X

Pandemide ruhsal bakım: Ruh sağlığınızı korumak için 5 öneri

Hepimizi sarsan COVID-19 pandemisi başlayalı tam bir yıl oldu. Bundan bir sene önce “Corona gündeminde ruhsal bakımın önemi: 4 adımda daha sağlam bir psikolojiye kavuşun” isimli bir yazı yazmıştım. Pandemi hala hayatımızda olduğu için bu yazının ikinci bölümünü yazmak istedim.

Bu bir sene boyunca maalesef kimimiz virüs yüzünden yakınlarını kaybetti, kimimiz virüse yakalanarak zorlu bir iyileşme sürecinden geçti. Yapılan araştırmalar tüm bu olan bitenin psikolojik sağlığımızı da etkilediğini gözler önüne seriyor. Örneğin ülkemizde geniş bir örneklem ile yapılmış bir çalışmaya göre, katılımcıların COVID-19 sonrası daha yüksek ve anlamlı bir düzeyde somatizasyon, anksiyete, fobik anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk, depresyon, düşmanlık ve öfke belirtileri gösterdikleri bulunmuş (Bilge ve Bilge, 2020, Akt. Bekaroğlu ve Yılmaz, 2020). Çin’de yapılan uzunlamasına boylamsal bir çalışmaya göre ise salgının ortaya çıkmasından sonraki ilk dönemde katılımcılarda travma sonrası stres bozukluğu belirtileri görülmüş (Wang ve ark., 2020, Akt. Bekaroğlu ve Yılmaz, 2020).

Pandeminin yol açtığı belirsizlik hissi yüzünden stres ve endişe seviyemizin yükselmesi oldukça normal bir durum. İçinde bulunduğumuz bu dönemde kendimize her zamankinden daha iyi bakmamız gerekiyor. Fiziksel sağlığımıza dikkat etmenin yanı sıra ruhsal sağlığımıza da özen göstermeliyiz. Pandeminin yol açtığı stresle sağlıklı bir şekilde başa çıkmayı öğrenerek ve her gün ruhsal bakımımıza yönelik aktivitelerde bulunarak psikolojik dayanıklılık seviyemizi artırabiliriz. İşte size ruhsal bakımınıza yönelik birkaç öneri.

1. Duygularınızı ifade edin.

Bir deftere tüm bu pandemi sürecinin size kendinizi nasıl hissettirdiğini yazın. Pandemi hakkındaki duygularınızı arkadaşlarınızla paylaşın. Duygularınızla tek başınıza başa çıkamayacağınızı düşündüğünüzde de biz psikologlardan destek almayı ihmal etmeyin.

2. Evinizde sadece size ait konforlu bir köşe yaratın.

Evet, evinizin bir köşesinde sadece size ait, hiç rahatsız edilmeyeceğiniz bir konforlu köşe yaratın. Pandeminin ve günlük hayatın stresiyle daha fazla başa çıkamayacağınızı anladığınızda en favori battaniyenizle, sevdiğiniz bir kitapla köşenize çekilin. Dilerseniz hoş kokulu mumlar yakarak da kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz.

3. Ruhsal bakımı alışkanlık haline getirin.

Stres yönetimindeki en önemli olaylardan biri, stresi yönetmek için kullandığımız yöntemleri hayatımızın bir parçası haline getirmektir. Örneğin stresle meditasyon yaparak başa çıkmak istiyorsanız, meditasyonu düzenli olarak yapmanız gerektiğini unutmayın. Burada önemli olan ruhsal bakımımız için uyguladığımız aktiviteleri tıpkı diş fırçalar gibi rutin bir hale getirmek.

4. Size kendinizi iyi hissettirecek filmler seyredin.

Seyrettiğimiz filmlerin, dizilerin psikolojimizi etkileme gücü artık hepimizin malumu. Pandeminin mental sağlığımız üzerindeki negatif etkilerinden korunmak için, “iyi hissettiren filmler” kategorisindeki filmlerden yararlanabilirsiniz. Dilerseniz internetten de yararlanıp kendinize iyi hissettiren filmler listesi yapabilirsiniz. Benim listemde “Love Actually”, “The Holiday”, ve “A Good Year” var.

5. Pandeminin size öğrettiklerini düşünün.

Evet, her ne kadar pandemi yüzünden pek de hoş olmayan günler geçiriyor olsak da, bu bir senede pandemi bize yaşam hakkında birçok şey öğretti. Hayatımızın ne kadar değerli olduğunu öğrendik örneğin. Sabretmeyi… Ve en önemlisi hepimiz sandığımızdan daha dayanıklı olduğumuzu öğrendik. Yazımı okuduktan sonra, siz de pandeminin size neler öğrettiğini düşünür müsünüz?

Pandemi hala bizimle birlikte, evet, ama bu bir sene içinde geliştirilen aşılar bize tünelin ucundaki ışığı işaret ediyor. Size ruhsal ve fiziksel bakımınıza dikkat ettiğiniz, sağlıklı günler diliyorum. 2021 yılını “Kendini Sevme ve Hayatı Güzelleştirme Yılı” ilan ettim. Her hafta @ranakutvan kullanıcı isimli Instagram hesabımdan bu konuyla ilgili psikoloji ödevleri paylaşıyorum. Hadi hep beraber kendimizi sevmeye ve dünyayı güzelleştirmeye. Bu arada sizlere bir eğitim haberim var. Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Stres Yönetimi” eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için rsolaker@gmail adresine yazabilirsiniz.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynaklar:
Bekaroğlu, E. ve Yılmaz, T. (2020). COVID-19 ve psikolojik etkileri: Klinik psikoloji perspektifinden bir derleme. Nesne, 8(18), 573-584. DOI: 10.7816/nesne-08-18-14.
Bilge, Y. ve Bilge, Y. (2020). Koronavirüs salgını ve sosyal izolasyonun psikolojik semptomlar üzerindeki etkilerinin psikolojik sağlamlık ve stresle baş etme tarzları açısından incelenmesi. Klinik Psikiyatri Dergisi, 23(1), 38-51. doi: 10.5505/kpd.2020.66934
Wang, C., Pan, R., Wan, X., Tan, Y., Xu, L., McIntyre, R. S., … Ho, C. (2020a). A longitudinal study on the mental health of general population during the COVID-19 epidemic in China. Brain, Behavior, and Immunity. doi:10.1016/j.bbi.2020.04.028

İlginizi çekebilir: Corona gündeminde ruhsal bakımın önemi: 4 adımda daha sağlam bir psikolojiye kavuşun

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale