X

Önce kendine zaman ayırmalı insan

Yavaşlayan iş tempomla beraber bende kendime ve yapmak istediklerime zaman ayırmaya karar verdim. İstanbul dışında, doğayla ve kendimle olmak için uygun bir kamp aradığım sırada tam isteğime uygun 4 günlük bir kamp buldum Bodrum’da. Deniz, doğa, yoga, meditasyon, aile dizimi ve İstanbul’dan uzak olmak hepsi vardı bu dört günde. Matım, bikinim, birkaç kıyafetimle hazırdım bana heyecan veren bu yolcuğa çıkmaya.

Gölköy’de yeşillikler içinde denize sıfır harika bir otelde Burcu Gönenbaba, Özkan Dokuz ve asistanımız olduğunu öğrendiğim Atakan Ürer‘in güler yüzü karşıladı beni. Tüm katılımcılar otele yerleştikten sonra programda yazdığı gibi tanışma ve Yeşim Ecem Oral ile yogayla kampımız başladı. Herkesin uyum sağlaması için çok ağır hareketlerle başlamadık. Önemli olanın şimdide ve burada olmak, vücudunun izin verdiği kadarını dinlemek, sonuçta değil süreçte olmak olduğunun altını çizdi hep Yeşim Hoca. Anda kalmak (mindfulness), son zamanlarda sıkça duyduğumuz bir kelime. Neydi bu anda kalmak, sonuca değil sürece bakmak?

O kadar acıkmıştım ki karnımın açlığı sorularımın önüne geçti. Anda kalmayı ve yemek yemeği seçtim… Nasılsa kamp yeni başlamıştı, program yoğundu ve önümüzde deneyimlemek için günlerimiz vardı. Nitekim Yeşim Hoca sabah saat 05.15’te güneşin doğuşunu izleyip güne meditasyonla başlayacağımızı söyledi. Bu saatte kalkmaya alışkın olmayan biri olarak çok erken bulduğumu itiraf ediyorum ama harika bir deneyim olacağı fikri erken kalkma fikrinin önüne geçti. Zannettiğimden çok daha kolay kalktım, mis gibi bir hava, harika bir manzara vardı. Hep birlikte oturduğumuz iskeleden karşımızdaki dağın ardından doğacak güneşi beklerken, 45 dakika söylediğimiz mantrayla zamanın nasıl geçtiğini anlamadan o muhteşem ışık topunun bir anda yükselmesine şahit olmak bende tarifsiz duygular uyandırdı. Hayatınızda hiç böyle bir ana şahit olmadıysanız eğer, gerçekten çok şey kaçırdığınıza emin olun. Ve ilk fırsatta neredeyseniz güneşin doğuşunu izleyin derim.

Kahvaltı sonrası Burcu Gönenbaba ile yaptığımız hareketli meditasyon da aslında bedeni nasıl sınırladığımızı görmek ve sınırsızlığını hatırlamak açısından oldukça ilginç ve eğlenceliydi. Her zaman eğlenerek deneyimlemeyi kalıcı ve etkili bulmuşumdur. Takdir edersiniz ki yoğun bir kamp olduğu için devamını ve yaptığımız diğer çalışmaları gelecek haftaki yazımda bulabilirsiniz.

Bu arada yoga ile ilgilenenler, daha da derinleşmek isteyenler, nasıl bir şeymiş bu diyenler için kitap önerilerim var: Hermann Hesse- Siddharta / Osho-Yoga / Motoyomanın kitapları. 

Herhangi bir konuda iletişime geçmek isterseniz bana, asliaybars.com’dan ve Instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz

İlginizi çekebilir: İstediğin hayatı yaratmak mümkün. Nasıl mı?

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Aslı Aybars: Sanatçı bir aileye doğduğum için olsa gerek kendimi bildiğimden beri hep tiyatrocu olmak istedim. Tüm arkadaşlarımı toplar kendimizce oyunlar çalışır tüm komşulara gösterimizi duyurur üstüne birde bilet satar sergilerdik oyunlarımızı büyük bir heyecan ve gururla . Ailem bunun geçici bir heves olduğunu düşünsede konservatuara girip tiyatro okumak ve oyuncu olmak istediğimi söyleyince anladılar nekadar kararlı olduğumu. Aklıma koymuşmuştum ben sadece Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro bölümünde okumak istiyordum. Ve bu hayalimi de gerçekleştirdim. Okulu kazandım. Benden mutlusu yoktu. 4 senenin sonunda çok sevdiğim okulumdan mezun oldum ve hikayem başladı. Birçok dizi reklam ve sinema filminde oynadım. 2005 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarına girdim. Yüksek lisans yaptım. Mesleğimle alakalı merakım beni nefes terapisine yönlendirdi hocam Jost'la çalışmaya başladım. Ve nefes terapisti oldum. Eğitimler vermeye başladım. Farkettim ki bildiklerimi aktarmak ve geri dönüşlerini görmek de ayrı mutluluk. Kısaca hep kalbimin sesini dinledim. İnsanın hayatta istediği işleri yapmasından daha büyük bir mutluluk yok bence. Hayallerinize sahip çıkın lütfen. Benimle ilgili tüm merak ettiklerinizi www.asliaybars.com adresinde bulabilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale