X

Oyalanma davranışının önüne geçmek için 6 öneri

Bazen önemli bir işin başına oturmanız gerektiğinde, dünyanın en acelesi olmayan işleriyle ilgilenirken bulabilirsiniz kendinizi. Sosyal medyada dolanmak, bir tane daha kahve almak, etrafı toplamak, fotoğraf albümünü düzenlemek, önümüzdeki ay yapılacakları planlamak, internet alışverişine girişmek gibi pek çok aktivite ile oyalanır, belki keyifli vakit geçirir, ancak asıl yapmanız gereken işten alırsınız odağınızı. ⠀

Herkes için ertelemenin farklı sebepleri olabilir. Çoğunlukla oyalanmak adına yapılan bu aktiviteler kısa süreli haz doğurduğundan tercih edilir. Erteleme durumunda yapılan çok kolay bir iş bile olsa, farkında olmaksızın iş bitirmiş olma hissiyatı verdiğinden tercih edilir; “Ne zamandır bu çekmeceyi düzenlemek istiyordum, ne güzel oldu” bunun bir örneğidir. Ancak bu durumun, diğer tarafta asıl yapmanız gereken işten odağınızı almak dışında başka bir amacı yoktur. Oyalanma davranışının esas sebebi çalışmanın doğuracağı acıdan kaçınmaktır.

Oyalanma davranışı çalışmaya yüklediğiniz anlamla alakalıdır. Çalışmak sizin için çok mu zorluğuna katlanmak istemediğiniz bir seviyede duruyor? Yapacağınız iş sizin için ne ifade ediyor? Yapmak zorunda olduğunuz, ancak çok uğraştırıcı olduğu için hiç yapmak istemediğiniz bir iş mi? Halihazırda uzun zamandır ertelediğiniz bir iş mi? Nereden başlayacağınızı bilemediğiniz bir proje mi? İçerik olarak kendinizi yeterli görmediğiniz bir konu mu? Bu örneklerde olduğu gibi tam olarak neyin bu işi ertelemenize sebep olduğunu bulmak faydalı olacaktır.

Bir başka durum hata yapmaktan, eksik yapmaktan, kötü iş çıkartmaktan veya eleştiri almaktan duyulan korkudur. Farkında olmaksızın “Hiç başlamazsam bu işin sonucunda doğabilecek kötü durumların da yaşanmasını engellemiş olurum” düşüncesi kişiyi başlamaktan alıkoyar. Başarısızlık korkusu yüzünden o işe girişmektense, hiç başlamamak veya olabildiğince ertelemek tercih edilir. Her şeye rağmen o işi tamamlamak, hiç başlamamış olmaktan her zaman daha iyidir. İşi tam hakkını vererek yapma isteği, hatalı veya eksik yapma korkusu mükemmeliyetçi bakış açısıdır ve bu tamamen ayrı olarak ele almanız gereken bir ihtiyaç durumudur.

Oyalanmanın önüne geçmek için neler yapılabilir?

Bu notları hem kendime, hem de ihtiyacı olduğunu düşünen herkese bir hatırlatma olması açısından toparlamak istedim. Böylece erteleme/oyalanma davranışınızı farkettiğinizde ne yapmak istediğinize dair bilinçli bir karar verebilirsiniz.⠀

Gözünüzde büyütmeyin.

İşin bir oturuşta tamamlanması gerektiği düşüncesi, o işe bir türlü başlayamamanıza sebep olabilir. İşi planlayıp zamana yaymak sizi rahatlatabilir.⠀

İşi küçük parçalara bölün.

Öğrenci hayatından bir örnek verirsek; diyelim ders çalışılacak, yapılacaklar listesine “fizik çalış” yerine “fizikten a ve b konularını bitir” veya “a konusundan 30 soru çöz” yazmak, yapılacak olanı netleştirdiğinden gözünüze büyük gelmeyecektir.⠀⠀

Zaman belirleyin ve sözünüzde durun.

Canınız gerçekten o an çalışmak istemiyor veya başlayacak gücü kendinizde bulamıyor olabilirsiniz, çok normal. Bu durumda kendinize oturacağınız bir zaman aralığı belirleyin ve mutlaka bu zamanda işinizin başına oturduğunuzdan emin olun. ⠀

Dikkatinizin dağılmasına izin vermeyin.

Telefon veya benzer dikkat dağıtıcıları çalışma ortamınızdan uzaklaştırın. Masanızda not tutmak üzere boş bir kağıt bulundurun ve o an odaklandığınız iş dışında aklınıza gelen her şeyi bu kağıda not alın. Böylece aklıma geleni şimdi yapmalıyım yoksa unuturum kaygısına düşmez ve işinize odaklanabilirsiniz.⠀

Yardım isteyin.

İhtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız işinize yardımcı olabilecek birinden destek alın ve bunu istemekten çekinmeyin.

BONUS

Hipotezinizi test edin.

Oyalanma için acıdan kaçınma davranışı dedik, peki bu acı beklentisi ne kadar gerçekliği yansıtıyor? Bu düşüncenizi test etmek isterseniz, işe başlamadan önce bu işi yapmanın size ne kadar zor geleceğini 1’den 10’a kadar değerlendirin. Daha sonra iş bittiğinde işin size gerçekten ne kadar zor geldiğini tekrar değerlendirip, puanlayın. Diyelim gözünüzde çok büyüyen bir işti ve ilk başta 10 üzerinden 10 zorlanacağınızı düşünüyordunuz. İşe başladıktan ve biraz çalıştıktan sonra gerçek zorlanma seviyenize 6-7 diyebilirsiniz. Bu somut yaklaşım, başlamak istemediğiniz ve oyalanmaya yeltendiğiniz bundan sonraki işlerde size hatırlatıcı olabilir. Bakış açınızı değiştirebilir ve “Muhtemelen bu iş yine gözümde büyüyor ancak başladığımda düşündüğüm kadar zor gelmeyecek” şeklinde düşünebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Önceliklerinizi önceliklendirme zamanı: Tabağında kendine kadar yerin var mı?

Beyza Turan: Profesyonel olarak yaşam koçu, amatör olarak yazarım. “Bu hayatı nasıl daha iyi yaşarım?” sorusuna kafayı takmış biri olarak öğrendiklerimi paylaşmayı çok önemsiyorum. İlgi alanlarım arasında olan duygu, davranış, bilinçaltı, motivasyon ve ilişkiler konularında okumayı, konuşmayı ve yazmayı çok severim. Geçmişimden kısaca bahsetmem gerekirse; Koç Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği okudum ve Uluslararası İşletme yüksek linans programını tamamladım. İş hayatımda Google, Facebook (Londra) ve Adphorus şirketlerinde çalıştım. Daha sonra kendi kişisel gelişimimi de önceliklendirerek, profesyonel koçluk eğitimimi tamamladım ve Dore Coaching’i kurarak danışanlarıma destek vermeye başladım. Dilerseniz bir selam vermek veya sorularınızı iletmek için bana @dorecoaching Instagram hesabı üzerinden ulaşabilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale