X

Pilates ile osteoporozdan korunmanın yolları

Osteoporoz cinsiyet farkı gözetmeden, kemik metabolizmasındaki bozukluklar sonucunda kemik yapısındaki protein örgüsünün seyrelmesiyle meydana gelen ve kemiklerin deforme olarak zamanla kolayca kırılmasına sebep olan bir hastalıktır.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki osteoporoz yani kemik erimesi, sadece ileri yaşlarda ya da menopoz sonrası görülen bir rahatsızlık değil, özellikle fiziksel aktiviteden eksik ve stresli bir yaşam sonucu daha geniş bir yaş skalasında ve kadın erkek gözetmeksizin herkeste görülebiliyor… Beslenme bozukluğu, fiziksel aktivitesizlik, stresli bir yaşam zamanla kemik yoğunluğunu düşürerek, özellikle omurgayı yerçekimine karşı güçsüz bırakarak, sırtta kamburlaşma, derin bel oyuğu gibi duruş bozukluklarına sebep olur… Ayrıca yoğun sırt, bel, boyun ağrıları ile beraber kemiklerde hissedilen ağrılar ve hassasiyet, boy kısalması, basit travmalarda bile oluşan kırıklar osteoporoz belirtileri olabilir…

Osteoporoz sessizce ilerleyen bir rahatsızlıktır ve genellikle kendisini son noktada vücuda verdiği zararla gösterir.

Doğru beslenme, fiziksel aktivite ve olabildiğince stressiz bir yaşam benimsemek, vücudumuzdaki kemiklerin sağlam bir şekilde güçlenmesi ve düzgün şekillenmesi için hayatın her evresinde gereklidir…

Özellikle omurgayı esas alan pilates, yoga gibi çalışma sistemleri osteoporoz ve bunun gibi birçok rahatsızlığın önüne geçmek için oldukça faydalı ve etkilidir. Doğru uygulanan pilates çalışmaları ile omurganın kuvvetlenmesi ile beraber kalça, karın, sırt ve omuzlar da kuvvetlenir ve bu bölgelerdeki eklemlerin ve kemiklerin direnci artar. Pilates, nefes ve hareket bütünlüğü ile beden-zihin bağlantısı kullanılarak uygulanır ve bu sayede beden farkındalığı oluşur ve gelişir. Bu da bize günlük hayatta bedeni daha doğru kullanmayı ve olası kazalardan korunmayı kazandırır.

Ayrıca pilates doğru uygulandığında, osteoporoz tanısı konulmuş kişilerde de oldukça güvenli ve yaşam kalitesini arttırmaya yönelik bir egzersiz sistemidir.

Hazırladığım video omurgayı ve kalça eklemini kuvvetlendiren hareketlerden oluşuyor ve osteoporoz tanısı konulmuş olsa bile ya da osteoporozdan korunmak üzere rahatlıkla ve güvenle uygulayabilirsiniz…

Tüm bunlarla birlikte beslenmenize keten tohumu, susam ve ayçiçek tohumu ile badem, ceviz, fındık, karabuğday, arpa, yulaf, kuru incir, hurma, kuru üzüm, elma, muz, kivi gibi gıdaları ekleyerek ve daha fazla yeşil yapraklı sebzeler ve baklagiller tüketerek osteoporozdan korunmaya yardımcı olabilirsiniz…

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Şebnem Sürücü: Spor hayatıma ortaokul döneminde Fenerbahçe Spor Kulübü’nde voleybol ile başladım. 1998 senesinde Los Angeles Madonna Grimes Fitness And Dance Company bünyesinde düzenlenen eğitim programına katıldım ve dansın ilk tohumları hayatıma orada atılmış oldu. 1999 senesinde Miss Fitness Türkiye 2.'si seçilerek ülkemizi Balkan Şampiyonası’nda temsil etme hakkını kazandım. Yarışmaya hazırlık döneminde beslenme ve egzersiz sistemleri hakkında geniş araştırma yapma şansım oldu ve İstanbul’ da çeşitli spor merkezlerinde egzersiz danışmanı ve stüdyo dersleri eğitmeni olarak görev aldım. Sultans of The Dance ve Night of The Sultans dans tiyatrolarında 4 sene dansçı olarak görev aldım. Profesyonel dans hayatım boyunca Türk ve yabancı çok değerli dansçı ve eğitmenlerden bale, jimnastik, ritm ve oyunculuk dersleri aldım. Dans çalışmalarım sonrasında çeşitli anatomi ve kinesiyoloji eğitimlerine katıldım. Postür, postür bozuklukları ve düzeltilmesine yönelik beden zihin bağlantısını güçlendiren çalışmalara yöneldim. Yoga Terapi ve Pilates eğitimleri ile beraber hamilelik döneminde pilates, osteoporoz ve skolyoz için pilates konularında çeşitli çalışmalara katıldım. Pilates ve Yoga eğitmeni olarak beden zihin bağlantısı ile bedenin hareket sınırlarını geliştirmek ve bu süreçte fiziksel beden ile ortaya çıkan farkındalığın, ruhsal ve duygusal duruma yansıması, çevre ile ilişkilere yeni bir bakış kazandırması her zaman heyecan duyduğum bir konu oldu. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Ve Tasarım Bölümü mezunuyum ve aynı heyecan ile görsel sanatlar ve seramik konularında da çalışmalarıma devam ediyorum. surucusebnem@gmail.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale