. C. R. Snyder, & D. R. Forsyth (Ed.), Handbook of social and clinical psychology: The health perspective (Sosyal ve klinik psikoloji el kitabı: Sağlık bakış açısı, s.285-305). Elmsford, NY: Pergamon Press.
Snyder, C. R. (2002). Hope theory: Rainbows in the mind. Psychological Inquiry, 13, 249-275.
Snyder, C.R., Shorey, H.S., Cheavens, J., Pulvers, K.M., Adams, V.H., III, & Wiklund, C. (2002). Hope and academic success in college. Journal of Educational Psychology, 94, 820–826.
Zournazi, M. (2004). Umut değişim için yeni felsefeler (çev. U. Abacı). İstanbul:Literatür.

İlginizi çekebilir: Psikolojik dayanıklılık: Neden bazılarımız zor koşullara daha kolay uyum sağlar?

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale