X

Probiyotiklerle ilgili doğru bilinen yanlışlar

Probiyotik konusu gün geçtikçe tüketicilerin daha çok kafasını karıştırıyor. Market reyonlarında probiyotik içeren ürünlerin sayısı arttıkça, bu ürünlerle ilgili doğru karar vermek zorlaşıyor.

Boston’daki MassGeneral Çocuk Hastanesi’nde kamu sağlığı üzerine çalışmalar yapan Pediyatri Profesörü Dr. Patricia Hibberd, probiyotiklerin kullanımı, faydaları ve sağlık açısından önemiyle ilgili ciddi bir kafa karışıklığı olduğunu söylüyor. Profesör Hibberd’e göre probiyotiklerle ilgili kafa karışıklığının en önemli nedeni reklamlar. Probiyotik içeren hiçbir gıda madderinin belli bir hastalığı önlediği ve tedavi ettiği kanıtlanmış değil, ancak üreticiler probiyotiklerle ilgili genel sağlığa dair pek çok iddiada bulunabiliyor. Örneğin gıda üreticileri probiyotik içeren ürünleri için “sindirime yardımcı olur” ifadesini kullanıyor. Ancak burada neyin kastetildiği tam olarak belirtilmiyor.

İlgili yazı: Mutfağınızda bulunması gereken süper besinler ve sağlığınıza faydaları

Uplifers olarak probiyotiklerle ilgili doğru bilinen yanlışları derledik:

1. Yanlış: Tüm probiyotikler temelde aynıdır

Profesör Hibberd, bunun tamamen yanlış olduğunu söylüyor. Bazı probiyotikler tek yapılı, bazıları çoklu yapılı olabiliyor. Aynı probiyotik türleri içinde bile farklı yapıda olanlar bulunabiliyor. Yüzlerce probiyotik türünün sağlık üzerindeki etkileri farklı oluyor. Bu konudaki çalışmalar henüz tamamlanmadığı için, bu etkileri bilmek de mümkün değil.

Probiyotikleri ilaç gibi görmek yanlış, probiyotikler ilacın bir tamamlayıcısı olarak düşünülebilir.

2. Yanlış: Probiyotikler ilaç yerine kullanılabilir

Bazıları doğal tedavi yöntemlerini tercih etmeyi seviyor. Ancak probiyotikleri ilaç gibi görmek yanlış, probiyotikler ilacın bir tamamlayıcısı olarak düşünülebilir. Profesör Hibberd de “Hiçbir zaman hastalarıma ilacı kesip probiyotik kullanımına geçmelerini söylemem” diyor. Bunun yerine insanların probiyotikleri mevcut tedavi programlarına ek olarak kullanması gerekiyor.

İlgili yazı: Kefir ve yoğurt hakkında her şey: Hangisi daha sağlıklı?

3. Yanlış: Gıdaların ve ek besinlerin ambalajlarında gerçek mikrop ölçümleri yer alıyor

Bunun her zaman böyle olduğunu söylemek mümkün değil. Gıda paketlerinin üzerindeki etiketler tüketicilere o gıdanın içinde ne kadar bakteri olduğunu söylemez, bunun yerine söz konusu gıdanın “canlı bakteri” veya “canlı kültür ürünü” barındırdığını belirtir. Profesör Hibberd de probiyotik içeren ürünlerin gerçek mikrop hesaplamalarının her zaman etiketlerinde belirtilmediğini söylüyor. Bazı ürünlerin üzerinde, üretim tarihindeki canlı mikrop hesaplamaları yer alabiliyor ancak bu da paketleme, nakliye ve satış sürecinse değişkenlik gösterebiliyor.

4. Yanlış: Birçok yoğurt iyi bir probiyotik kaynağıdır

Profesör Hibberd, üzerinde yoğurt yazdığı için o ürünün probiyotik kaynağı olduğunu düşünmenin yanlış olduğunu söylüyor. Bazı yoğurtların içinde milyonlarca iyi bakteri bulunuyor. Ancak hepsi böyle değil.

İlgili yazı: Mehmet Öz’ün alışveriş listesi

5. Probiyotik tüketmek soğuk algınlığını önlemenize yardımcı olur

İnsanlar zaman zaman probiyotiklerı bağışıklık sistemini güçlendirmek ve hastalıklardan korunmak için tüketiyor. Probiyotiklerin soğuk algınlığının önlenmesine yardımcı olduğunu söyleyen birkaç araştırma var ancak bunu destekleyen ciddi sonuçlar olduğunu söylemek mümkün değil. Profesör Hibberd de bu konuda yeterince kanıt olmadığının altını çiziyor ve probiyotiklerle ilgili daha fazla araştırma yapılması gerektiğini işaret ediyor.

Kaynak:
LiveScience

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale