X

Uruguay’ın efsane lideri ‘El Pepe’den 47 saniyelik hayat dersi: Para harcarken aslında neyi harcıyoruz

Gününüzün kaç saatini çalışarak, kaç saatini sevdiklerinizle, kaç saatini kendinizle geçirdiğinizi hiç düşündünüz mü? Hepimizin günde ortalama 8 saat çalıştığını düşünürsek bir haftada 40 saatimiz, 1 ayda 160 saatimiz, 1 yılda 1920 saatimiz, 50 yıldaysa 96.000 saatimiz, yani neredeyse 11 yılımız sadece çalışarak geçiyor. Tabii trafik, yemek, ekstra mesailer ve hafta sonu çalışmaları hariç, iyimser bir hesaplamayla… Ortalama yaşam süremizin 70 yıl olduğunu ve bu 70 yılın 23 yılını uykuda geçirdiğimizi düşünürsek, hayatınızın 5’te birini para kazanmak için ‘harcamak’ sizce ne kadar mantıklı? Gerçekten bu kadar fazlasına ihtiyacımız var mı yoksa kendi yarattığımız sistem mi bize buna zorluyor?

Para ve maddiyata dair 47 saniyelik hayat dersi

Uruguay’ın 2010-2015 yılları arasında görev yapmış Devlet Başkanı José Alberto Mujica Cordano, nam-ı diğer El Pepe dünyanın gelmiş geçmiş en mütevazi ve sade yaşayan devlet başkanı olarak tanınıyor. Çiftçilikle uğraşan, gelirinin büyük bir çoğunluğunu ihtiyacı olan insanlara dağıtan El Pepe, BBC’ye verdiği bir röportajında “Bu benim kendi seçimim. Hayatımın uzun yıllarını böyle yaşayarak geçirdim. Maaşımın geri kalan kısmı bana yetiyor. Ben yoksul değilim; pahalı hayat seçen insanlar yoksulluk çeker.” diyerek parayla ve maddiyatla olan ilişkisini muhteşem şekilde özetliyor.

HUMAN The Movie Belgeseli’ndeki 10 dakikalık konuşmasında sarf ettiği her bir cümlesi hayat dersi niteliğinde olan El Pepe’nin konuşmasının en can alıcı kısmı, 47 saniyelik bir hayat dersi niteliğinde:


‘Gereksiz ihtiyaçlardan oluşan koca bir dağ yarattık. Bir şeyler satın alıyoruz sonra çöpe atıyoruz. Aslında boşa harcadığımız hayatlarımız. Bir şey satın aldığımda veya siz aldığınızda ödemeyi parayla yapmıyoruz. Ödemeyi yaşamımızdan, para kazanmak için harcadığımız zamanla yapıyoruz. Aradaki fark ise şu; hayatı satın alamazsınız. Hayat geçip gider. Ve hayatınızı boşa harcayıp özgürlüğünüzü kaybetmek korkunç bir şeydir.’

El Pepe’nin 10 dakikalık konuşmasının tamamını buradan izleyebilirsiniz:

 

El Pepe’nin nev-i şahsına münhasır karakteri ve ilham verici hayat öyküsünü merak ediyorsanız,  El Pepe: Yüce Bir Yaşam BelgeselEl Pepe: i‘ni mutlaka izlemenizi öneriyoruz!

İlginizi çekebilir: Etkisinden uzun süre kurtulamayacağınız, mutlaka izlemeniz gereken 15 çarpıcı belgesel Etkisinden uzun süre kurtulamayacağınız, mutlaka izlemeniz gereken 15 çarpıcı belgesel 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale