X

Probiyotik ve prebiyotik arasındaki fark nedir?

Bağırsaklar vücuttaki diğer organların işlevini etkileyebildiği için genel sağlık ve zindelik açısından bağırsak sağlığı büyük bir önem taşıyor. Bağırsakların bu kritik rolünden ötürü onları çeşitli yöntemlerle desteklemek gerekiyor. Bu destek sürecinde de probiyotik ve prebiyotik olarak bilinen iki kavram ön plana çıkıyor. Bu kavramlar genellikle birbirleriyle karıştırılıyorlar ve bu durum sonucunda da bağırsak sağlığı açısından bilinçli adımlar atmak zorlaşıyor. Bu yazımızda, probiyotik ve prebiyotik arasındaki farklı açıklayarak bağırsak sağlığı konusundaki farkındalığınızı artırıyoruz.

Probiyotik nedir?

Probiyotik ve prebiyotik arasındaki farkı açıklamadan önce bu iki kavramı kısaca anlatmak istiyoruz. Probiyotik, sindirim sistemine fayda sağlayan canlı mikroorganizma olarak biliniyor. Çeşitli besinlerin ve takviyelerin içinde bulunan bu bakteriler, vücuda alındıkları zaman bağırsaklara yerleşebiliyorlar ve çoğalıyorlar. Bu üreme sayesinde de bağırsaklar sağlıklı kalıyor.

Probiyotikler, sindirimi sağlayan enzimleri aktif hale getiriyor ve çeşitli sindirim problemlerini engelliyor. Ayrıca, bu mikroorganizmalar gaz, şişkinlik ve mide rahatsızlığı gibi durumların belirtilerini de azaltabiliyor. Bu faydalardan ötürü probiyotikler ‘’iyi bakteriler’’ olarak da tanımlanıyor.

Prebiyotik nedir?

Prebiyotikler, sindirilemeyen lifler olup bağırsaklardaki faydalı bakteriler için besin görevi görüyor. Kısacası, probiyotiklerin bağırsak sağlığını desteklemesi için prebiyotiklerin vücuda girmesi gerekiyor. Bu özelliklerinden ötürü, prebiyotikler ‘’besin kaynağı’’ olarak tanımlanıyor.

Prebiyotikler, iyi bakterileri destekleyerek vücudu zararlı mikroorganizmalardan koruyorlar. Buna ek olarak, bu besin kaynakları kan şekerini düzenliyor ve sindirim sağlığıyla birlikte kemik ve beyin sağlığına da iyi geliyor. Ayrıca, bağırsak zarındaki hücreleri koruyabilen prebiyotiklerin kalsiyum ve magnezyum gibi minerallerin emilimini hızlandırarak bu maddelerin vücuttaki etkinliğini yükselttiklerini de belirtmek istiyoruz. Uzmanlar, bu besin kaynaklarının bağırsak hareketliliğini artırarak kabızlık gibi sorunların önüne geçtiğini de ifade ediyorlar. bu kaynaklar, aynı zamanda antibiyotik kullanımından ötürü açığa çıkan sindirim problemlerini de engelleyebiliyor.

Probiyotik ve prebiyotik arasındaki fark

Yukarıda da açıkladığımız gibi, probiyotikler bağırsaklarımızdaki faydalı mikroogranizmalar olarak tanınıyor. Prebiyotikler ise bu iyi mikroorganizmaların tükettiği besinler olarak biliniyor.

Prebiyotikler, faydalı bakterilerin gelişmesine yardımcı olurken probiyotikler mikrobiyoma yani mikroorganizmaların sahip olduğu genetik materyale daha fazla faydalı canlı ekliyor.

Probiyotikler ve prebiyotikler birbirlerini tamamladıkları için her ikisinin de düzenli olarak vücuda alınması gerekiyor. Vücuda giriş yapan prebiyotik miktarının azalması sonucunda bağırsaklardaki faydalı bakterilerin sayısı da azalıyor. Bu nedenle, aşağıda bahsettiğimiz gıdaları düzenli olarak tüketerek vücudunuzdaki prebiyotik ve probiyotik miktarını dengede tutmaya özen göstermelisiniz.

Hangi gıdalarda probiyotik ve prebiyotik bulunur?

Prebiyotikler ve probiyotikler çok fazla gıdanın içinde yer alıyor. Şimdi, bu gıdalardan bazılarını sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Baklagiller, sarımsak, soğan, yulaf, arpa, buğday, pırasa, muz, yaban mersini, karahindiba, keten tohumu, enginar, şeker pancarı ve kuşkonmaz gibi gıdalar uzmanlar tarafından prebiyotik kaynağı olarak vurgulanıyor. Lahana turşusu, yoğurt, ekşi mayalı ekmek, kefir, ayran, fermente peynir, fermente süt, şalgam, boza ve salatalık turşusu ise probiyotik kaynakları arasında yer alıyor.

Eğer çeşitli sindirim problemlerine sahipseniz ve bağırsak sağlığınızın iyileştirilmeye ihtiyacı varsa yeteri kadar probiyotikli ve prebiyotikli gıda tüketmiyor olabilirsiniz. Yukarıda sıralamış olduğumuz gıdaları beslenme planınıza dahil ederek sindirim sisteminizi destekleyebilirsiniz. Bununla birlikte, bir sağlık profesyoneline danışarak sindirim sisteminizdeki rahatsızlıkların erken tespitini sağlamalısınız. Ayrıca, herhangi bir takviye almadan önce mutlaka bir doktora danışmalısınız. Unutmayın, her bireyin kendisine özel bir sağlık durumu olduğu için başkasına faydalı gelen herhangi bir takviye size zarar verebilir. Bu yüzden, sağlıklı olup olmadığını kestiremediğiniz bir şeyi tüketmeden önce doktorunuzdan onay almalısınız.

İlginizi çekebilir: Probiyotik eksikliğinin belirtileri ve probiyotik kaynakları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale