X

Panik atak ve beslenme arasındaki ilişki: Nasıl beslenmeniz gerektiğini biliyor musunuz?

Panik Bozukluk tanısı almış veya daha önce Panik Atak geçirmiş kişilere önerimdir… Panik atak, aniden ortaya çıkarak, genellikle 10 ila 30 dakika devam ettikten sonra kendiliğinden geçen, ani korku nöbetidir. Bu durumu bir defa yaşayan kişi haklı olarak bunu tekrar yaşayacağı kaygısıyla hayatını sürdürmeye başlar ve bu yüzden de nöbetlerin tekrar ettiği Panik Bozukluk halini alabilir. Panik atak yaşayan kişiler, terleme, baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı, titreme gibi semptomlardan şikayet ederler. Panik atak bazen somut bir sebep olmaksızın meydana gelse de kişinin farkında olduğu ya da olmadığı bir sebep her zaman vardır.

Panik atağı tetikleyen duygusal veya fiziksel sebepler olabilir. Bunlar kişiye göre ve hastalığın seyrine göre değişebileceği için, kısaca buraya sığdırmak pek doğru olmaz. Ancak bazı unsurlar vardır ki, kaygı sorunuyla boğuşan insan üzerinde faydalı etkileri vardır. Bunlardan biri de durumumuza uygun olan besinleri seçmektir. Beslenme şeklini değiştirmek, farmakolojik desteğin veya terapinin yerini almayacak olsa da, beslenirken yaptığımız seçimler, atakların sıklığınının ve şiddetinin azalmasına yardımcı olabilir.

  • Kalsiyum, B gurubu vitaminleri, Çinko ve tam tahıllı besinler bunlardan bir kaçıdır. Kalsiyum, vücutta bol bol bulunan bir mineraldir. Güçlü dişler, sağlam kemikler istiyorsak Kalsiyum almamız gerektiğini sık sık duyarız. Ancak Kalsiyumun diş sağlığına ve kemiklere olan faydalarından farklı fonksiyonları da vardır. Bana göre en önemli görevi kalbin düzenli çalışmasını sağlamak, pıhtılaşmayı önlemek ve enerji üretimidir.
  • Panik atak esnasında kalbin atış düzeni bozulur, genellikle gereğinden fazla hızlanır. Eğer kanımızda pıhtılaşma yoksa, vücut işlevlerini doğru yerine getiriyor ve kalbimiz düzenli bir şekilde çalışıyorsa, atak sırasında yükselen kalp ritmini normal seviyelere indirmekte zorlanmayız. Doğal yollardan kalsiyum takviyesi için, peynir ve yoğurt gibi süt ürünleri, lahana, ıspanak, brokoli ve nane gibi yeşil sebzeler, yumurta, badem, fındık, balık vs. tüketilmelidir.
  • B gurubu vitaminleri (B1, B3, B12), ruhsal sağlığımız açısından çok önemlidir. B vitamini merkezi sinir sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Eğer sinirleriniz zayıflamaya başlamışsa, sık sık depresyona giriyor, bunalımda olduğunuzu, enerjinizin çekildiğini hissediyorsanız sebebi B12 eksikliği olabilir. Depresyona meyilli kişilerin B gurubu vitaminlerini tüketmesinde yarar var. Doğal yollardan B vitamini takviyesi için, avokado, ceviz, yumurta, yoğurt, patates, brokoli ve et ürünleri tüketilebilir. Yoğurt yerken, suyunun süzülmemesini öneririm. Çünkü aldığımız B vitamini yoğurdun suyundadır.
  • Bir başka çok önemli mineral Çinkodur. Panik atak, bağışıklık sistemini zayıflatarak, kişiyi dış etkenlere karşı korumasız kılar. Bu dönemlerde enfeksiyon kapmak daha kolaydır. Çinko, bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirerek, stres altında olduğunuz dönemlerde ayakta durmanıza yardımcı olur. Doğal çinko takviyesi için de, bol fasulye, mercimek, mantar, ıspanak gibi sebzeler, hayvansal gıdalar ve kuruyemiş tüketebilirsiniz.
  • Çok az insanın kulak verdiği tam tahıllı besin tüketimi saydıklarım arasında en başa yerleştirilebilir. Makarna, ekmek, pilav, simit ve benzeri karbonhidratlar beyaz yerine, tam tahıllı olarak tüketilmelidir. Tam tahıllı ürünler B vitamini yönünden zengin olduğu için anksiyete ve stres riskini en aza indirir. Karbonhidrat ağırlıklı besinler ve çok şekerli tatlıların atak riskini arttırabileceği de unutulmamalı.
  • Son olarak da, panik atak nöbetlerini büyük oranda tetikleyen kafein tüketimi en aza indirilmeli ya da mümkünse tamamen kesilmelidir. Kafein çarpıntı yapar ve uyku düzenini bozar. Ek olarak uykusuzluk da çarpıntıya sebep olur, bu da panik atak riski taşıyan birine pek yardımcı olmaz. Kafeinden uzak durmak için gazlı içecekler, kahve veya demli çay tüketilmemelidir.

Bu besinleri düzenli olarak almakta zorlanıyorsanız, doktorunuzun tavsiye edeceği gıda takviyeli vitaminleri de tercih edebilirsiniz. Beslenme alışkanlıklarımız panik atağın tek sebebi olmadığı gibi nihai çözümü de değil tabii. Ancak yukarıda da bahsettiğim bu ufak ayrıntılara kulak verip uygulayabilirseniz, faydasını görücek ve kendinize büyük bir iyilik yapmış olacaksınız. Unutmayın, ruhsal sağlığımız, fiziksel sağlığımızdan geçer.

Marianna Vasiliadiz: Psikoloji Lisans Eğitimimi Atina'da tamamladım (DEREE -The American College of Greece). Klinik Staj görevimi Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastenesi ve Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Kliniğinde yaptım. Üniversite yıllarımdan beri aldığım ve hala büyük bir adanmışlıkla uyguladığım Nefes ve Farkındalık temelli eğitimleri terapi pratiğim ile birleştirdim. Bir psikolog olarak geçmişte aldığım Yaygın Anksiyete Bozukluğu tanısı ve Panik Atağı ciddi bir şekilde deneyimlemiş olmam, bugün beni özellikle Panik Atak sorunu yaşayan kişiler ve Kaygı Bozuklukları ile çalışmaya itti. Bu bağlamda Kaygı ve Panik Atağı Anlama - Panik Atak ile Başa Çıkma - Beden Farkındalığı - Gevşeme ve Nefesin Otonom Sinir Sistemi üzerindeki etkileri üzerine düzenli bilgilendirme ve uygulama seminerleri veriyorum. 2014 yılında Viyana Sigmunf Freud Üniversitesinde Alfred Langle ile Varoluşçu Psikoterapi, 2017 yılında Varoluşçu Akademi İstanbul'da Klinik Psk. Ferhat Jak İçöz ile 2 yıl süren Temel Varoluşçu Analiz Eğitimimi tamamladım ve Varoluşçu Psikoterapilerde İleri Çalışmalar Eğitimime devam ediyorum. Pandost Derneğinde ücretli ve ücretsiz danışan görmeye devam etmekteyim. Varoluşçu Psikoterapiler Derneği Üyesi ve Panik Atak Dostları Derneği Akademik Kurulu Üyesiyim.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale