X

Profesyonel bir yaşam koçu ile çalışmanın en önemli getirisi nedir?

Yaptığım iş ile ilgili sanıyorum ki beni en çok mutlu eden nokta, birlikte çalıştığımız insanlardan koçluk süreçleriyle ve hayatlarına etkileriyle ilgili içtenlikle ve kendiliğinden gelen yorumlar duymak oluyor. Profesyonel koçluk eğitimlerine başlamadan önce çok araştırmıştım, dolayısı ile koçluğun ne olduğu hakkında bir fikrim vardı. İtiraf etmem gerekir ki aslında yanılıyormuşum. O zamandan beri profesyonel koçluk hakkında konuştuğum herkese koçluğun, deneyimlemeden ne olduğunun tam olarak anlaşılabilecek bir süreç olmadığını söylüyorum. Bunun yanında, kendi hayatında böyle bir desteğe ihtiyacı olabileceğini düşünen, ancak ne olduğunu bilmeyen veya emin olamayan kişiler için de koçluğun ne olduğuna ve koçluğun faydalarına değinmek isterim.

Kişisel deneyimime dayanarak şunu paylaşmak isterim ki, bir koçluk ilişkisinin en önemli getirisi kişiye merakla, yargılanmadan, samimiyetle dinleneceği bir alan yaratmasıdır. Öyle ki, odağın yalnızca sizde olduğu bu zaman diliminde sesli düşünmek, sorgulamak ve kimi zaman zorlanmak süreç içerisinde pek çok kilidin anahtarını bulmanıza destek olur. Einstein’in sevdiğim bir sözü var, “Bir problemi, onu ortaya çıkaran bilinç düzeyi ile çözemezsiniz” der. Burada koçun varlığı size sizi yansıtır, bakış açınızı fark etmenizi sağlar ve gerekirse değiştirmenize destek olur.

Öncelikle koç sıfatının günümüzde pek çok farklı alanda kullanımına şahit oluyoruz. Spor hocalarına, beslenme danışmanlarına, insanların ellerine belli bir alanda yönergeler verip bunları yapıyor mu, yapmıyor mu takip eden kişilere dahi koç deniyor. Ancak, benim burada bahsedeceğim koçluk, profesyonel koçluk olacak. Koç kelimesi TDK tarafından “kişilerin liderlik veya yöneticilik özelliklerini, becerilerini geliştirmeye yönelik, belli bir amacı hedefleyerek daha etkili sonuçlara ulaşmasını sağlamak için çalışan kimse” olarak tanımlanır. ICF (Uluslararası Koçluk Federasyonu) ise koçluğu, “günümüzün belirsiz ve karmaşık ortamlarında özellikle önemli olan, kişisel ve mesleki potansiyeli en üst düzeye çıkarmak için ilham veren, düşünmeye teşvik eden ve yaratıcı bir süreçte müşteri ile ortaklık ilişkisi” olarak tanımlar.

Diyebilirsiniz ki ne konuşuyoruz peki koçluk seanslarında? Çok basitçe cevaplamam gerekirse, size ve hayatınıza dair siz ne konuşmak istiyorsanız onu konuşuyoruz aslında. Örnek vermek gerekirse; ulaşmak istediğiniz hayal ve hedefleriniz, bu yoldaki engelleriniz, hayatınızı nasıl daha mutlu, dengeli ve doyumlu yaşayabileceğiniz, hayatınızdaki karmaşayı azaltıp bir düzene koymak isteğiniz, hoşlanmadığınız veya rahatsız olduğunuz bir alışkanlığınız/huyunuz, dönüm noktasında olduğunuzu düşündüğünüz zamanlar, çözümleyemediğiniz konular, alamadığınız veya alıp da uygulamaya geçiremediğiniz kararlar, düzeltmek istediğiniz ilişkiler… Bunların hepsi koçluk alarak çözümleyebileceğiniz konulardır.

Ben kimim? Gerçekten ne istiyorum? Nasıl biri olmak istiyorum? Hayattan ne bekliyorum? Ulaşmak istediğim hedefler, benim gerçek amacıma hizmet ediyor mu? Bunlar günlük hayatta düşünmeye genellikle vakit ayırmadığımız, ama yönümüzü belirlememize destek olacak önemli sorular. Bu yüzden kendini daha iyi tanımak, anlamak ve gelişmek isteyen herkes koçluk desteği alabilir.

Koçluk ilişkisi kişiye neler kazandırmayı hedefler?

  • Düşünceleri netleştirmek ve farkındalık kazandırmak.
  • Kişinin tarafsız ve yargısız dinlenildiği bir ortam yaratmak.
  • Güçlü yönlerin keşfedilmesini sağlamak.
  • Doğru sorularla farklı bakış açıları kazandırmak.
  • Mutlu ve başarılı yaşama becerisini artırmak.
  • İhtiyaç duyulan kaynakları ortaya çıkarmak.
  • Kişinin adım atmasına destek olmak.
  • Özgüven geliştirmek.
  • Kendi gözlemleri ile kişinin amacına giden yöntemi belirmesine yardımcı olmak.
  • Düşünceleri harekete geçirerek çözüm üretme sürecini tetiklemek ve dönüşümü gerçekleştirmek.
  • Kişiye, bilmediği yönleriyle kendini tanıtmak.

Sorularınızı iletmek ve daha fazla bilgi almak için beyza@dorecoaching.com adresinden iletişim kurabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Gelecekte ne yapmak istediğinizi bilmiyor musunuz: Paniğe kapılmadan tutkularınızı keşfetmek

Beyza Turan: Profesyonel olarak yaşam koçu, amatör olarak yazarım. “Bu hayatı nasıl daha iyi yaşarım?” sorusuna kafayı takmış biri olarak öğrendiklerimi paylaşmayı çok önemsiyorum. İlgi alanlarım arasında olan duygu, davranış, bilinçaltı, motivasyon ve ilişkiler konularında okumayı, konuşmayı ve yazmayı çok severim. Geçmişimden kısaca bahsetmem gerekirse; Koç Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği okudum ve Uluslararası İşletme yüksek linans programını tamamladım. İş hayatımda Google, Facebook (Londra) ve Adphorus şirketlerinde çalıştım. Daha sonra kendi kişisel gelişimimi de önceliklendirerek, profesyonel koçluk eğitimimi tamamladım ve Dore Coaching’i kurarak danışanlarıma destek vermeye başladım. Dilerseniz bir selam vermek veya sorularınızı iletmek için bana @dorecoaching Instagram hesabı üzerinden ulaşabilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale