X

Olmuyorsa zorlamayın: Kendinize yaptığınız antrenörlüğe mola verme

Çoğu zaman moralim bozuk olduğunda aktif olmayı tercih ediyorum. Aktif olmaktan kastım birileriyle buluşmak, belki bir yoga dersine gitmek veya yürüyüşe çıkmak. Genellikle bu, kafamı dağıtmak için yaptığım bir şey ve yorulabilirsem daha az düşünüyorum. Ama bazen de yerimde kalıp düşünmem, üzülmem, yazmam lazım. Durduğum yerde hislerimle başbaşa kalmak durmamaktan daha zor olduğu için onu tercih ediyorum; ama bazen de hislerimin dibine vurup neden bu kadar kötüyüm diye anlamaya çalışmak önemli.

Mutsuzken kendinizi iyi hissetmek için zorlamaktansa, mutluluğa ve iyi hissetmeye küçük bir mola verip sona yeniden başlayabilirsiniz.

Bugün ilk defa yalnız kaldım, İstanbul’da görüştüğüm herkes işe gitti veya işleri vardı. Uyandım ve kendime istemeye istemeye meşgale bulmaya çalıştım. ‘Güzel bir günü boşa harcama’, ‘Anı yaşa’ ve bunun gibi son birkaç haftadır kendime hatırlattığım diğer sözleri yine kendime hatırlattım. Sonra kahvaltımı yapıp oturuyordum ki, kendimi hiç de iyi hissetmediğime ve koltuktan kalkmak istemediğime karar verdim.

Ağlamanın rahatlatıcı etkisi

Önce moral bozukluğuma sebep olan, haber beklediğim iki farklı unsura döndüm. İkisinden de haber yoktu. Sonra benimle aynı durumda bekleme sürecinden geçen insanların bekleme zamanlarıyla ilgili bir şeyler okudum ve bu okuduklarımda hep negatif şeyler vardı. Tek ‘Keşke yapmasaydım’ dediğim şey bu oldu. Kimsenin deneyimi birebir değil ve kendimi ümitsizliğe ikna etmek iyi bir fikir değil. Gözlerimde yaşlarla biraz uyumaya karar verdim. 3 saat sonra uyandığımda tam anlamıyla ağlamaya başladım. Sinir bozulması mı, kendini iyi hissetmeme mi, hayatla ilgili vardığım pesimist düşünceler miydi ağlamamın sebebi bilmiyorum ama uzun uzun ağladım.

Şimdi nasıl hissediyorum ve ağlamam gerekli miydi peki? Şu anda da açıkçası süper hissetmiyorum. Yorgun, fiziksel olarak rahatsızım; ama belki ruhen kendimi bırakmamın gerektiği hafif bir rahatlık var. Son birkaç haftamı kendimi iyi düşünmeye, olgun davranmaya ve insanları kişisel problemimle sık boğaz etmemeye çalışarak geçiriyorum. Sarı bir koşu şortu ve delik bir tişört giyip, bütün günümü hiç bir şey yapmadan uyuyup ağlayarak geçirmem an meselesiydi aslında. Yarın bir şey yaparım. Ve kendimi de zorlamış olmam.

Hayata mola verin

Arada kendinizi iyi hissettirmemeye çalışmak da kötü bir şey değil. Bunu bir alışkanlık, yaşam biçimi haline getirmek kesinlikle uzak durmamız gereken bir şey, ama bir gün çok yorgunken, kendinize antrenörlük yapmaya bir günlük izin verebilirsiniz.

Bu haftalık yazım kısa. İçimden çok gelmiyor açıkçası. Dediğim gibi olgun olasım yok, bu yüzden de kendime kızmayacağım.

Zeynep Lokmanoğlu: Zeynep 26 sene önce Mersin'de doğdu ve simdi Brooklyn'de yasiyor. Boş zamanlarını düşünerek geçirmeyi çok seviyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale