X

Peynir, kemik sağlığımıza neden iyi gelir?

İnsanın büyüme ve gelişme çağlarında, zirve kemik kitlesinin %95’i yaklaşık 16 yaş civarı oluşmaktadır. Bu sebeple, ergenlik dönemi kemik kütle oluşumunda anahtar bir evredir. Bilim insanları zirve kemik kütlesine, hem kadın hem de erkeklerde, 20-30 yaşları arasında ulaşıldığını belirtmektedir.

Buna ek olarak, zirve kemik kütlesi, genetik ve diyet dahil çevresel faktörlerden de etkilenmektedir. Bu yüzden, günlük uygun miktarda D vitamini ve kalsiyum almak, kemik sağlığı için hayati bir öneme sahiptir.

Yaş aralığına göre önerilen kalsiyum alım miktarları; bebekler için 400-600 mg/gün, 1-9 yaş çocuklar için 800 mg/gün, 10-18 yaş gençler için 1300 mg/gün, 19-50 yaş yetişkinler için 1000 mg/gün, 51-65 yaş arası yetişkinler için 1200 mg/gün, 65 yaş üstü yetişkinler için 1200 mg/gün, gebe ve emziren kadınlar için 1300 mg/gündür.

Peynir ürünlerinin 100 gramında bulunan yaklaşık kalsiyum miktarları: Beyaz peynir (Edirne): 437 mg, beyaz peynir (Urfa) 338 mg, krem peynir (sade) 80 mg, Cheddar peynir 721 mg, kaşar peyniri 700 mg, kuru çökelek 505 mg, otlu peynir 497 mg’dır.

Kemik kütlesinin korunmasında ve kemik erimesinin (osteoporoz) önlenmesinde fiziksel aktivite de çok önemlidir. Fiziksel aktivite Vücut Kitle İndeksi’ni (VKİ) artırmaktadır. Aynı zamanda, düzenli egzersiz kas gücünü artırdığı için düşme ve kırık riskini azaltmaktadır.

Sevgiler…

Referanslar:
1.Ratajczak AE et al. Milk and dairy products: good or bad for human bone? Practical dietary recommendations fort he prevention and management of osteoporosis. Nutrients 2021; 13: 1329.
2.https://sbu.saglik.gov.tr/Ekutuphane/kitaplar/t59.pdf Erişim tarihi: 07.02.20222.

İlginizi çekebilir: Boynun ön kısmını güçlendirin: İzometrik ve izotonik egzersizler

Emsal Salık: Tıp doktoru, Histoloji-Embriyoloji Uzmanı, Klinik Ayak Refleksoloji Uzmanı, Shiatsu Uzmanı, bass gitaristim. Marmara Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi mezunuyum. Artı Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Kayropraktik Yüksek Lisans. Çocukluğumdan itibaren günde 20-40 dakika arası spor hayatımın bir parçası. İlgi alanlarım Yoga, Ayak Refleksoloji, Shiatsu, Medikal QiGong, Kayropraktik, Tae-Bo, Şema Terapi, kitap okuma, kendini geliştirme. emsalbass@gmail.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale