X

Olumsuz olay dalgalarıyla sörf yapmayı öğrenmek için 4 öneri

Fırtınalı hava, ekonomi gündemi, pandemi ve yeni varyant derken, “Yok mu artıran?” dediğini duyar gibiyim. Yalnız değilsin, birçok kişi aynı durumda. Ortak bir insanlık hali yaşıyoruz ve hal böyleyken huzurlu olmak, sakin kalabilmek eskisinden daha da zor gelebiliyor.

Mindfulness’ı Batı dünyasıyla buluşturan Jon Kabat-Zinn’in bu durumla ilgili çok güzel bir sözü var: “Dalgaları durduramazsın ama sörf yapmayı öğrenebilirsin.” Bizim de dalgalar gibi olan olayları değiştirme ya da durdurma yetkimiz çoğu zaman olmuyor. Ama olaylara verdiğimiz tepkileri değiştirerek o anı ve hayatımızı yaşayışımızı değiştirmemiz, yani sörf yapmayı öğrenmemiz mümkün!

“Peki, bunları nasıl değiştirebilirim?” dersen…

1. Önce ne tepki verdiğini gözlemle.

Olumsuz bir olay yaşadığında otomatik olarak çıkan tepkilerini bilinçli bir şekilde gözlemle. Bu senin için bağırmak, ağlamak, telaşlanmak, gözünün haberlerden ayrılmaması, hep senin başına geldiğini düşünmeye başlaman ya da başka birçok eylem, beden duyumu, duygu ve düşünce olabilir.

2. Bu tepkilerini biraz daha detaylı tanımlamayı dene.

Bu olay olurken bedeninde hangi bölgelerde, nasıl hissettiğini fark et. Karnını mı sıkıyorsun, nefesini mi tutuyorsun, bacağın mı kaşınıyor ya da yüzün mü kasılıyor?

Hangi duyguların açığa çıktığına bak: Kızgınlık, öfke, hüzün…

Peki neler düşünmeye başlıyorsun?

“Bu hep benim başıma geliyor, çok şanssızım, mutluluğu zaten hak etmiyorum, suçluydum ve cezamı buldum.”

3. Dönüşümü takip et.

Olumsuz durumlara verdiğin tepkileri ve bedendeki duyumları, duyguları, düşünceleri farketmeye başladıkça bu tepkiler zamanla dönüşmeye başlayacak. Belki ilk seferlerde bir şey fark etmeyeceksin. Bir sonrakinde “Aaa! Şu durumlarda bedenimde hep şurayı kasıyorum.” demeye başlayacaksın. Bir diğerinde açığa çıkan duygunun farkına varacaksın. Derken, bu olaylar olurken kendine sürekli söyleyip durduğun olumsuz cümleleri fark edeceksin. Ve zamanla bilinçsiz, otomatik tepkiler vermek yerine, o anda ihtiyacın ne ise onu görmeye başlayıp kendi bilinçli seçiminle gerekli yanıtı vermeye başlayacaksın.

4. Sana iyi gelen aktivitelere zaman ayır.

Olumsuz bazı olaylar yaşıyor olsan da iyi hissetmek senin her zaman hakkın. Kendine şefkatli bir alan yaratarak ruhuna, bedenine, zihnine iyi gelen aktivitelere zaman ayırabilirsin. Bu senin için düzenli olarak kitap okumak, resim yapmak, yoga ve meditasyon yapmak, yürüyüşe çıkmak, sevdiklerinle konuşmak ve birlikte kaliteli vakit geçirmek olabilir. Zor zamanlarında sinir sistemini yatıştırmak için bu aktivitelerden destek almayı hatırla.

Olumsuz olay dalgaları üzerinde sörf yapmayı pratik etmek istersen mindfulness temelli yoga derslerim yeni yıla girerken senin için güzel bir başlangıç olabilir. Çalışmamız sırasında beden duyumlarını, duygularını ve zihninde dönüp duran düşüncelerini fark edebilir ve sana iyi gelecek bir aktiviteyle bunları dönüştürmeye başlayabilirsin. Nefes çalışmalarını, yoga hareketlerini ve meditasyonu deneyimleyeceğin yoga derslerimde mindfulness yönlendirmeleri ile kendinle tekrar bağ kurabilir, stres seviyeni azaltarak sakin ve rahatlamış hissedebilirsin.

14 Aralık Salı günü, 21.00-22.00’deki deneme dersime katılarak mindfulness temelli yoga dersimi deneyimleyebilir ve sana iyi geleceğini düşünürsen sonrasında grup derslerinde aramıza katılabilirsin. Deneme dersine bu formu doldurarak kaydolabilirsin. Soru ve yorumlarını Instagram hesabımdan ve sibelokanyoga@gmail.com’dan iletebilirsin.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Günümüz koşullarında dinlenebilmek için 3 öneri

Sibel Okan - moment by Sibel: Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum. Daha önce özel sektörde pazarlama alanında çalıştım. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce yapısı ve süreç yönetimi bilgisinin yanı sıra, Hamburg'da 5 ay boyunca yaşama fırsatı bulduğum Erasmus programı ve yelkencilik deneyimi okulumun bana verdiği en keyifli hediyeler. Üniversite hayatından özel sektördeki iş hayatına geçtiğim ilk yıllarda, mutluluğu arama yolunda tanıştığım enerji dengeleme deneyimi, farkındalığımın artmasına ve içimdeki yaratma gücünü daha derinden tanımama vesile oldu. Çıktığım bu yoldaki tüm deneyimlerimde ortak öğreti "anda yaşamak" oldu. Daha mutlu bir Sibel'e dönüşmek için anda yaşamanın yollarını keşfederken edindiğim bilgileri olabildiğince çok kişiyle paylaşarak herkesin kendi yaşamına uygulayabileceğini göstermek ve ilham olmak isteğiyle farklı bir yolda ilerlemeye karar verdim. Mindfulness temelli yoga ve meditasyon eğitmeni, mindfulness koçu olarak; tüm servislerimi tek bir çatı altında topladığım moment by Sibel markamla anda yaşamak için farklı yollar keşfetmenize alan açıyorum!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale