X

“Organik bilgelik” üzerine sinematografik bir performans sanatı: “YU”

Güncel hayatımız artık kocaman bir koşuşturmayla geçiyor. İşle ev arası mekik dokuyoruz, bedenimiz her daim belli bir hareket halinde ve sürekli olarak strese maruz kalıyoruz. Bu yoğunluğun arasında çoğumuz bedenimizi dinlemeye, onun şikayetlerine ve bize verdiği sinyallere dikkat bile etmiyoruz. Peki buna bir dur deyip gerçekten bedenimizin ve iç organlarımızın bize söylemeye çalıştığı şeylere kulak vermeye ne dersiniz?

Bağımsız dansçı, koreograf ve eğitmen olan Gizem Aksu’nun, iç organların hayata durmaksızın önerdiği organik bilgelik üzerine sinematografik, genişletilmiş “YU” performansı, 18 Mart ve 1 Nisan Cumartesi akşamları izleyiciyle buluşacak. Gizem Aksu performansını şu sözlerle anlatıyor: “Organik Bilgelik, iç organların hayata durmaksızın önerdiği arkaik, organik ve spontan bilgeliktir. Her bir organın kendi tonu, dokusu, alanı ve ritmi ile, diğer organlarla birlikte her an yaşamı seçmesi ve sürdürmesinin arkaik bir bilgelik olduğunu düşünüyorum. İç organlardan bahsedildiği anda oluşmuş bilgi formları onların kaygan yüzeylerinden sanki akıp gitmekte… Bedene atfedilen ve yaşamlarımızı yeniden ve yeniden üreten iç/dış, görünür/görünmez, açık/kapalı, karanlık/aydınlık, yaşam/ölüm, geçmiş/gelecek, rezil/güzel, siyah/beyaz, Avrupalı/Asyalı, Doğulu/Batılı, çıplak/örtülü gibi dilsel kategoriler ve sosyo-kültürel atıflar organların dokusundan akıp giderken, iç organların var-oluşunu düşleyebilmek ve düşünselleştirebilmek için “organik bilgelik” kavramını öneriyorum.”

“YU” Performansı neyi amaçlıyor?

Daha da bilimsel açıklamak gerekirse YU; iç organların ne olduğuyla değil, iç organların yaşamla kurdukları karmaşık ilişkilerle ilintili olup yaşamın, iç organların var oluşuna referansla hissedilmesi ve duyumsanması ile ilgilenmektedir.

Gizem Aksu’nun, Belçika, Hırvatistan ve Türkiye’de resindency progralarından çalışmalarını yürüttüğü, Zagrep’te ön gösterimi yapılan YU, prömiyerini Ekim 2016’da Dünyada Bir Köşe Festivali’nde gerçekleştirdi. Halen İstanbul ve İzmir’de gösterimleri yapılan, sanatçının 2017-2018 programında Belçika’da da gösterimi yapılacak olan YU, çağdaş performans sanatları alanında özgün bir çalışma olarak izleyicide her seferinde yeni “hissi deneyim alanları” açan bir performans.

Detaylı bilgi için bu linke tıklayabilirsiniz.

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale