X

Peynir altı suyu hakkında bilmeniz gerekenler ve bademden vegan peynir yapımı

Sağlığımız için marketlerden evimize taşıdığımız ürünlerin etiketlerini okuyarak içeriklerini bilmek çok önemli. Çünkü bu içeriklerden bazıları sağlığımızı tehdit ediyor olabilir. Özellikle beslenmenize ve yediklerinizin içeriklerine dikkat ediyorsanız, bu etiketleri okumak ve anlamaya çalışmak oldukça zorlayıcı olabilir. 

Bir veganın etiketlerde en sık gördüğü içeriklerden biri de peynir altı suyudur. Bu son zamanlarda benim de dikkatimi çeken bir konuydu ancak, geçen aldığım ekmeğin içinde de görünce bu konuda bir yazı hazırlamak istedim.

Peynirin süzülmesiyle yeşil bir su elde edilir, buna da peynir altı suyu denir. 
Peynir altı suyu nedir, nasıl yapılır?

İnek sütü, çeşitli asidik uygulamalarla pıhtılaştırılır, bu pıhtının süzülmesiyle elde edilen kısım peynirdir, peynirin süzülmesiyle yeşil bir su elde edilir, buna da peynir altı suyu denir. 

Peynir altı suyu nerelerde kullanılır?

Peynir altı suyu, gıda, kozmetik ve ilaç sanayinde sıklıkla kullanılır.

Peynir altı suyunun içeriği nedir?

Kullanılan sütün yüzde 70-80’i peynir altı suyunu oluşturur. İçeriğinde laktoalbümin ve laktoglobülin bulunur. Bunlardan beta laktoglobülin alerjen ögeler içermektedir.

Gıda sanayinde peynir altı suyu kullanımı:

İçeriğindeki yüksek laktoz nedeniyle çikolata, bisküvi yapımında, pastacılıkta, bebek mamalarında, çeşitli katkı maddelerinin içeriğinin oluşturulmasında, krema, mayonez, sürülebilir krem peynirlerde, et sosları ve salata soslarında, salam, sosis yapımında sıklıkla kullanılmaktadır.

Kendi vegan peynirinizi yaparak da peynir tüketmeye devam edebilirsiniz.
Neden bu kadar sık kullanılıyor?

Peynir altı suyu, asitlik durumundan dolayı, üründeki nem kontrolünü sağlar. Köpüklenmeyi sağladığından emülsifiye olma özelliğini arttırır. Bu nedenle kullanım alanı oldukça geniştir. Kıvam artırıcıdır. Jelleşme özelliğine sahiptir. Eritme peynirlerde yapıyı geliştirmek, Cheddar peynirinde randımanı artırmak, yoğurt yapımında su bağlama özelliği sayesinde daha kıvamlı ürün elde etmek amacıyla kullanılmaktadır.

İçeriğindeki antimikrobiyal laktoperoksidazdan dolayı diş macunu, ağız çalkalama ajanı gibi ağız sağlığıyla ilgili ürünlerde ve diş çürüklerinin gelişimini engellemek için kullanılmaktadır.

Peynir altı suyunun kullanılmasına gerek var mı?

Peynir altı suyu kullanmadan pastacılık ürünleri, mayonez yapılabilir. Özellikle buğday ununda bulunan gluten, gıda sanayinde yapışkanlık verici, su tutucu, esneklik verici, kıvam arttırıcı, bağlayıcı olarak kullanılır. Peynir altı suyu kullanmak yerine glutenin bu özelliklerinden sıklıkla faydalanabiliriz.

Unutulmamalıdır ki, doymuş yağlar ve kolesterol içeren hayvansalları vücuda almak birçok hastalığın oluşum riskini arttırır. Kilo vermeyi zorlaştırır. Yağ depolamayı arttırır. Başta dünyada ölümlere en çok neden olan dolaşım sistemi hastalıkları, örneğin kalp damar hastalıkları, bununla beraber hayvansal tüketimi diyabet (şeker hastalığı), yüksek tansiyon, obezite, Alzheimer gibi pek çok hastalığın oluşum riskini artırır.

Badem kullanarak hem badem sütü hem de badem peyniri elde edebilirsiniz.
Vegan badem peyniri tarifi

Akşamdan ıslattığınız 1 su bardağı bademin kabuklarını çıkarın. Blender yardımıyla bir bardak suyla beraber homojenliği yakalayana kadar karıştırın. Elde edilen karışımı ince bir tülbent yardımıyla süzün, altında kalan badem sütüdür.

Bu sütü pastalara, kahvelere ilave edebilirsiniz. Üstte kalan tortulu kısmı ise bir yemek kaşığı zeytinyağı, kekik, toz biber, kuru nane ile karıştırın. Vegan peyniriniz hazır. Afiyet olsun!

Kevser Başkara: 10 yıla yakındır %100 vegan yaşayan Kevser Başkara, Ankara Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Lisans Programını, Cornell University Plant Based Nutrition, American College of Lifestyle Medicine programlarından mezun olmuştur. Türkiye’de bireysel vegan beslenme ve yaşam danışmanlığı, kurumsal beslenme danışmanlığı hizmetlerinin yanısıra vegan marka danışmanlıkları vermektedir. Bitki Temelli Beslenme’yi Beslenmenin Geleceği adlı ders ile ilk kez devlet üniversitesi müfredatına eklemiştir. Bitki Temelli Beslenme, Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin 17’de 12’sine çözüm üretmektedir. Bütünsel sağlığın önemine tüm eğitimlerinde ve hizmetlerinde vurgu yapan Başkara, International Vegan Society (England) Plant Based Health Professionals (England) üyesidir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale