X

‘Overstimulation’: Çocuğunuzun huzursuzluğunun altında aşırı uyarılma yatıyor olabilir

Günümüzün hızlı temposu ve teknolojinin her alanda giderek artan varlığı, özellikle çocuklar üzerinde derin etkiler bırakıyor. Bazen yetişkinler ve ebeveynler olarak farkında olduğumuz, bazense hiç fark edemediğimiz şekillerde, çocukları sonsuz sayıda uyarana maruz bırakabiliyoruz. Kimi zaman elimizde olmadan, kimi zamansa bizim ön ayak olduğumuz bu uyaranlar, ne yazık ki çocukların gelişimini ve zihinsel-duygusal sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Hangi uyaranlar ve nasıl olumsuz etkiliyor?

Hemen küçük bir örnek üzerinden ilerleyelim… Ebeveynlerin çocuklarına zengin deneyimler sunma arzusuyla çırpındığı gerçeğine hepimiz aşinayızdır. Ama bu çaba bazen aşırıya kaçabiliyor. Sabahtan akşama kadar çocukların bir dakikasını bile boş bırakmamak, her anı planlamaya çalışmak, yabancı dilde şarkılar dinletmek, videolar izletmek, ilk boşlukta kitap okumak/okutmak veya aklımıza gelen pek çok eylem, normal şartlar altında eğlenceli ve faydalı olsa da aşırıya kaçtığında sorunlara neden olabiliyor. Çünkü ‘overstimulation’ dediğimiz ‘aşırı uyarılma’ durumu açığa çıkıyor. Bu da çeşitli sıkıntılar doğurabiliyor.

Çocuklarda aşırı uyarılmanın belirtileri ve nedenleri

Çocuklarda aşırı uyarılmanın belirtileri elbette ki çeşitlidir ve her çocuk farklı şekillerde tepki verebilir. Ancak genel olarak bazı yaygın belirtiler arasında:

  • Huzursuzluk ve rahatsızlık
  • Kolayca ağlama veya sinirlenme
  • Kaygılı ruh hali
  • Yüksek stres seviyesi
  • Öfke nöbetleri
  • Dikkat dağınıklığı
  • Öğrenme/anlama güçlüğü
  • Uykusuzluk veya uyku sorunları
  • Aşırı yorgunluk
  • Sosyal geri çekilme
  • Yoğun duygusal tepkiler yer alabilir.

Bu belirtiler, çocuğunuzun günlük deneyimlerinden daha fazlasını işlemekte güçlük çektiğini gösterebilir. Ve bu durum çeşitli değişkenlerden kaynaklanıyor olabilir:

  • Sürekli ekrana maruz kalma
  • Aşırı teknolojik alet kullanımı
  • Yoğun bir günlük program
  • Aşırı gürültülü ortamlar
  • Çok kalabalık yerlerde zaman geçirmek
  • Duyusal hassasiyetler; belirli seslere, ışığa, doku ve kokulara karşı duyarlılık yaygın faktörler olabilir.

Öte yandan, çocuklarınızın çevresini ve günlük rutinlerini gözden geçirerek de aşırı uyarılmanın potansiyel kaynaklarını belirleyebilirsiniz.

Aşırı uyarılmayı önlemek ve yönetmek için ipuçları

Çocukların sağlıklı gelişimi için onlara zengin deneyimler sunmayı istiyor olsak da bazen her şey küçük bedenlerine, zihinlerine, gözlerine, kulaklarına ‘fazla’ gelebilir. Ve bu fazlalıklar, onların duyusal sistemlerinde aşırı yüklemelere dönüşerek huzurlarını kaçırabilir, kafalarını karıştırabilir. Aşırı uyarılmanın üstesinden gelmek, çocukların daha mutlu ve dengeli bir yaşam sürdürmesine, daha sakin davranışlar sergilemesine yardımcı olabilir.

O an yapabilecekleriniz:

Çocuğunuzu daha sakin bir ortama götürün: Gürültülü, kalabalık veya hareketli bir ortamdan çocuğunuzu daha sessiz, huzurlu bir yere alın. Çocuğunuzun rahatladığını hissedeceği bir alan yaratın. Mümkünse ve varsa sesleri kapatın, odanın ışıklarını kısabiliyorsanız kısın, insanları, uyaranları uzaklaştırın. Çocuğunuzun hem güvende hem de rahat ve konforlu hissedeceği bir atmosfer oluşturmaya çalışın.

Düşük uyarıcı aktiviteler önerin: Kitap okuma, resim boyama veya yavaş tempolu müzik dinleme gibi sakinleştirici aktiviteler, çocuğunuzun aşırı uyarılmış duyularını yatıştırmaya yardımcı olabilir. Bu tür aynı zamanda çocukların sakinleşmelerini de sağlayabilir.

Duyusal oyunlarla duyusal dengeyi sağlayın: Kum, oyun hamuru veya su ile oynama gibi duyusal oyunlar, çocukların fazla enerjilerini pozitif bir şekilde kullanmalarını sağlayarak duyusal dengeyi yeniden kurmalarına yardımcı olabilir.

İlginizi çekebilir: Çocukların çok sevdiği duyusal oyunlar nelerdir, neden önemlidir?

Uzun vadede yapabilecekleriniz:

Günlük rutinler oluşturun: Düzenli günlük rutinler çocukların neyi bekleyeceğini bilmesini sağlayarak onlara bir duygu güveni ve istikrar sağlar. Bu, onların daha sakin ve toparlanmış hissetmelerine yardımcı olabilir.

İlginizi çekebilir: Çocuk yetiştirmede rutinler neden önemlidir, nasıl inşa edilir?

Düzenli uyku saatleri sağlayın: Çocukların fiziksel ve duygusal sağlığı üzerinde uyku düzeninin önemi yadsınamaz. İyi bir gece uykusu, çocukların zihinsel, duygusal ve fiziksel iyileşme süreçlerini destekler, böylece ertesi gün için yeniden enerji toplamalarını sağlar. Çocukların sakinleşmesi ve duyusal dengesini yeniden kazanması için düzenli uyku saatleri çok önemli.

Ekran süresini sınırlandırın: Ekran süresini belirli saatlerle sınırlamak ve teknoloji dışında çeşitli etkinlikler teklif etmek, çocukların duyusal deneyimlerini çeşitlendirmelerine yardımcı olur. Doğada zaman geçirmek, sanat ve el işi projeleri ve spor gibi fiziksel aktiviteler, ekran karşısında geçirilen zamanın olumsuz etkilerini dengelemeye yardımcı olabilir.

Günü ‘fazla’ planlamayın: Sabah okul, okul sonrası piyano dersi, ondan sonra yüzme dersi, evde İngilizce çalışma… Çocuklarınıza zengin bir ortam sunmak, öğrenmeye, eğlenmeye, deneyimlemeye teşvik etmek isterken aşırıya kaçmadığınızdan emin olun ve ‘overstimulation’ı önlemek için her anı planlamaktan, doldurmaktan kaçının.

Ortamı çocuğunuzun duyusal ihtiyaçlarına göre düzenleyin: Çocuğunuzun duyusal hassasiyetlerini tanıyın ve ortamı bu ihtiyaçlara uygun şekilde ayarlayın. Örneğin, ışık hassasiyeti olan bir çocuk için yumuşak aydınlatma kullanmak veya ses hassasiyeti olan çocuklar için evin en az gürültülü olan, yoldan uzak odasını çocuk odası yapmak daha rahat hissetmelerine yardımcı olabilir.

İlginizi çekebilir: Sakin çocuk yetiştirme rehberi: Ebeveynlere yol gösterecek ipuçları

Ecem Şenyurd Efecan: Selam, ben Ecem! Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra çeşitli özel kurumlarda çalışıp akademi özlemiyle soluğu yine üniversitede aldım, daha öğrenilecek çok şey vardı! Mindfulness üzerine tez yazıp 'an'da kalmayı hala başaramayan biri olarak insana iyi gelen ne varsa bulmaya, uygulamaya, hayatımın bir parçası haline getirmeye çalışıyorum. Tam bir kahve severim, günlük sınırsız doz alımıyla hayatımın olmazsa olmazı. Üretmeye bayılıyorum! :)

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale