X

Orgazmik yaşam rehberi 2: Sabah rutininin faydaları

Orgazmik yaşam rehberi yazı dizisinin ilk yazısında duyumlar, duygular, düşünceler ve farkındalıktan bahsetmiştim. Henüz okumadıysanız, seriye ilk yazıyı okuyarak başlamanızı öneririm; çünkü bu rehberde bahsedeceğim ve daha iyi bir yaşama giden tüm yollar öncelikle kendimle iletişim kurmakla başlıyor. Bunun püf noktası da bedenimdeki değişimlerin doğasını anlamakta saklı.

Bu rehber boyunca, daha hafif ve tatmin dolu bir yaşam hayal edenler için bizzat kullandığım ve çok faydasını gördüğüm araçları tanıtıyorum. Siz de böyle bir yaşam hayal ediyor ama nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız, güçlü bir başlangıç için sizi Sabah Rutini ile tanıştırmak isterim.

Sabah Rutini nedir? Yaşamıma ne katar?

Sabah rutininin yaşamınıza katacaklarını onlarca madde ile listeleyebilirim. Ancak, hepsini akılda tutmak zor olacağından -ve bence buna gerek de yok- ben size işin özünü oluşturan en temel üç katkısından bahsetmek istedim. Bunları okuduğunuzda diğer onlarcası muhteşem aklınızda saniyeler içinde oluşuverecek:

  • Kendinize olan sevginiz gelişir: Sabah rutini, her güne kendinizle başlamaktır. Kendinizi önceliklendirmek şefkat ve özen ihtiyaçlarınızı besleyeceği için çok daha güçlü, köklenmiş ve sevgi dolu hissedersiniz.
  • Güne bilinçli bir başlangıç yaparsınız: Yataktan aceleyle kalkıp, hızlıca giyinip ayakkabınızı bile bağlayamadan kendinizi dışarı atıyorsanız belki de güne gerçekten hiç başlamıyor olabilirsiniz. Bir sabah rutininiz olması, yeni bir güne başladığınızın farkındalığı ile doldurur sizi. Yaşamın sizi sağa sola savurmasına bir DUR diyerek, göğsünüzü gere gere “Heyy yeni gün hoş geldin! Bugün benim için hangi muhteşem maceraları hazırladın? Seni yaşamak için can atıyorum. Hadi başlayalım!” deme gücü kazanırsınız. Her yeni gün, onunla bağlantı kurabildiğimize, yaşamın ne kadar harika bir hediye olduğunu hatırlatır bize.
  • Gün boyu ihtiyaç duyacağınız kadar alan ile dolarsınız: Yoğun bir gün hem daha çok iş yapmak, hem de daha çok insanla iletişimde olmak demektir. İkisi için de yüksek miktarda empatiye ihtiyaç duyarız. Empati, yargısızca gözlem yapabilme, olanı bir kamera tarafsızlığı ile olduğu gibi görebilme yeteneğidir. Empati, alan gerektirir. Alan, bir ihtiyaçtır. Alan yokluğunda kendinizi sabırsız, tükenmiş ve öfkeli hissedebilirsiniz. Yeterince alan bulduğunuzda, şefkatli, dinlemeye açık ve anlayışlı olursunuz. Gün içinde çok sayıda kızgın ve telaşlı insan hemen yanı başımızda beliriverir. Biz, eğer kendimize yeterince empati verememiş ve güne koştura koştura başlamışsak bu insanlarla iletişim mücadeleye dönüşür. Mücadele de bizi yorar. Sabah rutini sizi gün boyunca ihtiyaç duyacağınız alan ile dolduracağından empati potansiyeliniz yükselir. Empati, sizi stresten korur ve muhteşem bir iletişimciye dönüştürür. Bu konuyu, bu seride, ilerleyen günlerde daha detaylı anlatacağım.

Bir küçük değişiklik ile ne büyük değişimler yaratabilmek mümkün görüyor musunuz? Önemli olan doğru küçük değişiklikleri seçmektir.

Alışkanlıklarınızı değiştirmek istediğiniz her seferinde ilk birkaç gün zorlanabilir ve her şeyi robotik bir şekilde yapabilirsiniz. Bu sürece dayanabilir ve rutininizi düzenli şekilde devam ettirirseniz, bu yeni alışkanlık kısa süre içinde sizi sarıp sarmalayacaktır. Sonuçlarını almaya, yaşamınızdaki değişimleri gözlemlemeye başladığınızda ise iyi ki yapmışım diyeceksiniz.

Bir sonraki yazımda etkili bir sabah rutininin nasıl oluşturulacağından bahsedeceğim. Lütfen takipte kalın. Ve bu sırada konuştuklarımız üzerine biraz düşünmeniz harika olur.

Sorularınız ve paylaşımlarınız için benimle her zaman giricidigdem@gmail.com adresimden iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Orgazmik yaşam rehberi 1: Duyumlar, duygular, düşünceler ve farkındalık

Diğdem Girici: İnanıyorum ki doğru bilgiye ulaşabilen ve bu bilgiyi hayatında doğru şekilde kullanmayı öğrenen her insan hayal ettiği yaşamı yaratabilir. İşte bu yüzden yazıyorum, yaşamımı hafifleten bu muhteşem bilgiler daha çok insana ulaşabilsin ve daha çok insan yaşamdan keyif alabilsin diye. Sorularınız veya paylaşımlarınız için bana giricidigdem@gmail.com adresimden veya @digdemgiriciyoga Instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz. Sevgiler.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale