X

Parfümlerle ilgili doğru bilinen yanlışlar

Parfüm, insanlık tarafından yüzyıllardır kullanılıyor olmasına rağmen hala yanlış biliniyor. Örneğin parfümün ismi bile kafa karıştırıyor. Eau de toilette, yani parfüm şişelerinin üzerindeki kısaltmasıyla EDT erkekler için, eau de parfum yani parfüm şişelerinin üzerindeki kısaltmasıyla EDP ise kadınlar için sanılıyor. Oysa ikisi arasındaki tek fark, parfümün içeriğindeki esansiyel yağın oranı.

Parfümlerle ilgili bunun gibi yanlış bilinen pek çok şey var. İşte parfümler hakkında en sık karşılaşılan doğru bilinen yanlışlar:

Yanlış: Parfüm banyoda muhafaza edilmeli.

Doğrusu: Sıcaklık ve nem, parfümün içindeki yağın daha hızlı bir şekilde uçmasına ve parfümün kokusunu bozabilir. Parfümün kokusu kötüleşmese de ilk baştakinden farklılaşabilir.

Yanlış: Parfümerilerde kağıt üzerinde kokladığınız parfüm, teninizde de aynı şekilde kokar.

Doğru: Bir parça kağıdı koklayarak parfümün derinizde nasıl kokacağını kestirmek neredeyse imkansızdır. Derideki sıcaklık ve nem, parfümün kokusunu değiştirir. Her parfüm, herkesin teninde farklı bir koku yayar.

İlginizi çekebilir: Bahar aylarında tercih edebileceğiniz en iyi kadın parfümleri

Yanlış: Parfümü bir bulut şeklinde ortama sıkmalı ve sonra bu bulutun içine doğru yürümelisiniz.

Doğru: Parfümü doğrudan kuru teninize sıkmalısınız. Boyun, göğüs gibi vücudunuzun doğal olarak daha sıcak olan yerlerine sıkarsanız, parfümünüzün kokusu gün boyunca yayılmaya devam eder. Ancak parfümü sıkarken dikkatli olun, aşırıya kaçmayın.

Yanlış: EDT erkek için, EDP kadın içindir.

Doğru: EDT ve EDP kavramları, parfümün cinsiyetini değil içindeki esansiyel yağ oranını ifade eder. Kolonya en hafif koku cinsidir, yaklaşık yüzde 3 esansiyel yağ içerir. EDT yüzde 10 civarında, EDP ise yüzde 15-20 civarında esansiyel yağ içerir. Gerçek parfüm ise yüzde 25 civarında konsantrasyon içerir.

Yanlış: Parfüm sıktıktan sonra teninizi ovuşturmalısınız.

Doğru: Parfüm sıktıktan sonra teninizi ovuşturmak, parfümün içindeki yağın daha hızlı uçmasına ve parfümün daha kısa süre etkili olmasına neden olur. Parfümü sıktıktan sonra bırakın teniniz kendi kendine absorbe etsin.

İlginizi çekebilir: Parfümler ve kokular üzerine: Neden parfüm kullanıyoruz?

Yanlış: Tüm parfümlerin kalıcılığı aynıdır.

Doğru: Bir parfümün kalıcılığı, içinde ne kadar esansiyel yağ olduğuyla doğrudan ilişkilidir. Güçlü bir parfüm, doğal olarak daha güçlü kokar, daha az sıkmanız yeterli olur.

Yanlış: Bir parfüm ne kadar kalıcıysa o kadar güzel kokar.

Doğru: Parfümün içeriğindeki esansiyel yağ oranı, parfümün ne kadar güçlü olduğunu belirler, onu daha güzel kokan bir parfüm yapmaz. Tercih ettiğiniz kokunun türüne göre, daha kalıcı kokular sizin için daha iyi olabilir. Öte yandan, aynı parfümün farklı konsantrasyonlarda olan türleri, farklı şekilde kokabilir.

Yanlış: Bir parfüm ilk sıktığınız anda da sonrasında da aynı şekilde kokar.

Doğru: Birçok parfüm doğrusal değildir ve zaman geçtikçe içeriğindeki farklı notaların kokularını verir.

Yanlış: Parfümünüz ne kadar pahalıysa, o kadar iyi demektir.

Doğru: Parfümün fiyatı, her zaman onun ne kadar iyi olduğunu belirlemez. Bazı ucuz parfümler, tasarımcıların hazırladıkları parfümlerden bile daha iyi kokabilir.

İlginizi çekebilir: 7 maddede kokuların ruh halimiz üzerindeki etkisi

Yanlış: Bir parfümün ömrü 1-2 yıldır.

Doğru: Parfüm zamanla bozulabilir ancak parfümü bozan şey sıcaklık ve ışıktır. Eğer bir parfümü dikkatli bir şekilde muhafaza ederseniz, 5 yıldan uzun süre bile kullanabilirsiniz. Öte yandan nasıl muhafaza ettiğinize bakmadan birkaç ayda bozulan parfümler de var ancak bunlar nadir örnekler.

Yanlış: Eğer kendi parfümünüzün kokusunu alıyorsanız, çok fazla parfüm sıkmışsınız demektir.

Doğru: Kokusunu alamadığınız bir parfümü kullanmanın aslında hiçbir anlamı yok. Evet, çok fazla parfüm sıkıp etraftakilerin kokudan başını ağrıtmamalısınız. Ancak sıktığınız parfümün kokusunu kendiniz alamıyorsanız, o parfümü satın almayı bırakın.

Yanlış: Parfümeride kahve çekirdeği koklamak, burnunuzdaki koku duyusunu yenilemenin en iyi yoludur.

Doğru: Parfümerilerde çok fazla parfüm koklayanlara birkaç kahve çekirdeği uzatılarak koklamaları istenir, böylelikle burundaki koku duyusunun yenileneceği düşünülür. Oysa kahve gibi keskin ve güçlü bir koku, sizin koku duyunuzu yenilemez. Böyle durumlarda dirseğinizin iç tarafını koklamayı deneyin.

Kaynaklar:
Business Insider
Beautiful with brains
Fragrance.net

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale