X

Paranızın kontrolünü elinize almanıza ne engel oluyor?

Parayı yönetmek aslında oldukça basittir. Kazandığınızdan daha az harcayın, arta kalanı biriktirin, son ödeme tarihi olan her şeyin zamanında ödendiğinden emin olun. Hepsi o kadar. Çok basit, değil mi?

Ancak “basit” ve “kolay” aynı şeyler değildir.

Para yönetiminin temel kuralları basit olsa da bunları uygulamaya koymak çok daha zorlayıcıdır. Çünkü paranızı yönetmek duygular, alışkanlıklar ve disiplin gerektirir. Parayı yönetmenin analitik zekâ ile ilgili olduğunu sanırsınız ancak gerçekte duygusal zekâ ile daha çok ilişkilidir.

İlginizi çekebilir: Finansal hedeflerinize ulaşmanızı engelleyen 3 kötü alışkanlık

Finansal durumunuzda değişiklik yapmanız gerektiğini, neleri değiştirmeniz gerektiğini ve hatta bu değişiklik için tam olarak neler yapmanız gerektiğini biliyor olsanız da bir türlü başaramıyor olmanızın altında, işte bu duygusal sebepler yatıyor olabilir:

1. Değişim sürecinden geçerken muhtemelen hissedeceğiniz olumsuz duygulardan ve rahatsız edici hislerden korkuyorsunuz.

Hayatınızda bir şeyi değiştirmek için harekete geçmek, genellikle geçmişte yaptıklarınızın yanlış veya eksik olduğunu ve hata yaptığınızı kabullenmek demektir.

Borcunuz varsa, toplum bize borcun utanç verici olduğunu öğrettiği için içten içe kendinizden utanıyor olabilirsiniz.

Emekliliğe yaklaşıyorsanız ve henüz tasarrufa başlamadıysanız, birikiminiz olmadan emekli olup mevcut gelirinizin yarısıyla nasıl yaşayacağınızı düşünüp kaygılanıyor olabilirsiniz.

Eylemde bulunmaktan korktuğumuzda, bunun nedeni genellikle eylemin kendisinden (örneğin borçtan kurtulmak) korkmak değildir. Borçsuz olmak ya da birikmiş paranız olması hiç de korkulacak şeyler değildirler. Hissedilen asıl korku değişim korkusudur. Gelişim ve değişim konfor alanından çıkmak demektir ve konfor alanının dışı hepimizi korkutur. Hayatımızı daha iyi hale getirmenin ve kontrolü elimize almanın tek yolu, bu duyguları benimsemektir. Korkunun üzerine giderek cesaretle adım attığınızda, kaderinize yön verecek kadar güçlü olduğunuzu fark edeceksiniz.

2. Paranın zor olduğunu düşünüyorsunuz.

Paranın zor olduğu çok yaygın bir kanıdır ve siz de buna gönülden inanıyorsanız, hayatınızda bunu doğrulayan çok sayıda olay yaşamışsınızdır. Buna psikolojide “kendini gerçekleştiren kehanet” denir. Zor olduğunu düşünüyorsanız, zor olmasına izin verirsiniz. Siz eylemsiz kaldıkça parayı kazanmak ve kazanılanı elde tutmak zorlaşır, bu da sizin düşüncenizin doğru olduğu yanılgısına kapılmanıza sebep olur.

Geçen yıl kendiniz için belirlediğiniz fakat gerçekleştirmekte başarısız olduğunuz finansal yeni yıl hedefinizi düşünün. Planladınız, harekete geçtiniz ve bir süre de çok güzel devam etti. Fakat daha sonra başınıza beklenmedik olaylar geldi (hep gelir) ve planlar aksadı, rutin bozuldu, hedefe giden yoldan saptınız.

Saptığınız yerden ana yola geri dönmeyip tamamen bıraktıysanız, bir kez başarısız olduğunuz için yapması zor bir görev olduğuna kendi kendinizi ikna etmişsiniz demektir. Şimdi, geriye dönüp şöyle uzaktan büyük resme bakın; gerçekten o kadar zor muydu?

Elbette, bütçe planına sadık kalmak zordur. Ancak bir şeyi “çok zor” olduğu için yapmamak bir kaçış yoludur. Zorlu görevlerle karşı karşıya kaldığınızda vermeniz gereken tepki kaçınmak değil, o görevi kolaylaştıracak çözüm yolları aramaktır. Çünkü doğru araçlar, bilgiler, yardım ve kaynaklarla her şey zamanla kolaylaşır.

Unutmayın; çocuklar kaçar, yetişkinler çözer.

İlginizi çekebilir: Yeni yılda finansal hedefleri gerçekleştirmenin yolları

3. Çok bunaltıcı ve nereden başlayacağınızı bile bilmiyorsunuz.

Yeni şeyler denemek çoğu zaman bunaltıcı hissettirebilir çünkü henüz bir sistem oturtup başlatmak için yeterli bilgi ve tecrübeye sahip değilsiniz. Bunaltı, paranızın kontrolünü elinize almanıza engel olan duygusal engellerden biridir ve sandığınızdan çok daha fazla insanın başına gelir. Yönetilmesi güç bir duygudur. Üstesinden gelmenin en kolay yolu görmezden gelmektir ama halı altına süpürülen hiçbir şey yok olmaz. Orada olduğunu bildiğiniz sürece sizi rahatsız etmeye devam edecektir.

Para konusunda bunaltı yaşıyorsanız, size asıl yardımcı olacak şey atılan adımları küçültmek, önce bölüp sonra fethetmektir. Bir anda büyük bir değişiklik yapmak mümkün, gerçekçi veya sürdürülebilir değildir. Her şeyi bugün halletmek zorunda değilsiniz. Mümkün olan en küçük adımla başlayın. Zamanla daha büyük hamlelere geçiş yapın.

Yardıma ihtiyacınız varsa, sizi tüm adımlarda yönlendirebilecek ve ne yapacağınızı ve ne zaman yapacağınızı anlamanıza yardımcı olabilecek bir Birikim ve güvence Danışmanı ile çalışmayı düşünün.

İlginizi çekebilir: Kolay ve etkili bütçeleme: 50-30-20 kuralı ile paranızın kontrolü sizde

4. Sorunun kontrolünüz dışında olduğunu düşünüyorsunuz.

İnsanların sık sık şöyle şeyler söylediğini duyuyorum:

  • “Enflasyon olmasaydı daha iyi durumda olurdum.”
  • “Bu kadar manyak fiyatlar olmasaydı bir ev alabilirdim.”
  • “Sistem hileli, zenginlerin tek elinde.”
  • “Zar zor geçinebiliyorken emeklilik için nasıl para biriktirebilirim?”
  • “Hastane/tamir/tadilat vs. masrafları yüzünden bütçeme sadık kalmam mümkün değil.”
  • “O zamanlar fazladan para kulağa güzel geliyordu ama şimdi KYK borcu elimi kolumu bağlıyor.”

Piyasa şartları, ülke ekonomisi, yasal zorunluluklar ve düzenlemeler, tıbbi durumlar, alım gücü, iş yerinde cinsiyetçilik ve benzeri dış etkenlerin finansal durumlarımız üzerinde çok gerçek bir etkisi olduğu doğru. Bu dış etkenlerin düşündüğümüzden daha fazla kontrole sahip olduğu da doğru.

Peki, kontrolümüz dışındaki durum ve olaylara karşı ne yapacağız?

Enflasyonu, ani gelişen sağlık sorunlarını, geçmişte yapılan hatalı borçlanmaları değiştiremezsiniz. Değiştirebileceğiniz tek şey, mevcut koşullara verdiğiniz duygusal tepkilerdir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde dediği gibi:

… vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir…

İçinde bulunduğunuz vaziyetin zorluklarını hareketsiz kalmak için bir bahane olarak kullanmak yerine, bu koşullar içinde yapılabilecek en iyi, en etkili hamleleri düşünüp mevcut koşullarda çalışacak bir planlama yapabilirsiniz. Dalgaları kontrol edemeyeceğinizi düşünüp boğulmaya yatmak yerine, dalgaları kullanarak ilerlemenin yollarını arayın.

İlginizi çekebilir: Maaş Günü Rutini: Paranızı bölüştürmeniz gereken 7 kategori

5. Mevcut koşullarınızda fazla rahatsınız.

Eylemsizlik yasası, fiziğin temel yasalarından biridir. Yasa bize şunu söyler:

Cisim, evrendeki konumunu korumak ister.

Başta duşa girmeye üşenirsiniz ama girdiğinizde de çıkasınız gelmez. Gece beş dakika daha uyanık kalmak istersiniz, sabahları ise beş dakika daha uyumak. Fizik kanunları evrendeki her şey için çalışır, psikolojimiz de dahil. Mevcut konumumuzu korumak isteriz.

Örneğin, maaşlı işinden ayrılıp kendi işini kurmak isteyen biri, iş sahibi olduğunda daha fazla para kazanabileceğini bildiği halde, risklerden korktuğu için bu adımı atmakta çok zorlanacaktır. Nefret ettiği halde mevcut işinde kalmak onun için daha kolaydır çünkü koşulları ve sonuçları bilir. Elindekinden olma riskini almaktansa, berbat bile olsa bildiği işte kalmak daha güvende hissettirir.

Beynimiz bu şekilde çalıştığı için, olumsuz sonuçları düşünmesek bile çoğu zaman hiçbir şey yapmamaya yöneliriz. Eylemsizliğimizi haklı çıkarmak için mevcut durumumuzu küçümser ve mantıklı hale getiririz. Beynimiz bu konuda oldukça başarılıdır.

Harekete geçmemenin acısıyla ve harekete geçmediğiniz için yaşayacağınız kazanç kaybıyla, duygusal farkındalığınızı artırarak mücadele edebilirsiniz.

Örneğin, emeklilik için tasarruf etmeye başlamak istediğinizi ve emeklilik hesabınıza koymak için bütçenizde para bulmanız gerektiğini varsayalım. Beyniniz muhtemelen bunu yapmak için bugün tüketmekten vazgeçmek zorunda kalacağı gündelik zevkleri düşünerek acı çekecektir. Bu acıdan kaçınmak için emeklilik planınızı başlatmayı erteler ve tasarrufa başlamazsınız. Peki ya bunun yerine, emeklilikte geçinmek için yeterli paranız olmadığında yaşayacağınız çileye karşı farkındalık yaratsaydınız? Emeklilik yıllarınızı kirasını zar zor ödeyebildiğiniz karanlık, küçücük bir evde, gençken sağlıklı bir yaşam sürmediğiniz için hastalıklar ve ağrılar ile boğuşur vaziyette, yeterli emekli maaşınız ve birikmişiniz olmadığı için yapmak istediğiniz hiçbir şeyi yapamıyorken, geçinebilmek için o hasta ve ağrılı halinizle ağır işlerde çalışmak zorunda iken hayal etseniz?

Harekete geçmemenin sonuçlarını düşündüğünüzde hissettiğiniz acı seviyesini artırarak, değişim için gerekli motivasyonunuzu artırabilirsiniz.

İlgimizi çekebilir: Dürtüsel harcama: Nedir ve nasıl engel olabiliriz?

Nasıl harekete geçilir?

Finansal kontrolünüzü ele almak istiyorsanız ancak duygularınız sizi geride tutuyorsa, yapmanız gerekenler şunlardır:

  • Nedenini belirleyin: Harekete geçmekten kaçınmanıza neden olan hangi düşünce ve duyguları yaşıyorsunuz? Sizi geride tutan duygu ne?
  • Kendinize şefkat gösterin: Herkes hatalar yapar. Siz, elinizdekilerle elinizden gelenin en iyisini yaptınız. Sıfırdan başlayabilecek ve daha iyi sonuçlar elde edebilecek güce sahipsiniz.
  • Bir plan yapın ve küçük adımlarla başlayın: Başlangıçta atılan küçük adımlar zamanla büyük değişikliklere yol açabilir.
  • İhtiyacınız varsa yardım alın: Bir Birikim ve Güvence Danışmanı, engelleri belirlemenize ve aşmanıza yardımcı olabilir ve hedeflerinize ulaşmak için atmanız gereken adımlarda size yol gösterebilir.

DİPNOT: Bu duyguların çoğu kaygı, depresyon ve diğer ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkili olabilir. Bu duygular daha büyük bir sorunun parçasıysa veya günlük hayatınızda önemli zorluklara neden oluyorsa, bir birikim ve güvence danışmanından önce psikolojik danışmandan yardım almanızı öneririm.

Ben kimim?

Ben bir birikim ve güvence danışmanıyım. İşim, insanların tasarruf ederek birikim yapmalarını ve bu birikimleri sayesinde gelecekte yaşayacakları maddi sıkıntılara karşı kendilerini güvence altına almalarını sağlamak. Birikim, yatırım, emeklilik planlaması, finansal güvence, vergi indirimi ve başka pek çok sorunuz için bana ulaşabilirsiniz. Sorularınızı yanıtlamaktan ve elimden geliyorsa yardımcı olmaktan memnuniyet duyarım.

Kaynaklar:

İlginizi çekebilir: Yeni yılda finansal hedefleri gerçekleştirmenin yolları

Çağla Lotinac Akman: AgeSA'da birikim ve güvence danışmanı ve çevre aktivisti. Hafta içi 9-5 danışanlarına finansal danışmanlık vererek insanları daha varlıklı hale getirmek, hafta sonu da deniz kenarında sabah koşusu yapıp koşarken kumlardaki çöpleri toplayıp ayrıştırmak en büyük hobileri arasında. Uplifers'ta 2018'den beri çevre kirliliği, sıfır atık, gezegen dostu yaşam, koşu, kişisel finans ve bütçeleme konularında yazılar hazırlamakta, gezegenimiz için farkındalık yaratmayı ve finansal okur yazarlığı arttırmayı hedeflemektedir. Kendisine ulaşmak ve ücretsiz finansal danışmanlık almak için: (0530)-767-24-64.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale