X

Para biriktirmeye engel olan en yaygın 5 mit

Para biriktirmek, finansal güvenliğimizi sağlamak ve geleceğe yatırım yapmak için önemli adımlardan biri. Ancak, çoğumuz farkında olmadan tasarruf yapma konusunda yanlış inançlara sahip olabiliyoruz ve bu inançlar, bizi para biriktirmekten alıkoyabiliyor. Para biriktirmenin, kenarda kendimizi güvende hissettirecek bir fonun olduğunu bilmenin verdiği konfor ve güvenlik hissi paha biçilemez olsa da bu yanıltıcı mitler, mali hedeflerimize ulaşmamıza engel olabiliyor.

Ancak, bunları fark ettiğimizde finansal başarımıza bir adım daha yaklaşabilir, kendimizi daha güvende hissedebiliriz. Siz de henüz para biriktirmek için yeteri kadar geliriniz olmadığını düşünüyor ya da tasarruf yapmak için henüz erken olduğuna inanıyorsanız, bu yazımızı mutlaka okuyun, fikrinizin değişeceğine eminiz. İşte para biriktirmeye engel olan en yaygın 5 mit:

Mit 1: “Daha fazla para kazandığımda birikim yapabilirim.”

Bu, muhtemelen en yaygın mitlerden bir tanesi. Sık sık kendinize söylemiş ya da çevrenizden duymuş olabilirsiniz. Çünkü insanlar genelde kazandıkları paradan harcamalarını çıkardıktan sonra kalan miktarın biriktirmeye değer olmadığını düşünüyorlar. Oysa ki kazancınızla orantılı bir şekilde her zaman para biriktirebilirsiniz, az kazanırken daha az, çok kazanırken daha çok birikim yapabilirsiniz. Bu tamamen sizin para yönetiminize bağlı. Unutmayın, bir her zaman sıfırdan büyüktür.

Mit 2: “Borcum varken para biriktiremem.”

Hayır, biriktirebilirsiniz ve hatta biriktirmelisiniz de. Tasarruf ve bütçe uzmanı Andrea Woroch, “Borçlu olan insanlar için en yaygın yanılgı, para biriktirmeye borçlarını ödeyene kadar başlamamaları gerektiğidir. Ancak gerçek şu ki borçsuz olmak için tasarruf etmeleri gerekir.” diyor. Borcunuzu daha rahat ödeyebilmek ve sonrası için finansal özgürlüğünüzü garanti altına almak için harcamalarınızı kontrol etmeli ve para biriktirmeye başlamalısınız. Woroch, borcunuzu öderken kalan harcamalarınızı da gözden geçirmeniz gerektiğini ve mutlaka tasarruf için az da olsa kenara para koymanız gerektiğini söylüyor. Eğer, hem borcunuz hem de kalan harcamalarınız gelirinizin tamamını tüketiyor ve geriye bir şey kalmıyorsa Woroch, ek gelir kazanmanın yollarını araştırmak gerektiğini vurguluyor.

Mit 3: “Birikim yapmak için çok gencim.”

Ne kadar şanslınız! Demek ki birçok kişiden daha erken finansal özgürlüğünüzü kazanmışsınız ve kendinizi güvence altına yaşamın erken yıllarındayken alabilirsiniz. Investing Is Your Superpower kitabının yazarı Shinobu Hindert, “Birikim yapmak için hiçbir zaman çok genç olamazsınız.” diyor ve tasarruf yapmak için yaşlanmayı beklememek gerektiğinin altını çiziyor. Ayrıca, ne kadar erken başlarsanız bu alışkanlığı o kadar kolay edinebileceğinizi ve otomatik olarak düzenli bir şekilde para biriktirmeye başlayacağınızı da söylüyor.

Mit 4: “En iyisi birikimlerimi hesabımda tutmak.”

Paranızı alışık olduğunuz banka hesabınızda görmek, belki sizi motive ediyor olabilir ancak, harcamalarınız için ayırdığınız para ile birikim yaptığınız parayı aynı yerde tutmak konunun uzmanlarına göre pek akıllıca değil. Özel bir bankanın direktörü olan Telisa Shead, “Birikimleriniz için ayrı bir hesap açın ve ona dokunmamak için kendinizi disipline edin.” diyor. Ayrıca, tasarruf yapmayı düşündüğünüz parayı özel bir birikim hesabı açıp orada tutmanın daha iyi olduğu da ekliyor. Dilerseniz bu konuda birikimlerinizi yönetmenize yardımcı olacak bir danışmandan ya da bankaların ilgili uzmanlarından da destek alabilirsiniz.

Mit 5: “Sadece emeklilik için para biriktirmeliyim.”

Evet, emeklilik zamanınız için para biriktirmeniz önemli ancak para biriktirmenin tek geçerli sebebi Andrea Woroch’a göre bu olmamalı. Para biriktirmenin ardındaki asıl motivasyon ‘acil durum fonu’ olmalı. Karşınıza çıkabilecek herhangi bir mali krizi yönetebilmeniz ve kaza, acil tıbbi destek gibi kritik durumlarla baş edebilmek için mutlaka tasarruf yapılması gerektiğini belirten Woroch, böylece zor zamanları borç almadan ve mali kaygı yaşamadan atlatabileceğinizi söylüyor. Acil durum fonu oluştururken en az 3 ile 6 ay arasındaki bir süre zarfı için yaşam giderlerinizi karşılayabilecek kadar para tasarrufu yapmak gerektiğini söyleyen Woroch, “Bu hedef başta imkansız gibi görünse de küçük adımlarla bir yerden başlayabilirsiniz.” diyor.

Sonuç olarak, bu yanlış inanışlar para biriktirmenin önünde büyük bir engel oluşturabiliyor. Ancak, artık farkına vardığımıza göre finansal başarımızın ve güvenliğimizin üzerine gölge düşmesini engelleyebilir, küçük adımlarla, vakit kaybetmeden bütçemiz doğrultusunda para biriktirmeye başlayabiliriz. Daha farklı bakış açıları için aşağıdaki yazılarımıza da göz atabilirsiniz:

Pasif gelir nedir, nasıl elde edilir: 9 pasif gelir modeli

Gelir-gider dengesizliğinden doğan kritik soru: Neden fakirim?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale