X

Piyango kazanmak sizi gerçekten daha mutlu eder mi?

Kazanılacak bir piyangonun, bireyin hayatına pek çok anlamda mutluluk getireceği düşünülür. Öyle ki; piyango kazanmak konuşma diline de mutluluk belirten bir ifade olarak yerleşmiş durumda. Örneğin; şimdi bugün milyonlarca liralık bir piyango kazandığınızı hayal edelim. İlk önce çok heyecanlanırsınız, hatta şansınıza inanamazsınız. Peki bu heyecanın birkaç yıl sonra da devam edecek olduğundan emin miyiz?

22 piyango kazananı üzerinde yapılan bir araştırmaya göre; çalışmaya katılan kazananların piyango kazandıktan aylar sonraki ortalama mutluluk seviyeleri, kazanmamış bir kontrol grubundakilerden kayda değer bir farklılık göstermiyor. Hatta bunlardan bazılarının piyango öncesine göre daha mutsuz oldukları da yine çalışmanın bulguları arasında.

Bunu takip eden başka çalışmalara göre ise mutluluk seviyemiz, servet ve statü ile belli bir noktadan sonra ilerlemiyor. Aynı araştırmalar, bu durumu ‘hedonik adaptasyon’ ya da ‘hedonik çark’ olarak bilinen fenomenle ilişkilendiriyor. Buna göre; kendi içimizde istikrarlı bir duygu dengesi koruyabilmek için yeni olaylara karşı alışma eğilimi gösteriyoruz. Konu mutlu olmak olduğunda, çoğumuz var oluşumuz boyunca az ya da çok sabit seyreden bir temel seviyeye sahibiz. Elbette güzel bir ziyafet, harika tatiller ve çok ihtişamlı evler ilk önce ayağımızı yerden kesebilir; fakat bunlara alıştıkça varsayılan duygu durumumuza geri dönüyoruz.

Kulağa iç karartıcı geliyor olabilir, ancak hedonik adaptasyon bizi her türlü değişikliğe karşı daha az duyarlı kılıyor ve buna olumsuz durumlar da dahil. Buna en iyi örnek ise yukarıda değindiğimiz piyango araştırmasının kaza sonrası felç geçiren bireyler üzerinde uygulanmasıyla ortaya çıkıyor:

Araştırmanın bu kısmına göre; çalışmaya katılan bireylere kazadan aylar sonra ne kadar mutlu oldukları sorulduğunda alınan yanıt, mutluluk seviyelerinin orijinal seviyelerine yaklaştığı yönünde oldu. Dolayısıyla olumlu değişimlerin tadını çıkarmamızı engelleyebiliyor olsa da, hedonik çarkın kötü bir durumdan toparlanmaya dair dayanma gücümüzü de harekete geçirdiğini söyleyebiliriz.

İlginizi çekebilir: Az parayla çok haz getirmeyi hedefleyen tutumlu hedonizm nedir?

Ancak piyango kazanmanın uzun vadede bizi mutlu etmemesinin başka sebepleri de var. Çok miktarda paranın idaresi epey zor olabiliyor. Belki de bu nedenle bazı kazananlar, paranın hepsini çok hızlı harcamış veya kaybetmiş oluyor. Ayrıca piyango kazanmak, sosyal olarak izole edici de olabiliyor. Bazı kazananlar para istekleri karşısında boğuluyor ve kendilerini toplumdan soyutlamak durumunda kalıyorlar. Öte yandan servetin bireyleri cimrileştirebildiği de bilim tarafından kanıtlanmış bir gerçek.

Tüm bunlara rağmen yine de piyango kazanmanın kötü bir şey olduğunu söyleyemeyiz. Nitekim bağış yaparak ya da para ile deneyim elde etmeye odaklanarak paranın mutluluğa olan etkisinden daha fazla yararlanabilmek mümkün. Çünkü araştırmalar bu iki şeyin bireysel mutluluğa büyük etkileri olduğunu ortaya koyuyor.

Konuyla ilgili daha fazlasını öğrenmek için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz: 

 

İlginizi çekebilir: Zengin olabilmenin yegane anahtarı: Vermek ve paylaşmak

Kaynak: 
TedEd

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale