X

Panik atak: Bilişsel terapi ile panik atak tedavisi

Panik atak bir çeşit kaygı bozukluğudur ve psikoterapi ile kişinin iyileşmesi mümkündür. Panik atağı olan kişi bedeninde gerçekleşen; nefes darlığı çekme, kalp ritminin hızlanması ve  terleme gibi reaksiyonları ‘‘kalp krizi geçiriyorum’’ ya da ‘’bayılmak üzereyim’’ şeklinde yorumlar. Bedensel reaksiyonlara bu anlamların yüklenmesi kişinin, panik, endişe ve tedirginlik yaşamasına neden olur.

[pull_quote_center]Panik atak geçirmiş olan kişilerin en büyük korkusu atağın tekrarlanması durumudur. [/pull_quote_center]

Panik atak ile ilgili yapılmış pek çok bilimsel araştırma, kognitif (bilişsel) terapinin iyileşmede çok etkin bir tedavi yöntemi olduğunu göstermektedir. Sadece ilaç tedavisi ile panik atağın iyileşmesi mümkün değildir. İlaç kullanmak kişinin endişe ve kaygı duygusunun yoğunluğunun azalmasını sağlasa da, panik atağın tekrarlanmasını önleyemez ve kişinin kaygılarını tam anlamıyla gidermez. Bazı kişiler ilaç kullandıkları halde panik atak geçirmeye devam ederler.

Panik atağın iyileşmesi için kişinin düşüncelerinin, olaylara ve kendisine bakış açısının ve davranışlarının üzerinde çalışılması gerekir. Bilişsel terapi, kişinin düşünce yapısını ele almak ve yeniden yapılandırmak üzerine kurulmuş bir terapi yöntemidir.

Patak atak yaşayan kişi, bilişsel terapi ile ortalama 6-8 seans arasında iyileşme gösterir.

Bilişsel terapi nedir?

Bilişsel terapi, kişinin düşünce yapısının, algılarının ve olayları yorumlayış şeklinin, duygusal tepkilerini ve davranışlarını belirlediği kuramına dayanır. Bu doğrultuda terapideki amaç, kişinin olumsuz ve işlevsel olmayan düşüncelerini yeniden yapılandırmak ve yerine gerçekçi ve olumlu düşünce şeklini getirmektir. Bu şekilde kişinin duygu ve davranışlarının değişmesi sağlanır.

Bilişsel terapi kısa süreli, planlı, yapılandırılmış bir psikoterapi türüdür. Bu terapinin etkinliği bilimsel kanıtlarla desteklenmiştir.

Bilişsel terapi ile panik atak tedavisi

Panik bozukluğun tedavisinde en önemli adım kişiyi hastalığa dair bilgilendirmektir. Kişiye, panik bozukluğun belirtilerinin ve olabileceklerin ayrıntılı olarak anlatılması kişinin tedavi sürecinin önemli bir aşamasıdır . Böylece kişi her atakta kalp krizi geçirdiğini düşünerek kaygıyla hastaneye başvurmaz.

Bilişsel terapide, kişinin korku ve kaygıya neden olan düşünce ve inançları ele alınır. Örneğin; ‘‘Kalp krizi geçiriyorum’’, ‘‘Buradan çıkamayacağım ve bayılıp kalacağım’’ gibi. Bu düşünceler panik atak belirtilerinin yanlış yorumlanmasından kaynaklanır ve kişinin kaygılı ve çaresiz hissetmesine neden olur. Bilişsel terapide kişi ile bu düşüncelerin yeniden yapılandırılması üzerinde çalışılır.

Bilişsel terapide ayrıca kaygıya neden olan durumlarda verilecek tepkileri değiştirme üzerinde çalışılır. Kişinin korkuları nedeniyle yapmaktan kaçındığı davranışları değiştirmek ve yeniden yapılandırmak terapinin önemli bir kısmını oluşturur.

Örneğin: Toplantıya katılmama, toplu taşıma aracına binmekten kaçınma, kalabalık ortamlara girmemek gibi kaçınılan davranışlar üzerinde çalışılır. Kişi ile birlikte davranışçı denemeler ve uygulamalar yapılır, yapılan her deneme kişinin korkusunun üzerine gitmesine yardımcı olur.

Terapilerde kişinin hem sosyal hem de mesleki yaşamını engelleyici ve yaşamını kısıtlayıcı düzeydeki kaygının üzerinde çalışılarak daha kaliteli bir yaşam sürmesi amaçlanır.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

 

Ilüstrasyon: Social Skydivers

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale