Pazartesi sendromu pek çok çalışan kişinin yaşadığı bir durumdur. Bu sendrom özellikle uzun tatillerden sonra daha yoğun yaşanır. Bunun sebebi işteki sorumlulukların uzun bir süre üstlenilmemesidir. Bu sendromun yaşanmasının bir sebebi, tatil süreci içinde bu sorumlulukların hatırlanmasıdır. Pazartesi gününden önce, pazartesi günü yapılacak işlerin, biriken maillerin, aranacak kişilerin, toplantıların düşünülmesi kişiyi zihnen yorar.
Bu sendromun pazartesi adını alması, tatilden sonraki ilk gün olmasındandır. Aynı işler haftanın diğer günleri de olmasına rağmen bu sendrom tatili takip eden günde yoğun olarak yaşanır. Pazartesi yoğun başlayan bu duygu günün ilerleyen saatlerinden hafiflemeye ve ertesi günler de giderek yok olmaya başlar.
Bu sendrom nasıl hafifletilir?
1. Bulunduğunuz anda olmaya odaklanın. O an içinde bir gün sonrasında yapılacakları düşünmek sadece anın tadını kaçırır.
2. Günü planlayın.İş planın dağınık olması işlerin kişinin gözünde büyümesine neden olur. Bu durum da güne başlama stresini arttırır. İşler içinde öncelik planı yapmak ve hangi işin ne kadar zamanınızı alacağını planlamak, dağınık zihnin netleşmesini sağlar. Yapılacak işlerin netleştirilmesi ve plan motivasyonu arttıran faktörlerdir.
3. Beslenmeye önem verin. Güne kahvaltıyla başlayın. Mümkünse besin değeri yüksek olan ve enerji veren besinleri seçin. Fındık, ceviz, kuru meyve, süt gibi. Güne dinç başlamak günü daha dinamik sürdürmeyi sağlar.
Pazartesi sendromuyla nasıl başa çıkılır?
4. Hareket edin. Hareket etmek fiziksel bir aktivite olmasının yanı sıra kişiyi zihnen ve ruhen de güne hazırlar. Spor kişinin enerjisini yükseltir. Güne başlarken çok basit bir kaç hareket enerjinizi yükseltir. Örneğin, merdivenleri kullanmak, araç kullanılıyorsa iş yerine biraz mesafede araçtan inmek ve kısa bir yürüyüş yaparak iş yerine varmak denenebilir.
5.Gün arasına ve gün sonuna keyif aldığınız bir aktivite koymayı deneyin. Gün arasında hoşlandığınız müziği dinleyin, sevdiğiniz bir yemeği seçin. Gün sonunda spor yapın, ilginizi seçen bir film izleyin. Bu hoş aktiviteleri güne başlarken de aklınızdan geçirin. Pazartesi sendromunun sebebi günle ilgili olumsuz düşüncelerdir. Gün içinde gerçekleşecek olan olumlu aktiviteleri düşünmek düşüncelerde denge sağlar.
Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir.
http://www.rominakuyumcuoglu.com/
Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi
Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.
Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry
Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.
Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.
i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim
Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.
Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.
Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.
Kontrol her zaman cebinizde
Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.
Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.
Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.
Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.