X

Pilates ve diğer spor dalları: Sporcular neden pilates yapmalı?

“Her meslekte kabiliyetlerimiz çerçevesinde en büyük başarıları elde etmek için, yeteneklerimizin sınırına kadar, güçlü, sağlıklı bedenlere sahip olmaya ve aklımızı geliştirmeye sürekli gayret etmeliyiz.”
Joseph Pilates

Dünya çapında başarılı sporcuların Pilates yaparak kazandıkları avantajları biliyor muydunuz?

Çok değil, daha 2000’lerin başında futbolcuların soyunma odasına girip “Pilates yapacaksınız” diyene muhtemelen gülerlerdi. Fakat Real Madrid ve Galler forması giymiş Gareth Frank Bale’in olağanüstü esnekliğine o dönem tanık olanların bu konudaki fikirleri tamamen değişmiştir. Egzersiz programına Pilatesi ekleyen Gareth Frank Bale, diz arkası kirişlerinin esnekliği ile üst düzey bir sporcu olduğunu kanıtlıyor.

Oyununu geliştirmek için Pilates’e başvurmuş profesyonel sporcular arasında basketbolcular Kobe Bryant, LeBron James ve Jason Kidd, beyzbolcu Curt Schiling, golf oyuncuları Phil Mickelson ve Rocco Mediate var. Amerikalı madalyalı yüzücü Kim Vandenberg de çılgın antrenman takvimine haftada iki kez mutlaka Pilates ekliyor.

Bir dönemler, “Sadece kadınlar yapar” ön yargısıyla yaklaşılan Pilatese yönelik algı hızla değişiyor. Dünyada rakiplerine üstünlük sağlamak isteyen kadın ve erkek profesyonel sporcular, antrenman programlarına ekledikleri Pilatesi artık spor yaşamlarının olmazsa olmaz egzersizi olarak kabul ediyorlar.

Sporculara esneklik, denge ve güç konusunda avantaj sağlayan Pilates, iyileştirme özelliğinin yanında eklem ve kas incinmelerinin de azalmasını sağlıyor. Herhangi bir kas grubu zayıf olanlar bu kas grubuna aşırı yüklendiği zaman başka bir kas grubunu zedeleyebilir ya da esnek olmadığını düşündüğü eklemleri yerine diğer eklemleri çalıştırırlarsa, o bölgelere dayanamayacakları bir yük bindirebilirler. Bütün bu yanlış hareketler vücutta ciddi hasarlar bırakabilir.

Pilates bölgesel bir çalışma olmadığı ve vücudun tamamını hedef aldığı için güçsüz eklem ve kasları kuvvetlendirmede, tendonları açmada ve vücuda gerekli olan kas dengesini sağlamada en etkili yollardan biridir. Pilatesle vücuttaki her bir kas diğerinin kuvvetlenmesine yardımcı olur. Çalışmaların bütünlüğü dengeli bir vücut yapılanması açısından son derece önemlidir.

Böylelikle yanlış hareketlerden doğan yaralanmaları ve incinmeleri kolaylıkla engelleyebiliriz. Daha önce Türkiye’ye transfer olmuş yabancı sporcularla birlikte çalıştık. Türk sporcuları da kendilerini geliştirmek, daha esnek ve dengeli bir vücuda kavuşmak, sakatlanmaları azaltmak için Pilatesin önemini keşfetmeleri konusunda bilinçlendirmek istiyoruz.

Pilatesi sadece formda kalma yöntemi olarak görmeyip, kas-iskelet sistemi rehabilitasyonu olarak kabul etmeliyiz.

İlginizi çekebilir: Beden farkındalığımızı kazanma vakti: Dengeye dönüş, yerçekimi ve kas gücü

Fatma Nur Bilgin: Fatma Nur Bilgin, beden rehabilitasyonunu kişisel dönüşümün adımı olarak görüyor ve bir bütün olarak beden-zihin-ruh dengesini hedefliyor. Beden rehabilitasyonunda Pilates, Dorn-Breuss terapisi ve KranyoSakral terapi tekniklerini kullanıyor ve 2007'den beri bu alanda aktif olarak çalışıyor. Kas-iskelet sistemi ve bağ dokusu rehabilitasyonu olarak ele aldığı Pilatesi hamilelerden engellilere, spor ve dans sakatlanmalarından çocuklara geniş bir yelpazede geliştirdiği İyileştirici ve Dönüştürücü Egzersiz Metodu®'nun temeli olarak uyguluyor. Bireysel seanslarında Bilinçaltı blokajlarının çözülmesinde Regresyon Terapisi pratiklerini, travmalar sonucu sinir sisteminde biriken gerilimlerin çözülmesinde Somatik Deneyimleme pratiklerini kullanıyor. Ayrıca Dengeye Dönüş® adında grup çalışmaları düzenlemektedir. Eğitim fakültesi mezunudur. Pek çok sosyal sorumluluk projesinde aktif rol almaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale