X

Öz farkındalık ile bugün kendime soruyorum: ‘Ben Kimim ?’

Öyle anlar gelir ki, sinirimize hakim olamayıp çevremizde ne bulursak savurmak, etrafı yıkıp dökmek isteriz. Veya tam tersi duyduğumuz bir söze o derece üzülürüz ki, yığılıp kalıveririz olduğumuz yerde ve bir daha da ayağa kalkamayız. İşte böyle anlarda dengemiz bozulmuştur sanki. Aslında bozulan veya aniden kayıveren bizizdir, ne düşündüğümüz, o an ne yaptığımız, tam o sinir veya üzüntü anlarındaki eylemimiz ‘’ben’’ olarak ortaya çıkar. Bugün bunu soruyoruz: ‘Ben’ kimim?

İlgili yazı: İşinizde başarılı olmanın yolu, kendinizi tanımaktan geçiyor

Aslında fark etmesek de kendi hayatımızın ve bir bakıma arkadaşlarımızın ve çevremizin lideri biziz.

Hepimiz, aslında kendi hayatımızın liderleriyiz. Zor kasırgalara göğüs gerdiğimiz gibi, başarılara imza atıyor ve hiç farkında olmadan arkadaşlarımızı, ailemizi ve sevdiklerimi ve tabi ki kendimizi de yönetiyoruz. Sevgili Dr. Tim Irwin, Pozitif Etki; Etkili Bir Lider Olmak Sadece Sizin Elinizde isimli kitabında, bir liderin kontrol mekanizmasını 3 ana etkenle açıklıyor:

  • Öz inceleme:

Bilinçli olarak düşüncelerimizi, duygularımızı, niteliklerimizi, alışkanlıklarımızı ve bunları etkileyen faktörleri değerlendirmek.

  • Öz düzenleme:

Güçlü bir öz inceleme ile, öz farkındalığa giden süreçte ‘’kendimizi kaybettiğimiz’’ anları düzenleyebilmeyi, düşünce ve eylemlerimizi düzenleyebilmemizi sağlayan farktördür.

  • Öz farkındalık:

Güçlü bir öz inceleme ve düzenleme ile ulaşabileceğimiz, her anının, her eylemin ve her düşüncenin en yüksek idrak seviyesi ile değerlendirilebilmesidir.

Dr. Irwin bir örnekle bu süreci şöyle açıklıyor:

 ‘’Biri düşüncemi eleştirdiğinde, ilk güdüm saçlarımının diken diken olması olabilir. Bu ‘’Kıl edici duyguları’’ ruhsal bir hızlı cevap veya erken uyarı sistemi olarak kullanabiliriz. Örneğin; kendimize ‘’Bu bir öz farkındalık anı’’, bu güdüde dizginleri ele almam ve savunmacı olmamam gerekiyor. Bu kişiye şu an eğilimli olduğum tepkiyi vermenin kimseye bir faydası olmayacaktır. Duygusal olarak tepki vermeyecek noktaya gelinceye kadar bir süre tepki vermemeliyim.’’

Gün içerisinde öz farkındalık ile kendini bilme sürecini işletmemiz gereken durumlar gerçek ‘biz’i ortaya çıkaran durumlardır. 

Bu örnek ile de gördüğümüz üzere, her an karşımıza öz farkındalık ve kendini bilme sürecini işletmemiz gereken durumlar çıkabilir. İşte bu anlarda, ne dediğiniz, ne yaptığınız ve ne düşündüğünüz sizin seçiminiz ve bu ‘’sizsiniz’’.

Gelin bir kez daha değerlendirelim, siz özünüzün farkındalığı ile bu anlarda başka bir siz olmayı seçin. Siz olmak yine sizin elinizde…

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale