Üretkenlik tuzağından çıkmak için uygulayabileceğiniz 6 strateji

Sürekli meşgul olduğunuzu hissediyor ama bir türlü işlerinizi yetiştiremediğinizi mi düşünüyorsunuz? Meşgul olmanıza rağmen hep daha fazlasını yapmanız gerektiğini mi hissediyorsunuz? Eğer bu sorulara olumlu cevap veriyorsanız productivity trap yani üretkenlik tuzağına düşmüş olabilirsiniz. Bu yazımızda, üretkenlik tuzağının ne olduğunu ve bu deneyimle nasıl mücadele edebileceğinizi sizler için kaleme aldık.

Üretkenlik tuzağı nedir?

Pek çok insan, farkında olmadan üretkenlik tuzağına düşüyor. Productivity trap olarak bilinen bu durum, görevlerimizi tamamlamamıza rağmen gün sonunda aslında önemli hiçbir şey başarmamışız gibi hissetmemize yol açıyor.

Productivity trap, modern yaşamın ve kesintisiz bildirimlerin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Sosyal medya, e-postalar, mesajlar ve aramalar, sürekli çevrim içi kalmamıza neden oluyor. Bununla birlikte, kıyaslama dürtüsü de bu durumu doğurabiliyor; sosyal medyada başkalarının sürekli bir şeylerle ilgilendiklerini görünce kendimizi yetersiz hissedebiliyoruz. Aynı zamanda, benliğe ve diğer insanlara ‘’hayır’’ diyememek de zihinsel yükü artırarak üretkenlik tuzağını besleyebiliyor.

Daha çok şey yapmak, daha başarılı olmak anlamına gelmiyor. Çok fazla şeyle ilgilenmeye çalışmak ve sürekli meşgul olmak, daha fazla strese ve daha az odaklanmaya yol açıyor. Ayrıca, bu durum geride kalmışlık hissine de sebep oluyor. Bu nedenle, productivity trap karşısında bazı adımların atılması büyük bir önem taşıyor.

Üretkenlik tuzağının belirtileri

Bu deneyimin en kritik belirtisi gün boyu meşguliyetle gelen daha az başarılı olma durumu; gün içinde sürekli görevler arasında geçiş yaparak kendinizi hep meşgul tutuyorsanız zihninizi bunalmaya ve tükenmeye mahkum edersiniz. Çok sık görev değiştirmek, derinlemesine odaklanmanın önüne geçer ve aklınızda tutmanız gereken çok fazla şey varmış gibi hissetmenize yol açar. Bu durum sonucunda da hiçbir işinize yeteri kadar odaklanamazsınız.

Productivity trap, aynı zamanda kolay günlerde bile zihinsel olarak tükenmiş hissetmeye neden oluyor. Bu deneyim, zihinsel enerjiyi azaltarak kötü kararlar verilmesine yol açıyor. Bununla birlikte, sürekli multitasking yapıyorsanız yani aynı anda birden fazla görevle ilgileniyorsanız da üretkenlik tuzağında olduğunuzu söyleyebiliriz. Uzmanlar, multitaskingin üretkenliği ciddi oranda düşürdüğünü vurguluyor.

Motivasyon ve yaratıcılık eksikliği de productivity trap deneyiminin belirtileri arasında bulunuyor. Zihin sürekli üretim halinde olduğunda yeni fikirler geliştirmek için gerekli boş alana sahip olamıyor. Ayrıca, productivity trap gerekli işleri tamamladığınız hissiyatının da önüne geçiyor. Kısacası, bu tuzak yüzünden görevlerinizi bitirmiş olsanız bile hiçbir zaman yeterli gibi hissedemiyorsunuz.

Üretkenlik tuzağıyla nasıl başa çıkabilirsiniz?

Eğer yukarıdaki belirtileri deneyimlediğinizi düşünüyorsanız aşağıdaki pratikleri uygulama vaktiniz gelmiş demektir.

Günlük üç önceliğinizi belirleyin

Yapılacaklar listeniz dolup taştığı zaman önceliklerinizi göz önünde bulundurmaya odaklanın. Her sabah ilk iş olarak üç tane görevi içeren bir öncelik listesi oluşturun. Bu listede o gün mutlaka yoğunlaşmanız gereken en önemli üç görevi toplayın. Ne olursa olsun bu üç göreve gün içinde odaklanacağınıza dair söz verin. Bu görevleri bitirdikten sonra, diğer işlere geçiş yapabilirsiniz.

Bu pratik, yönünüzü geri kazanmanızı sağlayabilir ve görevler arasında atlamanızı engelleyebilir. Aynı zamanda, yapılacak listeniz bunaltıcı ve asla bitmeyen bir döngüye girmekten uzaklaşır. Kısacası, öncelik listesiyle kaos yerine netlikten beslenebilirsiniz.

Odak blokları kullanın

Bazı insanlar günün erken saatlerinde daha üretken hissederken bazıları da akşamları daha üretken olduğunu düşünebiliyor. Bu doğrultuda, günün hangi diliminde daha odaklanmış ve verimli olduğunuzu belirleyerek işe koyulabilirsiniz.

En verimli olduğunuzu düşündüğünüz zamanı 60-90 dakikalık odak bloklarına ayırın. Bu bloklar esnasında yapılacaklar listenizdeki görevlere yoğunlaşın. Ayrıca, çalışmaya kısa molalar vererek de zihninizi dinlendirmeyi unutmayın. Eğer 60-90 dakikalık blok sizin için çok uzunsa Pomodoro tekniğini deneyebilirsiniz; bu teknik esnasında, 25 dakika çalışmalısınız ve 5 dakika mola vermelisiniz.

2023’te yayınlanmış olan bir araştırma, önceden belirlenmiş düzenli molaların yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve motivasyon düşüklüğünü önleyebildiğini gösteriyor. Bu bulguyu baz alarak odak blokları kullanıp üretkenlik tuzağından çıkabilirsiniz ve erteleme alışkanlığından kurtulabilirsiniz.

Tek görev anlayışını benimseyin

Multitasking dürtüsünü arkanızda bırakarak belirli bir süre içinde yalnızca tek bir göreve odaklanın. Bu süre içinde bildirimlerinizi kapatın ve telefon gibi objelerden uzaklaşın. Bu sayede, dikkat dağıtıcı unsurların zamanınız ve enerjiniz üzerindeki etkisini sınırlandırabilirsiniz.

Aynı zamanda, tek bir göreve odaklandığınızda zamanlayıcı kullanabilirsiniz. Örneğin, bir belgeyi hazırlamak için kendinize 2 saat tanıyabilirsiniz ve bu süreyi zamanlayıcı aracılığıyla somut hale getirebilirsiniz. Kendinize net bir zaman sınırı koyarak odaklanma duygusunu besleyebilirsiniz ve beklediğinizden daha kolay bir şekilde derin bir akışa girebilirsiniz.

Beyninizi boşaltın

Productivity trap etkisini göstermeye başladığı zaman brain dump yöntemini uygulayabilirsiniz. Bu yöntemi uygularken her haftanın sonunda birkaç dakikanızı ayırıp zihninizdeki her şeyi bir kağıda veya dijital ortama dökmelisiniz. Bu şeyler sorumluluklarınız, endişeleriniz veya hatırlamanız gerekenler olabilir. Daha sonra, yazdığınız şeyleri acil, önemli ve bekleyebilir şeklinde kategorilere ayırın. Bu sayede, aynı anda yapmaya çalıştığınız şeyleri görselleştirebilirsiniz. Bu görselleştirme, anlık dikkatinizi gerektiren şeylere dair genel bir görünüm sağlayabilir. Bu da üzerinizdeki baskıyı ve bunalma hissini azaltabilir.

Bilinçli bir şekilde dinlenin

Boş bir kuyudan su çekemeyeceğiniz gibi enerjisi düşük bir zihinden de yaratıcı olmasını bekleyemezsiniz. Bu nedenle, zihinsel enerjinizi yükseltmek ve ilham almak adına kendinizi iyi hissettiren ve dinlenmenize yardımcı olan aktivitelere zaman ayırmalısınız. Bu aktiviteler arasında kitap okumaktan doğada yürüyüş yapmaya kadar her şey bulunabilir.

Dinlenerek bilişsel esnekliğinizi geri kazanabilirsiniz ve beyninizin yeni fikirler üretmesi için bağlantı kurmasına olanak tanıyabilirsiniz. Dinlenmenin bir lüks değil de hem fiziksel hem de zihinsel bir ihtiyaç olduğunu kabul etmelisiniz.

Yapıldı listesi tutun

Productivity trap deneyimini sonlandırmak için sadece kalan işlere odaklanmamalısınız. Bir başka deyişle, başardığınız şeyleri de göz önünde bulundurmalısınız. Devam etme motivasyonunuzu artırmak için tamamladığınız şeyleri yazabilirsiniz. Başardıklarınızı içeren bir yapıldı listesiyle zamanınızı nasıl harcadığınızı net bir şekilde görebilirsiniz. Bununla birlikte, bu listenin kaydettiğiniz ilerlemeyi de gözler önüne serdiğini belirtmek istiyoruz.

Sonuç olarak, gerçek üretkenliğin bir sürü işi bir güne sığdırmak olmadığını algılamalısınız. Gerçekten üretken olabilmek için odaklanma beceriniz, enerjiniz ve niyetiniz arasında denge kurmalısınız.

İlginizi çekebilir: Hobilerimiz üretken olmak zorunda mı?

Uplifers
Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!