X

Oyuncu Bryan Cranston’dan gençlere seyahatin büyülü dünyası ile ilgili tavsiyeler

Seyahat etmek, bir insanın kendisi için yapabileceği en büyük iyiliklerden olsa gerek. Yeni yerler görmenin, yeni insanlarla tanışmanın ve pek çok yeniliği keşfediyor olmanın kişiye kattığı öz güven, genel kültür, iletişim becerileri ve bunlar gibi daha birçok şey, paha biçilemez değerler arasında.

Breaking Bad dizisindeki Walter White karakteriyle tanınan efsanevi aktör Bryan Cranston da bizim gibi düşünenlerden. Özellikle gençlerin seyahat etmesi gerektiğini belirten Cranston, seyahat etmenin, bilmedikleri yerlerde kaybolmanın gençlere kendilerini bulmalarını sağlayacağını söylüyor.

İlginizi çekebilir: Seyahat etme algınızı değiştirecek 4 strateji

Gençlerin her fırsatta yeni yerler keşfetmesi gerektiğini söyleyen ünlü aktör, bunun onlara geniş bir vizyon katacağını sözlerine ekliyor:

“Gezmek sizi sosyal olmaya ve iletişim kurmaya zorlar. Bilmediğiniz yerlerde dolaşırken çevrenizdeki şeyleri, nerede yemek yiyip nerede eğlenebileceğinizi öğrenmek için sürekli iletişim kurmanız gerekir. Bir yere gitmek istediğinizde yön sormanız gerekir. Bu da seyahati benzersiz bir deneyim kılan şeylerin başında geliyor. Farklı yerler görmekten ve oralarda kaybolmaktan korkmayın. Çünkü kaybolduğunuz yerlerde kendinizi bulabilirsiniz.”

24 yaşındaki kızına da sürekli seyahat etmesini öğütlediğini belirten Cranston, gençlere bunun için gönüllü faaliyetler başta olmak üzere farklı imkanları değerlendirme şansları olduğunu hatırlatıyor. Kendisi de henüz 20 yaşında bir üniversite öğrencisiyken okulu bırakıp arkadaşlarıyla neredeyse parasız bir şekilde uzun bir yolculuğa çıkan aktör, bu yolculuğun hayatının yönünü tamamen değiştirdiğini ifade ediyor. ABD’de mezunlarının polis olduğu bir okulda ikinci sınıf öğrencisiyken çıktığı bu seyahatte, oyuncu olmaya karar veren Cranston, o geziye çıkmasaydı muhtemelen bu kadar sevdiği ve başarıyla yaptığı bir işi de yapmıyor olacaktı. 

Bryan Cranston’ın gençlere verdiği öğütleri ve kendi ilginç seyahat hikayesini dinlemek için aşağıdaki videoya tıklayabilirsiniz: 

İlginizi çekebilir: El değmemiş, izole ve az bilinen 22 görkemli seyahat rotası

Kaynak

bigthink

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale