X

Olumsuz duyguları geçmişte bırakamamızın sebebi: İşlenmemiş anılar

Olumsuz yaşantılar veya acılar hayatın karşı konulamaz gerçekliğidir. Bazı olumsuz anılar şu anda bizi etkilemiyor olabilir ama bazıları üzerinden aylar, yıllar geçmiş olsa bile bizleri rahatsız etmeye devam eder. Böyle bir farklılığın oluşmasının nedeni, beynimizin deneyimlerimizi işleyiş biçimidir. İşlenmemiş anılar, hazmedilememiş veya duyarsız olunamayan anılar için kullanılan nörobiyolojik bir terimdir.

İşlenmemiş anılar; hazmedilememiş veya duyarsız olunamayan anılar için kullanılan nörobiyolojik bir terimdir.

Yaşantılarımız düşünceler, görüntüler, duyumlar ve duygularla kodlanır. Örnek olarak, depremi yaşayan kişi bu yaşantıyı, duvardaki kitaplığın sallandığı an, “öleceğiz” inancı ve yoğun korku hissiyle kodlamıştır. Beynimizdeki anılar bellek ağları yardımıyla birbiriyle bağlantı halindedir ve birbirlerini etkiler. Yaşantılarımızın birbirlerini nasıl etkilediğine bir örnekten devam edeceğim…

Çocukluğunda babasından şiddet gören ve şimdi yetişkin olan bir birey düşünelim. Haksızlığa uğrayarak yıllarca süren bu travmatik deneyimler aslında 20 yıl önce yaşandı ve bitti. Ancak kişi bu deneyimi hatırlayınca halen rahatsızlık duyuyorsa, işlenmemiş anı olarak kaldığını söyleyebiliriz. Bu anı kişinin beyninde gördüğü, işittiği, hissettiği duygular, bedensel hissettiği duyumlar ve düşünceler olarak kodlanıp bellekte muhafaza edilmiştir. Bu kodlanan bilgilerin şimdideki yansımaları ise benzer durumlarda tetiklenmesiyle ortaya çıkar. Yani, işlenmemiş anı demek sadece hatırladığında rahatsızlık duymak değil, benzer yeni durumlarda bu anının tetiklenmesi demektir.

İşlenmemiş anı demek sadece hatırladığında rahatsızlık duymak değil benzer yeni durumlarda bu anının tetiklenmesi demektir.

Daha ayrıntısıyla bahsedecek olursam; bu kişinin yıllar önce babasından şiddet gördüğü yaşantıyı güçsüzlük ve çaresizlik hissederek, göğüs bölgesinde daralmalarla kodladığını düşünelim. Bu anıyı şimdi anlatmasını istediğimizde, “babamın şiddet uygularken yüz ifadesini çok net hatırlıyorum ve güçsüz hissediyorum, babama çok kızıyorum, bedenimi rahat hissetmiyorum şu an ve konuşmak istemiyorum” diye cevap verir. Bu ifadelerden zamanın bu anıyı duyarsızlaştıramadığını görürüz yani işlenmemiştir. Danışanın şu an yaşadıklarında ya da gelecekte yapmak istediği hedeflerinde bu eski anıyla tetiklenmeye devam ettiğini görürüz.

Örneğin, aynı danışan müdürü ona eleştirel yaklaştığında ve insanların yanında küçük düşürecek konuşmalar yaptığında, aynı eski anısında olduğu gibi göğsünde daralma, yoğun biçimde kızgınlık, güçsüzlük hissettiğini ve müdüründen nefret ettiğini, haksızlığa gelemediğini belirtir. Yani babasından gördüğü travmatik şiddet deneyimi ve şu an müdürüyle yaşadığı çatışmalar bellek ağları aracılığıyla etkileşim halindedir.

Dolayısıyla, “geçmiş geçmişte kalabildi” diyebilmek için geçmiş anıların rahatsız etmiyor olması ve bellek ağlarında hiçbir durumda tetiklenmiyor olması gerekir. Tam da bu noktada anılara duyarsızlaşmamızı sağlayan EMDR terapisi karşımıza çıkmaktadır. Bu yazımda anılarımızın öneminden bahsettim, bir sonraki yazımda ise EMDR terapisinin bu tip olumsuz deneyimlerde nasıl çözüm olduğunu sizlere anlatacağım. 

Jean Paul Sartre‘ nin söylediği gibi “Özgürlük başımıza gelenlerle ne yaptığımızdır”.

 

İlginizi çekebilir: Depresyondayken kendimize duyduğumuz öfkenin altında yatan iki mekanizma

 
Uzman Klinik Psikolog Merve Ekşi: Sosyal Sorumluluk Projeleri, Vakıf, hastane ve poliklinik gibi farklı deneyimlerinden sonra 6 yıl önce kendi merkezini kurdu. EMDR, Bilişsel Davranışçı Terapi ve Şema Terapi odaklı olup ergen ve yetişkinlerle çalışmaktadır. Psikoloji bilimi en güçlü merakı, mesleği en derin sevgisi.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale