X

Parayla olan ilişkinizin adını koydunuz mu?

Hepimizin çocukluğundan bu yana aşina olduğu cümleler vardır. Bunların bir kısmı hayata ve ahlaki değerlere dair olurken bir kısmı da paraya dair inanç ve davranış kalıplarıdır. Biz farkında olmadan yetişkin hayatımıza sızan bu inançlar, paraya dair önyargılarımızdan harcama şeklimize kadar bizi ve geleceğimizi etkiler.

Kimi insanlar parayı çok kolay kazanırken kimisinin ne yaparsa yapsın zorlukla kazandığını ve elinde tutamadığını görürsünüz. Genelde bu tür durumların yeterli çaba ve doğru kararların eksikliğinden kaynaklandığı kabul edilse de düşünce şeklimiz ve paraya dair yaklaşım tarzımız finansal gerçeğimizin büyük kısmını elinde tutmaktadır.

Kıtlık bilinci

Aileniz siz yetişirken her şeye, “Çok pahalı” veya “Gereksiz” gibi negatif kalıplar kullandıysa sizin paraya dair yaklaşımınız her zaman yokluk olarak zihninize kazınmıştır. Ne isterseniz isteyin aklınıza ilk gelecek düşünce paranın olmaması veya yapılacak harcamanın gereksiz olduğudur.

Paranın ailedeki rolü

Özellikle sevgi eksikliği olan veya sevginin nasıl gösterileceğini bilmeyen ailelerde sevgi sembolü olarak paranın veya parayla alınan hediyelerin başrol oynaması ileride yetişkin hayatımızda paraya yüklediğimiz anlamı yanlış yönlendirebilir. Çocukluğunda sevgiyi sadece hediye ve para üzerinden yaşayan çocuk, yetişkin hayatında da sevilmek ve hayatına anlam katmak için paranın yeterli olduğunu sanır.

Kendimize olan sevgimiz

Belki de en önemli para ölçütümüz kendimize olan sevgimizdir. Kendisine olan sevgisi ve kabulü üst düzeyde olan insanın hayatına para kolaylıkla gelir. Diğer yandan kendisiyle olan ilişkisinde bilinçaltı düzeyde sevgi eksikliği yaşayanlar parayı hak etmediğine inanırlar. Oysa para her ne kadar somut bir varlık olarak görülse de, enerji olarak soyut bir varlıktır. Ve sevildiği yere kolaylıkla gider.

Buraya kadar okuduysanız ve bu maddelerden biri bile sizin durumunuzu yansıtıyorsa, iyi haber şu: Artık problemin kaynağının farkındasınız ve bunu dönüştürmek için harekete geçebilir, profesyonel destek alabilirsiniz. Bugüne kadar sizin kontrolünüzde olmayan düşüncelerinizi ve önyargılarınızı yenileriyle değiştirebilir, bambaşka bir bolluk zihniyetine uyanabilirsiniz. 

Peki, o zaman gelsin bu konuya dair en sevdiğim koçluk sorusu: Parayla olan ilişkinizin adı ne olsa mutlu olurdunuz?

Bol kazançlı haftalar…

İlginizi çekebilir: Zihnimizdeki frenlerden kurtulmak hayatımızı nasıl etkiler?

Şeyma Gizem Taşar: Şeyma Gizem TAŞAR 1984 yılında İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ortadoğu Koleji’nde tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği’nden mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü’nde yaptı. Dokuz sene boyunca enerji alanında faaliyet gösteren firmaların finans pozisyonlarında görev aldı. İş hayatını sürdürürken Yaşam ve Kariyer Koçluk sertifikalarını tamamladı. Uzun süredir koçluk hizmeti vermektedir. Yol Arkadaşım Mutluluk yazarın ilk kitabıdır. Üniversitelere ve iş yerlerine motivasyon konuşmacısı olarak katılmaktadır. İletişim: gizemtasar@yahoo.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale